- Kategori
- Siyaset
Polis arkadaşlar.. Ayıp oluyor..
Polis arkadaşlar ayıp oluyor !..
CHP ve MHP “çatı aday” olarak ortaklaşa gösterdikleri
Cumhurbaşkanı adayına sahip çıkıyorlar mı?
Öyle bir emare görülmüyor ne yazık ki…
Saldım çayıra, Mevlam kayıra!
Ekmeleddin İhsanoğlu’na “Suyuna tirit” denilen cinsten bir destek!
O kadar!.. Yetersiz ve son derece etkisiz!
Oysa Tayyip Erdoğan, devletin tüm imkânlarını sonuna kadar kullanıyor.
Uçaklar, helikopterler, makam araçları, valiler, kaymakamlar… Hepsi onun emrinde…
Televizyonlarda bangır bangır bağırıyor, yandaş gazetelere tam sayfa ilanlar veriyor!
Seçim kampanyasının âdil ve eşit koşullarda olmasını sağlamakla görevli Yüksek Seçim Kurulu ise bu adaletsizlik karşısında şaşılacak derecede sessiz!
Seçime sadece günler kaldı.
Dilerim iki parti de, son bu haftada canlanır, yurt çapında örgütlerini harekete geçirir, propagandayı artırır! Yoksa bu iş böyle yürümez!
Gelelim ülke için tehlikeli bir konuya..
Bugünden itibaren rahatça söylenebilir ki Türkiye’de polis teşkilatı keskin hatlarla ikiye bölünmüştür ve 12 yıllık süreçte hukuk sisteminin yerlerde süründüğü kanıtlanmıştır!..
1980 öncesinde de böyle olmuştu!..1960 da da..
Polis teşkilatı Pol-Der ve Pol-Bir diye ikiye bölünmüş, polis polise silah çeker hale gelmişti!..
Siyasetçinin basiretsizliği, Türkiye’yi 34 yıl sonra eski haline döndürdü!..
Türkiye’de yaşanan derin kutuplaşma ve aynı ideolojideki iki yapının kavgaya tutuşması polisi, polise hasım haline getirdi!..
1980 öncesinde ideolojik farklılık ve fraksiyonlar vardı…
Şimdi ise aynı ideolojide hesaplaşma yaşanıyor!..
Eski ortaklar kapışıyor ve polisi iş yapamaz hale getiriyor!..
Bugün kelepçelenen polis müdürleri görevdeyken iktidar tarafından baş tacı edilmişlerdi…
Yaptıkları operasyonlar işlerine geliyordu… Destekliyor hatta emir veriyorlardı.
Asker etkisizleştiriliyor, aydınlara ve medyaya gözdağı veriliyordu!..
17 Aralık operasyonları her şeyi tersine döndürdü…
Tarihin en büyük yolsuzluk ve rüşvet operasyonuyla iktidarın Balyoz ve Ergenekon davaları çöktü, iktidar kendi paçasını kurtarma derdine düştü!.
“İnlerine gireceğiz, inlerine!” haykırışları aslında korku ve intikam çığlıklarıydı…
Peki, emniyet müdürleri, emniyet amirlerinin kelepçelenmeleriyle iş bitiyor mu?..
( Polislerin eski amırlerine ve polis arkadaşlarına arkadan kelepçe takmalarını ve sert, hoyrat avranmalarını ayıplıyorum. Meslek etiği vardır.Yakışmadı.)
Men dakka dukka diye bilinen bir arap sözcüğü vardır.
Sen bana “dak” edersen, ben de sana “duk” ederim!..
Ne ekersen onu biçersin demenin başka deyimi...
Örneğin, eski İstihbarat Müdürü Ali Fuat Yılmazer,
Balyoz ve Ergenekon soruşturmalarında bazı kişilerin tutuklanmasını bizzat Tayyip‘ Erdoğan ‘ın istediğini, İlker Başbuğ için “Tutuklansın” talimatı verdiğini, dosyalar hakkında kendisine muntazaman bilgi sunduğunu, iddia ediyor!..
Eğer adil bir yargılama olursa bütün bu iddialar ortaya dökülecek ve Tayyip’ Erdoğan’ın başı ciddi bir şekilde ağrıyacak!..
Biribirine düşman böyle bir polis teşkilatı olur mu?.. Ama böyledir!..
Hukuk iğdiş edilip devlet idaresi çocuk oyuncağına çevrilirse gün gelir sana da “duk” ederler ortada kalırsın!.. Bilinsin..
ozcanvural33@hotmail.com