Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mayıs '16

     
    Kategori
    Kültür - Sanat
     

    Picasso'nun Randevu Evi

    Picasso'nun Randevu Evi
     

    Les Demoiselles d'Avignon (Avignon'lu Genç Kızlar)


    19. yüzyılın 1900’de değil, Birinci Dünya Savaşı’nın başlangıcı olan 1914’te sona erdiği söylenir. 1914’e kadar olan dönem sertlik ve bir kuşağın tamamını yok eden  fırtına öncesi sessizlikti. O sessiz yıllarda Avrupa’daki eski yönetici sınıfını yok eden, yerleşik düşünce şekillerini sonsuza dek ortadan kaldıran yepyeni bir çağın başlangıcı olacağı söylentileri hissedilebilmekteydi. Bu sadece siyasi ve toplumsal bir değişim değildi elbet…
     
    O dönemde Avrupa’da henüz biçimlenmekte olan modern sanatın, ışığın geçici etkilerini resmetmek olan izlenimcilerden hoşnut olmayan bir genç ressamlar kuşağı yetişiyordu. 1900’de Paris, dünyanın sanat başkenti namını kazanmış dünyanın her köşesinden sanatçılar, Claude Monet gibi dönemin empresyonistlerinin tarzını takip etmek için Paris’e akın etmişlerdi. Bu sanatçılar kural tanımayan Montmartre Meydanı’nda buluşurlardı ve burada ucuz yemek , eğlence sunan bir çok kafede bu sanatçıları görmek mümkündü. Picasso’da bu sanatçılardan biriydi. Empresyonizmin öncüsü olan Monet’in uluslararası itibarı bir yana dursun, Noktacılar gibi ayrı topluluklar çoktan bu akıma meydan okumaya başlamışlardı. (Noktacılık; 20. yy başlarında Fransız yeni izlenimci ressamlar tarafından yaygın kullanılan resim tekniğidir.) Picasso ilk başta bu yeni etkilerin üzerine gitse de kısa sürede kendi özgün resim tekniğini yaratacaktı. 1906’da Picasso, önemli diye tabir edilen çevreler tarafından fark edilmeye başlandı. Paris sanat eleştirmenleri heyecan veren eserleri Matisse’ye rakip olan 25 yaşındaki bu genç sanatçıya artık dikkat ediyorlardı.
     
    1906’nın yaz aylarında Picasso Pirene’deki Gosol adlı küçük ve bir o kadar uzak bir köye taşınmak üzere Paris’ten ayrıldı. Gosol’da yaptığı resimler artık Picasso’nun ‘Gül Dönemi (Gül dönemi; 1904-1906 tarihleri arasında yaptığı resimlerde Mavi Dönemin serin, karanlık tonlarının aksine neşeli, portakal ve pembe renkleri kullandığı dönemdir) ‘nin çekici eserlerine devam etmediğini, bunun yerine yeni bir tarz denediğini göstermekteydi. O yazın sonlarına doğru köydeki tifo salgını yüzünden Gosol’dan ayrılmak zorunda kaldı. Picasso bu uzaklardaki dağlık köyde yarattığı resimleri, taslakları ve yepyeni fikirleri alıp Paris’e geri döndü.  1907’de Picasso, 500 yıldır Batı sanatına hakim olan sanat anlayışını yıkacak ilk adı ‘Le Bordel’ olan eseri üzerinde çalışıyordu. Picasso’nun bu resmi Rönesans geleneğini kıran ve 20. yy sanatına zemin hazırlayan Kübizm akımına bir giriş maiyetindeydi. Evet! Kübizm görsel sanat anlayışında yeni  ve daha önce hiç kullanılmamış bir dil olacaktı. Picasso, iki metre karelik boyutuyla o zamana kadarki en büyük resim olacak olan tablo için sayısız taslak çıkardı. İlk başlarda resimde randevu evinde bulunan çıplak bir kadının yanında bir denizci ve bir de öğrenci vardı. Üzerinde çalışmaya devam ettikçe resim giderek değişmeye başladı. Denizci ve öğrencinin yerini daha fazla kadın aldı. Yaklaşık 9 ay süren resimde kadının vücudu geometrik formlarda kullanılmış, dönemin idealist kadın güzelliği anlayışından tamamı ile uzaklaşılmıştı. Köşelilik ve uyumsuz figürlerin birbirleriyle kavuşması pekte hoş görünmüyordu ama resmin tüm formu ve geleneksel resim anlayışına sille vuran radikal farklılığı çok nettir; izleyicinin artık resmi gerçek dünya ile bağdaştırıp izlemesi gerekmiyordu. Gözü yanıltmak için artık bir çaba yoktu, resme derinlik katan bir perspektif yoktu ve Picasso artık yeni bir resim tarzı yaratmıştı. İlk başlarda Le Bordel (Randevu evi) olan resmin adı genel toplum üzerindeki çirkin etkiyi azaltmak adına sanat eleştirmeni Andre Salmon tarafından Les Demoiselles d’Avignon (Avignon’lu Genç Kızlar) olarak değiştirilmiştir. Fakat Picasso bu isimden hiçbir zaman hoşnut kalmamıştır. Çünkü o, bu resimde bir randevu evi ve içindeki fahişeleri resmetmiştir. Ne yazık ki resim Picasso’nun hoşnut olduğu ‘Le Bordel’ adıyla değil ‘Les Demoiselles d’Avigno’ toplum ahlakına uygun görünen adıyla şöhret kazanmıştır.
     
    Onu memnun eden ismiyle Picasso’nun Randevu Evi ve Kübizm; Einstein’ın görelilik kuramı, Wright kardeşlerin ilk gazlı uçuşu, Birleşik Devletlerde açılan ilk sinema salonu, Henry Ford’un üretim bandı yöntemi gibi 1900’lerin önemli icatları kadar etkili olmuştur. O, bu ismi seviyordu.
     
    Bu arada söylemeden geçemeyeceğim ''Picasso'yu çok iyi anlıyorum''...Yazmaya başladığımda herkes tarafından kabul edilemeyecek bir başlığı vardı yazının. Fakat site onayına takılır diye daha kabul edilebilir bir başlığa çevirdim. Koskoca Picasso kabullenmiş, 'Sen kimsin?' dedim içimden... Sevgiler...
     
    Toplam blog
    : 1
    : 456
    Kayıt tarihi
    : 24.05.16
     
     

    Biraz müzik ve fazlasıyla resim... Eğitim sistemiyle yıldızımızın bir türlü barışmaması nedeniyle..