Politika meslek değil görevdir / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ağustos '10

 
Kategori
Siyaset
 

Politika meslek değil görevdir

Politika meslek değil görevdir
 

Ekonomi biliminde, İşba Kanunu diye bir genelleme vardır; bu kanun, insanoğlunun iki istisna dışında, her alanda doyuma ulaşabileceğini söyler. Bunlardan biri para, diğeri "erk, " yani güçtür. Bu doymazlığın insanın doğasından mı, yoksa biriktire geldiği açgözlülüğünden mi kaynaklandığını bir yana bırakalım.

Erk hastalığı ne menem bir hastalıksa, bir başlayınca ölünceye kadar insanın yakasını bırakmıyor. Siyasi tarihimize bir bakın, dünyanın herhangi bir ülkesinde böylesi bol örnek göremezsiniz. Çoğu ülkede başkanlık süresi iki dönemdir. Sekiz, on yıl diyelim. Siyasi parti liderliğinin sürdürülme ölçüsü de partinin başarısı, başarısızlığıyla ilgilidir. Başarısız olan gider, yerine başaracak olan gelir. Doğal olan, doğrusu da budur.

Fatih Altaylı Tv. Programında Baykal'a, CHP'ye üye olmak isteyen gençler olduğunu ama başvurularının alınmadığını, bu gençlerin listesinin kendinde olduğunu söylüyor. Baykal da listeyi kendisine vermesini istiyor. Sırf bu olay bile, Baykal'ın 18 yıl idare ettiği partinin oylarının neden % 20 lerde kaldığını anlamamıza yeter, artar bile. Kamu oyunun balık hafızalı olduğunu zanneden Baykal; % 4 ten aldık, buralara getirdik, diyor. Partiyi, % 4 ten mi, 24 ten mi aldığını unutuyor. Talihsiz bir olay, kendisi gibi politikayı meslek zanneden kurmay heyetini devre dışı bırakıyor. "Benim küçük dükkanım" halka arzediliyor. Hisseleri kapış kapış gidiyor. Ama... Gel, gör ki; aşkları bitirince ilk işimiz, anılarımızı kirletmektir bizim...

Sayın Baykal partiden bağımsız anayasaya hayır turlarına çıkacakmış... Çıkma diyecek halimiz yok. Her vatandaş gibi, onun da düşündüklerini anlatmaya hakkı var; yeter ki, kafasının arkasında " yeniden olabilir mi?" düşüncesi ve bu turların bir başka nedeni o düşüncenin ölçümlenmesi olmasın.

Kılıçtaroğlu'nun ayağına dolaşmayın. Başaramazsa gideceğini baştan peşin peşin söyledi. Biraz bekleyin bakalım. Sonuç almasını bekleyin. Başaramazsa gidecek (başaramayacağını sanmıyorum ya) dükkanı eski haline getirip size verirler. Bu arada, Nazım Hikmet'i de unutmayın, halkı nasıl tanımladığını unutmayın, "O topraktan öğrenip/ Kitapsız bilendir."

 
Toplam blog
: 23
: 703
Kayıt tarihi
: 03.07.10
 
 

Eski adıyla İ.İ.T.İ.A, yeni adıyla Marmara Üniversitesi İşletme mezunuyum. Çeşitli ulusal dergile..