- Kategori
- Ekonomi - Finans
Piyasanın sopası!
Türkiye’nin dengeli ve iyiye gidiyor denen ekonomik hayatı birden alt üst oldu. Dolar ve altın aldı başını koşmaya başladı.. Biz dışardan bakan saf ve temiz kalpli insanlarımız şaşkınlık içinde işin eğrisi doğrusu nedir diye bakışırken, dışardan gelen sözler Türkiye’nin ekonomik durumunun hiç te iyi olmadığını söylüyor..
Piyasalar hükümete önemli bir ders verdiler.. Hükümete nasıl konuşulmaması gerektiğini, Merkez bankası Başkanlığına laubali şekilde her istediğini, gecikmeli şekilde atatamayacağını ve kemerleri sıkmazsan sonun kötü mesajını verdi…
Hayal aleminde dolaşan, bizleri de masalları ile uyutan iktidarı sarstı..
Eskiden başka kontrol güçleri vardı!..
İktidarlar ekonomiyi veya siyaseti yüzlerine gözlerine bulaştırdıkları, ülkede dengeyi bozdukları zaman dış baskılar başlar, muhalefet ayaklanır, Askeri müdahaleye kadar giden mekanizmalar devreye girerdi!..
Bugün kü yaşadığımız hayat içinde bambaşka bir güç var…
PİYASA…..
Piyasalar, bir şeyler kötü gitti mi hemen tepki gösteriyor… Borsa düşüyor, döviz fiyatı artıyor, faizler yükseliyor, benim gariban halkım ne olduğunu anlamadan, ülkenin ateşi çıkıyor.. Piyasalar sadece, ekonomi kötü gidince hareketlenmiyor, siyasi gerginlik yaygınlaşırsa, Cumhurbaşkanı Anayasa kitabını Başbakanın yüzüne atarsa, Başbakan veya muhalefet aykırı tutumlar takınırsa, askerden ses çıkarsa (Arada bir ses çıkması benim hoşuma gidiyor), Avrupa Birliği veya Amerika ile ilişkiler kötüleşirse, IMF ile işler bozulur onların heyetleri sık sık Türkiye’ye gelmeye başlarsa piyasalar derhal suratını asmaya, kötü sinyaller vermeye başlıyor..
Ben bunlara ekonominin Jandarmaları diyorum… Piyasanın ateşinin yükselmesi, ekonominin bozulması, insanların ceplerine giren paranın azalmasına veya işsiz kalmalarına kadar gidecek bir kötü süreci başlattığından dolayı, çok daha ciddi sonuçları oluyor…
Bu durum Askeri darbeden daha toplumun derinliklerine işliyor, toplumu perişan ediyor, ümitsizliğe, bir çıkış yolu olmadığını gösteriyor…
Ben diyorum ki PİYASA’lar son olarak hükümeti cezalandırdı.. Çok konuşma, gereksiz işlerle uğraşma, akıllı ol dediler..
Gereksiz konuşmalar, alınan kararların geciktirilmesi, Avrupa Birliği reformlarının ikinci plana atılması, kemerlerin sıkılmaması, ortaya çıkan hortum hikayeleri, ihalelerin kendi adamlarına kaydırılması, artık bıktıran türban hikayesi, Unakıtan yumurtaların sonucu ortaya çıkan nokta işte bu..
PİYASA’nın elinde sopa yok..
Ancak sopalılardan çok daha etkili olduğunu hepimiz görüyoruz..
Görmeyenler varsa duyurulur……