​ Radikal ve kesin çözüm: İran-Türkiye konfederasyonu / Sosyoloji / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ekim '14

 
Kategori
Sosyoloji
 

Radikal ve kesin çözüm: İran-Türkiye konfederasyonu

Radikal ve kesin çözüm: İran-Türkiye konfederasyonu
 

Dünyanın dört bir yanında gün geçmiyor ki kafasına esen birileri yeni bir haritayla piyasaya çıkmasın. Sömürgeciler her geçen gün kendi çıkarları için harita çizip piyasaya sunmayı alışkanlık haline getrmiş olsalar da artık o coğrafyalarda yaşayanlar da kendi haritalarını çizmekteler.

Daha önce tüm haritaların efendisi diyebileceğimiz bir harita ve eylem planıyla ilgili bir yazıyı kaleme almış, İslam aleminin nasıl kurtulabileceği üzerine bir fikir cimnastiği yapmıştım (İslam birliği için TIKLAYIN) Bu yazıda ise o İslam birliğinin belkemiği olabilecek İran-Türkiye konfederasyonunu ele alacağız.

Yeni Bir Bakış...

Bilmeyenler için söyleyelim. İran dünyadaki tüm Şiilerin %90'ından fazlasının yaşadığı bir ülke. Yani Dünyadan İran'ı çıkartırsanız İslam aleminde ikinci bir mezhep kalmaz. Ancak bu güçlü ülke sünni camiayla yaklaşık bin yıldır büyük bir çekişme içerisinde...

Osmanlı zamanında Türkler İranlıları, İranlılar da Türkleri kendi mezheplerine dahil edebilmek için sayısız takla atmış, her iki taraf da başarısız olmuştur. Peki alıp veremedikleri nedir?

Teknik olarak Şiilikle Sünnilik arasında ciddi bir farklılık yoktur. Şiiler de namaz kılmakta, oruç tutup hacca gitmektedir. Farklılık ince ayrıntılardadır. Şiiler sahabeden Hz. Ali dışında kimseyi sevmez, hatta onlara nefret beslerler.

Bayramları hesaplama şeklindeki farklılıktan ötürü bizden birkaç gün sonra kutlarlar. Onlara göre 12 imam günahsızdır ve Hz. Ali'den sonra gelen imamları tanımazlar. Namaz kılma şekillerinde farklılık bulunmakta ve sünnete çok bağlılık göstermemektedirler. Ancak tüm bunlar farklılıklarımızdır.

Allah, Muhammed, İslam ve Kuran'ı Kerim'le birlikte İslam'ın tüm şartları ortak noktamızdır. Farklılık sadece bunlardan ibaret değildir elbet. Muta nikahı gibi Türk ve Sünni kültüre süper ters şeyler Şiilerde normal olarak karşılansa da aşılamayacak sorunlar değildir.

Birlik Nasıl olur?

Bence süper olur! Amerika ve İngiltere başta olmak üzere İran'a ve tüm İslam alemine gıcık olan herkes Şii-Sünni çatışmasından çok kral ekmek yemektedirler. Sünni-Şii çatışması çıkarmak için İngiliz ajanların arap kılığında Şii bölgesine bomba döşerken yakalanması bunun en açık örneğidir (Kaynak 1 ve Kaynak 2).

Geçmişe bakarsak sapına kadar Hristiyan olan İngiliz Kraliyet ajanı olan Yarbay Lawrence'in Kabe'ni imamı olması, Müslümanların birbirini yemesi ve birbirini sırtından bıçaklamasının nelere mal olduğunu görmek açısından son derece değerlidir.

Kabe'ye Hristiyan imam olmuş ancak henüz Müslüman bir papa olmamıştır. Bu da bizim bölünmüşlüğümüz ve birbirimizi yememizin en acı örnekleridir. Bu saçmalığa bir demek adına İslam aleminden çözüm önerileri çıksa da hiçbir çözüm İran-Türkiye konfederasyonu kadar kökten bir çözüm getirmemektedir.

