- Kategori
- Futbol
Radikal kararlar alınmalı

Daha maç başlamadan gördük ki rüzgârın çok büyük etkisi olacak maça. Nitekim öyle de oldu. İlk yarıda Fenerbahçe, ikinci yarıda İ.B.B. bir hayli zorlandılar rüzgâra karşı. Mücadeleleri rakipten çok rüzgâra karşıydı. Rüzgâr mevzusunu bırakıp maça dönelim.
Henüz 5.dakika da artık ezberlediğimiz olay gerçekleşti: Saçma sapan ofsayt taktiği uygulayan Fener savunması arkasına top atıp pozisyon bulan her takım gibi İBB’ de pozisyona girip golü buldu. Bu dakikadan sonra Fener’i çok iyi etüt ettiğini gösteren A.Avcı takımına ön alanda pres uygulatarak Fenerbahçe’yi sahasına hapsetti. İlk 35. dakika İBB’nin nefis futbolunu izledik. İlk 35 dakika uyuyan Fener ilk yarının son dakikasında biraz kıpırdanır gibi oldu. Rakiplerine ön alanda baskı yapmaya çalıştılar. Duran toplarla da birkaç pozisyon buldu.
İkinci yarı başlarken, 10 kişi kalan rakibi karşısında rüzgârı da arkasına alan Fenerbahçe’nin, yoğun baskı kurup goller bulacağını tahmin etmiştik. Yanıldık… Sahadaki tüm şartların lehine işlemesine rağmen birkaç cılız atak dışında pozisyon bulamadılar. Fener, her zaman söylediğim gibi, bu oyuncu kadrosu ve sistemi ile ligde hiçbir takımı baskı altına alacak oyun oynayamaz.
Aragones’in kafasında çok adamla hücum edip pozisyon bulma düşüncesi yok. Kafasında ki tek düşünce, orta alanda bol pas yapıp ilk fırsatta savunma arkasına atılacak toplarla gol bulmak. Zaten bu yüzden Guiza’yı tercih ediyor forvette. Guiza, Semih’e göre daha çok sağa sola deplase olduğu için yer buluyor takımda. Semih bu saçma sapan oyun kurgusunun kurbanı oluyor.
57. dakikada Alex’i oyundan alma zihniyetini anlamak mümkün değil! 10 kişi kalan rakip karşısında pozisyona girmeniz lazımken bu pozisyonları bulabilmeniz konusunda size en çok yardımcı olabilecek futbolcu olan Alex’i oyundan almak hangi futbol mantığına sığar, bilmiyorum. Üstelik en iyi anlaştığı oyuncu olan Semih’i de Alex çıkarken oyuna alıyorsun… Oyuna aldığın Semih’i Guiza’ya yaptığın gibi yalnızlaştırıyorsun. Tüm bunlara imza atan isim: Büyük üstat! “Aragones”.
Bugün de görüldü artık. Fener’in temel sorunu, sistem falan değil. Sistemin sadece “rakamlardan” ibaret olduğunu düşünen çoğu spor yorumcusunun düşündüğü gibi değil problem. Bir takımda bütün oyuncular kötü oynuyorsa artık rakamlara bakmayacaksın. Takımda çok büyük bir sevgisizlik söz konusu… Takımda ki diğer arkadaşlarına, ağabeylik yapacak, motive edecek lider yerli bir oyuncu eksikliği yaşanıyor. Arkadaşlık yok. Hoca ile olan ikili ilişkiler: koca bir sıfır. Kazanma isteği yok maçlarda. Kimse şampiyonluğa inanmıyor. Taraftar desteğini çekti. Son 10 yılda çok az görülen, “yönetim istifa” sesleri yükselmeye başladı. Zor günler bekliyor Fenerbahçe’yi.
Sezon başında yapılan transfer hatalarının, kadro oluşturma konusunda yapılan yanlışların cezasını çekiyorlar. Arogones’in oynatmaya çalıştığı sistem de takımın kimyasıyla tamamen ters olunca saha içi başarısızlık baş gösterdi.
Bugün alınan mağlubiyetten sonra Fenerbahçe yarışta bir hayli gerilerde kaldı. Artık şampiyonluk oldukça zor görünüyor. Önündeki tek hedef olan kalan kupaya ağırlık verilmesi lazım.. Önümüzdeki sezonun planları şimdiden yapılmalı. Radikal kararlar alınmalı.
Yönetim, tüm bu olumsuzlukları gözden geçirip önemli kararlara imza atmaz ise yönetimi devretmek zorunda kalabilirler.
Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır