​ Rakamları yazın bir yere, 5 işçi daha iş cinayetine kurban gitti... / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Kasım '12

 
Kategori
Güncel
 

Rakamları yazın bir yere, 5 işçi daha iş cinayetine kurban gitti...

Rakamları yazın bir yere, 5 işçi daha iş cinayetine kurban gitti...
 

Samsun, ETi Bakır'da yaşanan kazada hayatını kaybeden işçiler...


Sendikasız işçiler iş kazalarında ölüyor.Sendikasızlık öldürüyor!Samsun’da yaşanan iş kazasında 5 işçi daha hayatını kaybetti. 11işçi ise hastanelerde tedavi görüyor.

Türkiye’de olağan hale gelen iş kazaları artık ‘cinayet’ olarak değerlendiriliyor.

Patronun taşerona, taşeronunda taşerona iş devrettiği insan emeği sömürüsü acımasız bir biçimde sürüyor.

 

Güvencesiz, iş güvenliğini hiçe sayan, asgari kölelik düzeninin olağan sonucu bu yaşananlar.

Siz bakmayın boyalı basında, tvlerde dönen ‘ekonomideki başarı’ öykülerine.

Türkiye dünyanın 16. büyük ekonomisi diye yazıyor gazeteler.

Sıradan vatandaşın, çalışanın, emeğiyle geçinen açısından bu sıralamanın önemi yok! Dünyanın refahı ve sosyal bölüşümü adil ülkeleri bu sıralamada yok! İsviçre, İsveç, Danimarka’nın ekonomisi büyük(!) değil. Değil de en mutlu insanlar neden buralarda yaşıyorlar? Nedeni basit, sosyal devlet, pastanın adil bölüşümü, kısaca çağdaş sosyal demokrasi sayesinde.

 

Benim ülkemde yurdum insanı medyayı izleyip, “dünyanın 16. ekonomisi’yiz diye başarı(!) öyküsünü duyunca oyunu değil isteseler canını bile verecek saflıkta!

 

Ekim 2012 verilerine göre;

*Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 958,01 lira, 

 

*Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarı (yoksulluk sınırı) ise 3.120,55 lira olarak hesaplanmıştır.

Rakamları yazın bir yere.

***

Gazeteden  haber başlığı:Samsun’daki Eti Bakır İşletmesi’nde 300 tonluk amonyak tankı kapağının çökmesi sonucu 5 kişi öldü, 14 işçi yaralandı.

 

Haberi birde şöyle okuyun, sizin için tercüme edeyim; ANAP döneminde adı duyulmaya başlayanve AKP iktidarı döneminde özelleştirilenEti Alimunyum (Seydişehir) başta olmak üzere devletin sattığı madencilik şirketleri ve büyümesiyle gündeme gelen C.Holding’e bağlı Samsun Eti Bakır İşletmesi’nde patronun taşerona, taşeronun da taşerona devrettiği ve sendikasız/güvencesiz çalışan işçilerin üzerine 300 tonluk amonyak tankı kapağının çökmesi sonucu 5 kişi öldü, 14 işçi yaralandı. (Holdingin tarihçesini buraya tıklayarak okuyup, nasıl büyüdüğünü daha doğrusu nasıl 16. ekonomi olduğumuzun tipik bir hikâyesini okuyabilirsiniz.)

***

Televizyonda ölen işçilerin hazin hikâyesini izlerken gözlerin sulanıyor, üzülüyorsun. O işçilerin ölümünde seninde payın var biliyor musun? Anımsatayım, 12 Eylül referandumunda %58 ile ‘evet’ denildi ya, o yüzden.

 

Bak anlatayım iktidar referanduma giderken en çok yargıdan yakınıyordu...

Her şeyi açık açık söylediler aslında.

Bizzat Başbakan ‘Özelleştirmeleri iptal ediyorlar!’ diye şikayet ediyordu ya. Evet diyerek sen özelleştirmeleri iptal eden yargının değişmesine katkıda bulundun.

Eee, yani özelleştirme sonucunda işletmeyi alan patron işin doğası gereği sendikalaşmaya karşı çıkacak, taşeron aracılığıyla işçinin emeğini ucuza kapatacaktı. Yazdık  MB’de. Kafan karışmasın! Hatta televizyonlarda özelleştirmelere karşı çıkan sendikaları, eylem yapan işçileri “anarşist/terörist” diye gösterdiler sende “terörist/anarşist olarak gördün.