Zira eğer geçmiş acılarını köşeye bırakmayı başararak birleşen İran ve Türkiye karşısında canı sıkılanın terör estirmesi mümkün değildir.

Bu birliğin en büyük avantajı bin yıldır akan kanın durmasını sağlayacak olmasıdır. Sünnilerle Şiilerin birbirini öldürmesi için gerekli bahane ortadan kaldırıldığında yabancı ajanların elleri önemli ölçüde zayıflayacaktır.

Şüphesiz bu birlkik kurulduğu andan itibaren bu ajanlar gece gündüz Şii-Sünni çatışması çıkarabilmek için binlerce masumun canına kıyacak ve uluslararası medyayı üzerimize salacaklardır. Kah İran ve Türkiye ortak atom bombası yapıyor haberleri çıkacak, kahsa şii ve sünni camilerine eş zamanlı bombalar bırakılacaktır.

Ancak binlerce yıl geçmişe ve çok güçlü ordulara sahip olan bu iki devlet ortak harekletle bu ajanları temizlemeyi başarabilirlerse İslam aleminin önüne büyük bir gün doğacakır.

Şiirlerle Sünnilerin bu iki büyük gücünün kenetlenmesiyle birlikte askeri ve ekonomik olarak çok büyük bir ortaya çıkacak ve gelecekte tüm İslam aleminin bu çatıya girmesi sağlanabilecektir.

Şüphesiz Kabe'yi barındırmasına rağmen İngiltere'nin değirmen suyundan bir damla bile sağmayan Suudiler ve Amerika ile katıksız anlaşma sağlayan Kuveyt gibi ülkeler önemli bir sorun kaynağı olsa da gelecekte bu müslüman milletler de Allah yolunda birleşmeye sıcak bakacak ve ülkelerinin sömürgecilerin emrinden çıkması için yönetimlerine bbaskı yapacaklardır.

Nasıl bir ortaklık?

Ortaklıkta Şii ve Sünnilerin bin yıllık sorunları bir kenara bir günde bırakmas beklenemez. Dolayısıyla ilk aşamada konfederatif bir yapı olmalıdır. Yani her iki devletin sınırları ve bayrakları bağımsız olmalı. Sadece dışarıya karşı ortak bir ses için İki devletin başkanı eş başkan olarak ortak karar açıklamalıdırlar. Bu ciddi bir organizasyon ve işbirliği gerektirir.

İnsanlar sınır güvenlikleri sağlandıktan sonra vizesiz geçmeli ve % 100 bir ticari ortaklık esas alınmalıdır. Yani mallar gümrüksüz olarak serbest dolaşabilmelidir. Gelecekte ise ortak para birimi ve borsa gibi girişimler hayata geçirilebilecektir.

Devletin Türkçe ve Farsça olmak üzere iki resmi dili olmalıdır. Her İranlı Türkçe, Her Türk de Farsça bilmelidir. Bunu sağlamak için İran'a Türk, Türkiye'ye de İranlı öğretmenler ikinci dil öğretimi için görevlendirilmelidir.

Askeri alandaki işbirliği ise ilk başlarda istihbarat paylaşımı şeklinde olmalıdır. Gelecekte ortak bir millet bilinci yaratıldıkça tek ve bütünleşik bir orduya geçiş mümkün olabilecektir. Bunun için şüphesiz çok büyük bir güven gereklidir. Dolayısıyla belki bir yüzyıl alabilecek bir süreçtir.

SONUÇ

Neticede Şiiler ve Sünniler kendilerine hami olabilecek bu iki devletin çatısında birleşmedikçe İslam aleminin ayağa kalması çok mümkün görünmemektedir.

 

 
Toplam blog
: 352
: 2915
Kayıt tarihi
: 05.06.10
 
 

Jack Amca, düşünsel dünyasındaki gelişmeleri dışa vurmak niyetiyle başladığı yazı yazma sevdasına..