- Kategori
- Futbol
Play-off'un kazandırdıkları! Ve Fenerbahçe'nin final kabusu

Play-off da bitti. Kazasız belasız diyemeyeceğim, ama bitti. Futbolseverler için lanetli sezonun -tabi yine şike operasyonu olmazsa- sonu nihayet geldi. Şimdi kazananı ve kaybedeniyle şu sezona bir bakış atalım!
- Diğer kulüpler başka mevzularla uğraşırken akıllı transferler ve Fatih Terim farkıyla Galatasaray Şampiyonluğu son maça bıraksa da bana göre zorlanmadan aldı.
- Sırf yayıncı kuruluş kaybettiğini geri kazansın diye yapılan Play- off hamlesi gereğini yerine getirdi.
- Play- off sonunda yayıncı kuruluş haricinde kazanan olmadı. Fenerbahçe ve Trabzonspor muhtemel cezaları alıp yeni sezona da dezavantajla başlayacak. Beşiktaş ise sessiz sedasız kayıpsız işi bitirdi.
- Play-off 'lar bittikten sonra geriye kalan Galatasaray'dan daha çok nefret eden Fenerbahçeliler, Fenerbahçeden daha çok sinir olan Galatasaraylılar, Fenerbahçeyi adeta kan davalısı gören Trabzonsporlular oldu.
Kimse "nefret" sözcüğü fazla oldu demesin. Trabzon'da ve Kadıköy'de olanların başka bir ifadesi yok. Ya da "Fenerbahçeliler bizim sahamızda soyunma odası hariç sevinmesin ama biz Onların sahasında kupayı alalım" demenin hak olduğunu ifade etmenin ...... Geçmişte Şampiyon olarak Ali Sami Yen'e çıkan Fenerbahçeli Futbolcuların başına "Şampiyon olarak buraya nasıl gelirsiniz" diye memleketin bütün su şişelerini, atan bir takımın "ama biz şampiyon olursak kupayı alırız" hakkını kendinde bulmanın centilmenlik ve büyüklükle ifade edilmesinin.....
Ben yine son maçta şampiyonluğu kaybetmiş bir takımın psikolojisi bozulmuş! bir taraftarı olsam da itiraf edeyim ki; bu duyguyu bütün büyük takımlar yaşamak ister. Fenerbahçeli olarak TT Arena'da ya da Trabzon'da, Beşiktaş'ın sahasında kupa kaldırmak isterim. Ama benim sahamda normal bir galibiyette bile "gidin soyunma odasında sevinin" diye kükrediğim takımın sahasına gidip "ben kupayı sahada alacağım" diye diretmenin ifadesine varın siz karşılık bulun. ( 13 yıldır galip gelemedikleri Stadın büyüsünü bozmak için kupa kaldırmak Fatih Terim'e çare gibi gözükmüş olabilir....)
Fenerbahçe final kazanamama stresini yine atamadı. Bundaki baş sorumlu olan Aykut Kocaman için daha önce yazdığım gibi tecrübe eksikliği kaynaklı zaafiyet sürüyor. Bu süreçte psikolojik anlamda işi harika idare eden Aykut Hocanın maça müdahale edebilme tecrübesini ve cesaretini artırması lazım. Bu sezondan sonra hele hele ızdırapla geçen böyle bir sürecin ardından dinlenme şansını bulabilecek Aykut Hocanın Tecrübesizlik ve cesaretsizlik sınırını atlayabileceğini düşünüyorum.
Cesaretsizlik deyimi yanlış anlaşılmasın. Son maça başlarken sadece galibiyetin yaradığı bir ortamda "önce oyunu dengeye alayım" diye sağlam takımla çıkmak yerine baştan çift forvetle oynamak, ya da sarı kartla oynamayı beceremeyeceği aşikar olan Dia'yı ikinci yarı oyundan almak, hiç değilse ikinci yarının başında galibiyet için değişikliğe gidebilmekten bahsediyorum. Aykut Hocanın, bu yıl yaşananlardan; takıma son iki yılda bir şampiyonluk bir ikincilik yaşatmasından ve duruşundan kaynaklı benim gözümde avansı var, ama umarım yaşadıklarından ders çıkarabilir. Aksi taktirde tüm Fenerbahçelilerin verdiği bu avans çabuk tükenir.