- Kategori
- İzmir
Piriştina'ya ithafen...

Dile kolay… Sekiz yıl geçti… Geçti de zor geçti; özlemlerle hasretlerle… Daha da büyüyecek bu özlem, biliyorum… Çünkü ona olan özlem İzmir’e özlem demektir; İzmir’i özlemektir kimileri için… Kimilerine göre sanata özlemdir, fikirlerine, hayata bakış açısına özlem…
Kenti özlemektir, kentin buram buram geçmişini özlemektir… Sevgiyi özlemektir, karşılıksızca… Birlikteliği özlemektir; arkadaşlığı, dostluğu, tek çatı altında… Herkese eşit yakınlığını, “Sevgili hemşehrilerim” deyişini özlemektir… Adamlığını özlemektir, adamca bakışını…
Her sabah yeni bir güne mutlulukla uyandığını hissettiğin günleri özlemektir… Çünkü, her yeni İzmir sabahı onunla ayrı anlam kazanırdı. Kenti kokladığında onun varlığını hissederdin.
Deniz bile farklı parlardı sabahları… Bahar gelince çiçekler ayrı kokardı… İzmir’e bir kıymet katardı…
Bir gece uyanıp sahilde tavla oynar, imbatın serinliğini ciğerlerinde hisseder; kenti anlar, kenti yaşardı…
İzmir; Cumhuriyet kokan kent…
İzmirliler neden vazgeçemez bu kentten… Cumhuriyet ruhu vardır çünkü İzmir’de… Cumhuriyet yıllarının getirdiği bellek hep yaşar İzmir’de… Küllerinden doğan şehirdir… Cumhuriyet kokusunu duyardık, küllerinden yeniden doğuşunu bilir, öğrenirdik…
Kenti yaşardı, yaşatırdı… Kentlilik nedir, hemşehrilik nedir bilirdik…
Halil Rıfat Paşa, Asansör, Eşrefpaşa, Kadifekale, Agora, Basmane, Çankaya, Güzelyalı, Alaybey, Bostanlı, Karşıyaka, Alsancak… hep onu anlatır, adına bir türkü söyler. Kemeraltı, Konak Meydanı, Kordon… ve tabii ki Dominik Caddesi, Lozan, Cafe Plaza… Semt semt, mahalle mahalle İzmir’dir Ahmet Piriştina…
Bir martının kanat çırpışı ve onun içten gülüşü… Bir ömre bedeldir, dudaklarından dökülen İzmir türküsü…
Ortak akıl demektir, uzlaşmak demektir, olaylara akılcı yaklaşmak, refahı paylaşmak demektir Piriştina… “Öncülerin şehri”nde öncüdür…
Şair “Ah güzel Ahmet Abim benim” diyor ve devam ediyor ya, “insan yaşadığı yere benzer, o yerin suyuna, o yerin toprağına benzer, suyunda yüzen balığa, toprağını iten çiçeğe, dağlarının tepelerinin dumanlı eğimine…” İşte öyle benzerdi İzmir’e Piriştina…
Zamansız ve erken gidişinin üstünden geçen yıllarda aksine seni daha da çok özlüyoruz. Özledikçe daha çok yaklaşıyoruz sana Ahmet Abim… Seni daha iyi anlayarak, senden daha çok ilham alarak…
Işıklar içinde yat, ey güzel İzmirli…
Çağrı Gruşçu
Milliyet, İzmir Yazarı