​ Psikoloji / Psikoloji / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Nisan '14

 
Kategori
Psikoloji
 

Psikoloji

GENÇ KIZ PSİKOLOJİSİ

Genç kız, önergenlikte çocukluk çağındakinden ayrı bir yaşam anlayışına, yaşam görüşüne ulaşır. Kendisini her bakımdan yeterli bulur. Sosyal ilişkilerini, bu özvarlık yeterliği bilincine göre değerlendirmek istemi duyar. Yetişkinlerle eşit haklara sahip olduğunu düşünür. Baskılı eğitime ve yönetime karşı koyar. Bağımsızlık için uğraşır. İşine karışılmasını istemez. Kendisine önem vermeyen çevrelere uymakta zorluk çeker. Zihinsel, duygusal yaşamındaki gelişmelere rağmen, tam yetişkin olmadığı görür. Bir an önce çocukluğundan uzaklaşarak ergin olmak ister. Çocukluğunu anımsatan herkese karşı tepki gösterir. Kendisini yetişkin gibi tanıyanlara bağlanır. Bu bocalamalar içinde yaşadığı bir sırada yeni ve çetin bir yaşam evresiyle karşılaşır erginlik.

Sevinirken üzülürler. Ağlarken gülerler. Kolaylıkla severler. Sevdiklerinden çabuk soğurlar. Bir şey üzerinde uzun süre duramazlar. Her şeye sinirlenirler. Anlaşılmamaktan yakınırlar. Herkesten ilgi beklerler. Gösterilen sevgiyi yeterli bulmazlar. Beğenilen övülen arkadaşlarını kıskanırlar. Bu durum genellikle 16 yaşına kadar sürer.

Önergen kız, iyi olan ya da olmayan yanları göremez. Ayıramaz. Benzemek istediği kimsenin tüm özelliklerini kazanmaya çalışır. Sırlarını söyleyebilecek, paylaşacak, duygularına ortak olacak birini arar. Aradığı dostun kendisine benzemesini, kendisi gibi önemsizliğinden yakınan acı çeken biri olmasını da ister. Büyüklerin işine karışmak isterler. Fazla meraklı olurlar. Her şeyi görmek, değerlendirmek isterler. Gördükleri şeyleri hayallerinde değiştirirler.

Bu satırları, Bursa Eğitim Enstitüsü’nden öğretmenim Dr. Halis Özgü’nün 1963’te yazdığı “Genç Kız Psikolojisi” yapıtından aktardım. Diyeceksiniz ki 1963’lerin genç kızların davranışlarıyla bugünküler aynı mı? Kuşkusuz aynı değil, bugünün gençliği daha değişik, çok yönlü etkiler altında olumlu davranışlar geliştirmekte zorlanıyorlar. O yılların genci, kendindeki değişiklikleri gizlemiş, açılamamış; içine kapanmış olabilir; çünkü o yıllarda daha geleneksel, baskıcı bir aile yapısı vardı. Çocuklar, çoğunlukla pederşahi bir aile yapısında büyüdüler. Şimdikiler daha özgür, demokratik bir ailede büyüseler bile aile içi çatışmalar, çocuğun geleceğe güvenle bakmasını engelliyor. Anne, babanın çocuğa karşı farklı, tutarsız davranışları çocukların iç benliklerini –başka bir değişle bilinçaltını- yaralıyor.

Bedensel hastalıkta, ilaç alarak iyileşebilirsiniz; fakat bu konun ilacı yoktur İlaç, anne, babanın önergene, aşırılığa kaçmadan, anlayış göstermesidir. Önergenlik çağındaki genç kızın (Hepsinde aynı özellikler görülmeyebilir.)  davranışlarını göz önünde tutarak anne, baba; önergene ona göre davranmalı. Her olumsuz davranışını cezalandırıp her olumlu davranışını ödüllendirmemeli.

 

 
Toplam blog
: 391
: 2555
Kayıt tarihi
: 04.12.12
 
 

Hüseyin BAŞDOĞAN, 1942'de Malatya- Arapgir'de doğdu.Arapgir Ortaokulunu, Diyarbakır Öğretmen Okul..