- Kategori
- Siyaset
Pırlanta çocuklar!...

HER PARMAKTA GÜZELDİR!
Şu Kemal Kılıçdaroğlu bir alem adam!
“Neye” el atsa, “kime” dokunsa “ses” getiriyor.
Hem eğlendiriyor, hem bilgilendiriyor.
Bir romancı gibi davranıyor; ortaya dökeceğini öylesine kurguluyor ki...
İnsan, ister istemez, “Yarın ne olacak?” diye merakla bekliyor.
*****
Son günlerde bir “tosun muhabbeti” başlattı.
Bu, o bildiğiniz, “Bunu yazan tosun" diye başlayan “muhabbet” değil!
Bu, bir başka “tosun” hikâyesi: Ekrem Tosun.
Kılıçdaroğlu, bir süredir, kendisine “biri”, “o zat” diye yüklenen Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, bir öğretmen edasıyla soruyor:
“Ekrem Tosun kimdir?”
Ertesi gün, hızını alamıyor, kendince ipuçları veriyor:
“Bu kişi Erdoğan ailesinden birilerinin temsilcisi midir, değil midir?”
Sonra kamuoyuna dönüyor, “Sayın Başbakan, Ekrem Tosun’u tanıyıp tanımadığını söylesin!” diyor.
Sayın Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nu ne ölçüde “ciddi”ye almadığını “iğneleyici sözleri”yle gösterse de, sonunda konuştu, özetle şöyle dedi:
“Ben bilmiyorum, sen söyle de tanıyayım.”
*****
Kılıçdaroğlu, yanıtını bildiği soruları, “muhatap” saydığına yönelterek onu kamuoyunun karşısında “yıpratma”, “güç durdumda bırakma” taktiği uyguluyor.
Bunda başarılı olup olmadığını kamuoyuna bırakalım; biz “tosun muhabbeti” ile ortaya çıkana bakalım:
Dün akşam, serbest mali müşavir Ekrem Tosun’dan bir açıklama geldi:
“Son günlerde sayın Kılıçdaroğlu şahsımın ismini zikrederek kamuoyunda esrarengiz bir hava yaratmaya çalışmaktadır.(...) Ne Sayın Başbakan, ne Kılıçdaroğlu ne de herhangi bir siyasi ile tanışıklığım olmuştur. (...) Sayın Kılıçdaroğlu’nun elindeki belge ve bilginin özetinin şu olduğunu tahmin etmekteyim: Mali müşavirliğini yürüttüğüm şirketlerden birisi, Bilal Erdoğan, Sema Erdoğan (Başbakan’ın diğer oğlu Burak Erdoğan’ın eşi), Atasay Kamer, Simay Kamer ve Çiğdem Kamer’in ortak olduğu Atagold’dur. Şirket yıllık genel kurul toplantılarında temsille sınırlı olmak kaydıyla, kendilerinin yurtdışında yaşıyor olmalarından dolayı sayın Bilal Erdoğan ve Sema Erdoğan adına oy kullanmaktayım.”
Kılıçdaroğlu’nun sözünü ettiği Ekrem Tosun bu mu?
Bilmiyoruz.
Söz sırası Kılıçdaroğlu’nda...
*****
“Tosun muhabbeti”, bizi, 5 yıl öncesine, 1 Ağustos 2004’te AKP’nin KDV yasasında yaptığı değişikliğe götürüyor. Bu değişiklikle, “elmas, pırlanta, yakut, zümrüt, topaz, safir, zebercet, inci gibi değerli taşların KDV’si yüzde 18’den sıfıra” indiriliyor.
“Bunda ne var?” dileyebilirsiniz.
Bunun yanıtını, kuşkusuz, en iyi Kılıçdaroğlu verecektir.
O zaman, bu “tosun muhabbeti”nin altındaki gerçek ortaya çıkacak, “Pırlanta Çocuklar”ın hikâyesini öğrenmiş olacağız.