​ Prandelli’den, yeni bir De Rossi tavrı beklenebilir mi? / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Temmuz '14

 
Kategori
Futbol
 

Prandelli’den, yeni bir De Rossi tavrı beklenebilir mi?

Galatasaray’a kimin teknik direktör olacağı “papatya falı”na dönmüştü:

Şu mu, bu mu?

Galatasaray, bu yolla, futbol gündemine oturdu uzun süre. Tam da o günlerde İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nden Başkan Aziz Yıldırım’la ilgili “yeniden yargılanma” kararı çıkmıştı. Ayrıca kulaklar, AYM’ye, İsviçre Federal Mahkemesi’ne, oralardan çıkacak karara, gelecek haberlere kilitlenmişti. Futbol kamuoyu, “şu mu, bu mu” ile oyalanırken Başkan Ünal Aysal, sonunda aradığını İtalya’da buldu. Böylece, bir İtalyan gitmiş; bir başka İtalyan gelmiş oldu.

Giden İtalyan Roberto Mancini, Başkan Aysal’ın deyişine göre, taraftar öyle istediği için gönderildi. 

 

Ya, gelen İtalyan, Cesare Prandelli?

 

Daha ne yapacağını görmeden, önce “övgü”ler, ufaktan“ eleştiriler”...

 

Her gelene, daha ilk günden, “ömür” biçilir. Bir iki yenilgi, aykırı seslerin yükselmesine yol açarsa, bu da, “yeni”nin suyunun ısındığını gösterir. Prandelli de, yarın öbür gün gönderilirse, taraftarı yüceltmek için, “öyle istedi”ye getirilebilir.

 

Nasıl biri Prandelli?

 

Başkan Aysal’a göre, “disiplinli, dürüst, enerjik, netice odaklı futbol oynatan”, ayrıca, “başarıya

aç” bir teknik direktör.

 

(“.... 5 kriteri barındıran hoca hangisi, adaylarda ona baktım. Ve tecrübesi ile Prandelli, bu 5 kriteri bir araya getiren ve taşıyan hoca Prandelli idi. Kendisi ile tanışma imkanım oldu. Ve 2 gün birlikte oldu, tanıştık ve uzun uzun konuştuk. Fikirleri ile düşüncem olumlu hale geldi. Prandelli ile büyük başarılar elde edeceğimize inanıyorum.”)

 

“Başarıya aç” ne demek?

 

Demek o ki, şu ana kadar büyük bir başarısı yok!.

 

Asıl başarının takımını şampiyon yapmak olduğunu bilmeyen yoktur!

 

(Prandelli’nin şampiyonlukları var, ama Seria B’de...)

 

Ya öteki özellikleri?

 

Daha önce gelenlerde, “disiplinli, dürüst, enerjik, netice odaklı futbol oynatma” ölçütleri yoktu mu denmek isteniyor?

 

(Kimler geldi, nasıl gitti. Başkanları, yöneticileri ayakta tutan, koltuğa bağlayanlar oldu. Başarıya futbolculardan önce, teknik direktörleri getirenler kondu. Başarısızlık, kimsenin, hele yöneticilerin sahipleneceği bir “şey” değildir.

 

Yöneticiler, özellikle başkanlar, “başarı”ya konar; “olumsuzları”, teknik direktörlere, futbolculara yüklerler. Onların öğrenciden farkı yoktur. Bilinir ki, “iyi not”u öğrenciler alır, “kötü not”u öğretmenler verir.)

 

*****

 

Medya, Prandelli’yi nasıl tanıtıyor?

 

İnternette eline nereye atsan, karşına “Prandelli'nin zorlu hayat hikayesi!” başlıklı yazı çıkıyor: Ol yazıdan “zorlu olmayan” bir bölüm:

 

“Futbola, hayat gibi bakan Cesare Prandelli, felsefesini de çalıştırdığı takımlara her zaman yansıttı. Risk almayı seven ve farklı taktikler denemekten çekinmeyen Prandelli, (...) kimsenin şans tanımadığı İtalya'yı 2012 Avrupa Şampiyonası'nda final oynattı. (...) yıldız oyuncu De Rossı'yi rakibine tokat attığı gerekçesiyle kadro dışı bıraktı.” 

“De Rossi'nin rakibine tokat attığı gerekçesiyle kadro dışı” bırakmasına ne dersiniz?

Prandelli, anlaşılıyor ki, futbolda önce “ahlak” arıyor. Ama “ahlak”tan ne anlaşıldığı kişiden kişiye değişiyor. Onun için başkasını “ahlak”tan yoksun sayan, “ahlak patenti”ni kendinde sanan bir “zihniyet”in egemen olduğu yerlerde, hangi “ahlak”tan söz edeceğiz?

Prandelli’den, De Rossi örneğinde olduğu gibi yeni bir tavır beklenebilir mi?

Yani, sözgelimi, arkadaşını dövme sabıkası olanın sabıka kaydı kabarınca, ne yapılacak?

Yani, sözgelimi, özellikle penaltı kazanmak, rakibinin kart görmesini sağlamak için fırsat kollayan, fırsatı yakaladığını anladığında kendini yere atan, sonuçta hakemi aldatarak “haksız kazanç” sağlayana aynı tavrı koyarsa,  Prandelli’nin bu tepkisi nasıl yankılanacak?

Yoksa, bunlar, özellikle son örnekleme, “profesyonel olma”nın gereği mi sayılacak?

*****

 

Prandelli’nin başarılı olup olmayacağı kesinlemelere giderek söylemek, kolay... Oysa neler yapıp yapamayacağını görmek, izlemek, değerilebilmek için beklemek gerekir.

 

Prandelli de, hiç kuşku yok ki, Fatih Terim gibi bir “eleman”dan sayılacaktır. 

 

Prandelli, ne çekerse “bilmiş” yöneticilerden çekecektir.

 

Prandelli’nin işi, “Büyükler”e gelen her teknik direktörde olduğu gibi zordur. Çünkü başkalarının kurduğu bir takıma geliyor. Ancak zoru başarmak da Prandelli’nin elindedir.

 

“Başarıya aç” Prandelli'nin ilk hedefinde, sanıyorum, “Kadıköy kahramanı” olmak vardır!

 

Son söz:

“Futbol her şey değil, sadece bir oyundur…” (Cesare Prandelli)

 
 
Toplam blog
: 2458
: 2418
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

24 Kasım 1944'te İspir'de doğdum. Ankara Kurtuluş Lisesi'ni, Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Tü..