​ Psikologculuk oyunu / Psikoloji / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Nisan '07

 
Kategori
Psikoloji
 

Psikologculuk oyunu

Psikologculuk oyunu
 

Çocukken kızların evcilik oyununa karşılık erkeklerin doktorculuk oyunu vardı. Toplum olarak birbirimizi iyileştirme merakımız oradan geliyor. Yetişkin dilinde farklı anlama gelen bir “doktorculuk” oyunu daha var ama kimsenin özeline girmemek için onu atlayıp, yeni dönemin trendi psikologculuk oyununa geçmek istiyorum.

Günümüzde herkes lisans eğitimi yapmış gibi psikologculuk oynama eğiliminde. Etraf ücretsiz danışmanlık veren kişilerle dolup taşıyor. Herkes herkesin aslında aykırı olmayan ama kendince “aykırı” davranışını mutlaka beden ve ruh açısından önemli yaralanma belirtileri bırakan eski bir olaya bağlıyor, kendince hikâyeler yaratıyor.

Kimsenin yaşam biçimi, davranışı, düşünce tarzı, tepkisi normal olarak kabul görmüyor, mutlaka geçmiş bir neden ve sonuca bağlanıyor. Herkes davranış özgürlüğünü kaybetmiş durumda. Farklı yorumlanacak diye düşünmeden hareket edemez, istediğimizi ifade edemez, rahat üzülemez hale geldik.

Adam birine bağlanamıyor, sevemiyor mu? Mutlaka kötü bir çocukluk geçirmiş, sevgisiz büyümüş gibi bir yakıştırma yapılıyor. Yahu belki adam seni sevmek istemiyor, bu neden kabul görmüyor?

Kadın evlenmiyor mu? Kesin ilişkilerle ilgili bir sıkıntısı var, hiç normal değil, evlilikten, özgürlüğünün elinden alınmasından korkuyor deniyor. Pardon, günümüzde kim korkmuyor?

Birileri evliliğinde sıkıntısını anlatıyor, çok bilen hayat üniversitesi mezunu fesat psikolog, üçüncü bir kişi olmadığına emin misin diye soruyor. Şöyle yap, böyle yap eşini geri kazan gibi belki de tanımadığı eşe hiç uymayacak, hatta evden kaçıracak akıllar veriyor.

Tek başına yaşayan biri evinde komşu gürültüsünden şikayet edince rahatsızlığının yalnızlıktan kaynaklandığı teşhisi koyulup, neredeyse duvarları dinlemekle suçlanacak hale geliyor. Kendisine başka uğraşlar bulup, evi seslendirmesi öneriliyor böylece diğer sesleri duymayacağı inanılıyor. Evde gürültüden rahatsız olmanın medeni halle ne ilintisi var diye sorulduğunda kimse açıklama getiremiyor.

Buluğ çağın getirisi, dünyayı kafaya takmadan yaşamak isteyen özgür çocuk, daha da çocukluğuna inilerek ne gibi travmalar yaşadı acaba diye akrabalarca inceleme altına alınıyor. Nedense bu onun yaşam tarzı olamıyor.

Hepimizin geçmişten gelen sorunları mutlaka vardır. Sorunu kalıcı taşıyanlar profesyonel anlamda faydası olan kişilerle çoktan buluşmuşlardır umarım. Fakat kalıcı problemi olmayan biri üzerine kendi anlatmadan, onu hiç tanımadan senaryolar yazmak ve psikologculuk oynamak daha hastalıklı bir durum gibi görünüyor.

Belki de herkes kendi derdini ötelemek için uzaktan uzağa diğerininki ile uğraşıyor. Kendine çözüm yaratamadığı için diğerinin sorununu çözme işini üstlenip tatmin oluyor, o gün bir işe yaradığını hissediyor. Hayata dair kendi zayıf tarafını görmek yerine diğerininkini ortaya çıkarmak daha kolay, daha az hasarlı bir hesaplaşma oluyor.

Kim bilir belki de iğneyi kenara koyup, çuvaldızı direkt başkasına saplamak daha kolay oluyor.

 
Toplam blog
: 118
: 1607
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

Bir fikirden bir başka fikre, gerçeği bulana kadar bir halden başka bir hale geçip duruyorum. İncede..