- Kategori
- Dünya
Petrol Okyanusu Venezuella Yeni Suriye mi Olacak?

Venezüella, 916 bin kilometrekarelik yüzölçümüyle Türkiye’den biraz büyük bir ülke. Lâkin nüfusu az; 32 milyon.
Güney Amerika’nın, kuzeyinde bulunan bu ülke, haddizatında, bir petrol devi! Bilinen petrol rezervleri sıralamasında 300 milyar varille birinci sırada (en zengin diye bilinen Suudi Arabistan’ın rezervi 267 milyar varil)…
Gelgelelim, bu petrol zengini ülke, yıllardır, büyük bir sefalet çukurunda…
Peki, petrolü ondan daha az olan devlet ve toplumlar refah içinde yüzerken, bu petrol birincisi devlet, üstelik kalabalık bir nüfusa da sahip olmadığı halde, neden sefalet içinde?
Bunun sebebi, iki kelimeyle özetlenebilir: Kötü yönetim!
Petrol İhracatçısı Ülkeler Organizasyonu (OPEC) 1960 yılında, İran, Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Venezüella tarafından kurulduğunda, Venezüella, günlük 2.8 milyon varil petrol üretimi ile lider konumdaydı.
Şu anda, Kuveyt günde 2.7 milyon, İran 3.8 milyon, Irak 4.5 milyon, Suudi Arabistan ise 10 milyon varil petrol üretirken, Venezüella’nın üretimi 2 milyon varile kadar düştü. (BBC Türkçe, 2 Ağustos 2017)
Bu çöküşte 1960’tan bugüne kadar gelen bütün iktidarların sorumluluğu var. Amerika’ya kafa tuttuğu için, hepimizin pek beğendiği, efsanevî lider Chavez’in de… Chavez’den sonra gelen halefi Maduro ise, olaya, tam anlamıyla tüy dikti.
Bu hükümetler petrolü devletleştirdiler, Başta Amerikan şirketleri olmak üzere, Batılı şirketleri ülkeden çıkardılar… Amerikan ve Batı bağımlılığından kurtuldular…
Güzel! Fakat bu sefer Rusya ve Çin yardımına muhtaç oldular ve onlara borçlandılar.
Şimdi, Venezüella’da kıtlık, açlık ve yoksulluk kol geziyor. İlaç bulunamıyor. Bunda tabii başta ABD, Batı’nın da rolü olabilir.
Nisan 2017’den beri ülkede gittikçe büyüyen gösteriler oluyor… Şimdiye kadar 120 kişi öldü. Binlerce gözaltı ve tutuklama var. Yüzden fazla siyasetçi tutuklandı.
Gösteriler devam ettikçe, Maduro yönetimi sertleşiyor… Parlamentoyu etkisizleştirmeye, Anayasa ve yasa değişiklikleriyle muhalefeti sindirmeye çalışıyor.
Venezüella hadisesi dünden itibaren yeni bir safhaya girmiş gibi gözüküyor: Önce, kendisine “41’nci Tugay” diyen bir grup asker ayaklanıyor. Bu bastırılıyor. Aynı günün gecesi, başka bir birliğe saldıran 20 kişilik gruptan iki kişi ölü ele geçirilirken, 8’i yakalanıyor. Birliğin silah deposuna girmeyi başaran 10 kişi ise silahları alıp kaçıyor.
Hatırlanacağı gibi, Suriye’de de olaylar, böyle böyle tırmanmıştı.
Suriye’de olduğu gibi, ABD ve Batı muhalefetin, Çin ve Rusya ise iktidarın safında…
Venezüella bir “Ortadoğu ülkesi” olmadığından, hadiselerin Suriye’deki kadar karmaşıklaşması ve derinleşmesini beklemiyorum. Ancak 4 ayda 120 kişinin ölmesi, ekonomide ve siyasette bir iyileşme olmaması endişe verici.
Zengin petrol kaynakları, bu ülkeyi, devlerin yeni bir paylaşım alanı haline getirebilir.