...

Bak bu işin dahası da var. Uzun bir alıntı paylaşacağım bunları medyada göremezsin, lütfen oku (TMMOB Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği’ne bağlı  Metalurji Mühendisleri Odası; “ 25.07.2005 tarihli Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile 305.00 milyon dolara CE-KA firmasına devredilen Eti Alüminyum Tesislerinin özelleştirilmesinin iptali için açılan davamızda; 29.05.2006 tarihinde yürütmeyi durdurma kararı ve 27.11.2007 tarihinde esastan iptal kararları verilmiştir. O tarihten bu yana AKP Hükümeti ve konunun ilgili kurum yetkilileri YARGI KARARINI UYGULAMAYARAK suç işlemeye devam etmiş ve kamuyu zarara uğratmıştır.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Bakanları Anayasanın 138.maddesini ihlal ederek, TCK 257. maddesine göre suç işlemişler ve işlemeye devam etmektedirler. TCK‘nın 257 sayılı "Görevi Kötüye Kullanma" maddesine göre hapis cezası ile cezalandırılmaları gerekmektedir. Dokunulmazlık zırhı nedeniyle bugün bu cezadan kurtulmaktadırlar.

Ancak aradan geçen yıllar içerisinde yargı kararlarını uygulamayan Başbakan ve Özelleştirme Yüksek Kurulu Üyeleri Bakanlar ile Özelleştirme İdaresi Başkanları, Odamız tarafından açılan davada hukuka aykırı bu fiilleri nedeniyle tazminat ödemeye mahkum olmuşlardır.

Davada hakkında mahkumiyet verilenler şunlardır:

  • Recep Tayyip ERDOĞAN (Başbakan, Özelleştirme Yüksek Kurulu Başkanı),
  • Kemal UNAKITAN (eski Maliye Bakanı, Özelleştirme Yüksek Kurulu Üyesi),
  • Ali COŞKUN (eski Sanayi ve Ticaret Bakanı, Özelleştirme Yüksek Kurulu Üyesi),
  • Binali YILDIRIM (Ulaştırma Bakanı, Özelleştirme Yüksek Kurulu Üyesi),
  • Mehmet ŞİMŞEK (önce Devlet Bakanı sonra Maliye Bakanı, Özelleştirme Yüksek Kurulu Üyesi),
  • Ali BABACAN (Devlet Bakanı, Özelleştirme Yüksek Kurulu Üyesi),
  • Metin KİLCİ (eski Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanı),
  • Ahmet AKSU (Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkan Vekilli).”

(Tamamı ve daha fazlası için buraya tıklayınız.)

***

Kafan karıştı biliyorum.

Üzülme!

Yaşananlarda hepimizin payı var.

İsviçre, İsveç, Norveç, Danimarka vatandaşları gibi hak ve sorumluluklarımıza sahip çıkabilecek donanımdan yoksunuz.

Yaşanan haksızlıkları, adaletsizlikleri, kölelik düzenini deşifre edenleri, anlatanları da anlamıyoruz.

Korkuyoruz tabi.

Bana sorarsan biraz da safız değil mi?

Kutsallarımızdan söz edilince oyumuzu değil canımızı bile isteseler veririz; ‘Gelen ağam giden paşam’ diyoruz, diyoruz da sen fark ettiğinde bu böyle gitmez bilesin!

***

Son bir kaç not daha:

AB 2012 İlerleme Raporu'na göre Türkiye, sosyal politikalar ve istihdam alanında az sayıda gelişme gösterirken, yoksulluk, işsizlik, eşitsizlik gibi sorunlar güncelliğini koruyor. En çok iş kazası inşaat sektöründe gerçekleşiyor.

İnşaat Mühendisleri Odası’nın açıklamasından bir bölüm, Sorun yapısallığa, mevzuata, denetim zafiyetine değil de bireysel hatalara ve takdir-i ilahiye havale edildiği sürece, üzülerek ifade etmeliyiz ki, iş kazalarının ardı arkası kesilmeyecek, yaşanan her facia, kaybettiğimiz her can canımızı acıtmaya devam edecektir. Kazaların son olmasına dönük talep ise temenni olmaktan öteye geçemeyecektir.

 

 

 

 
Toplam blog
: 1114
: 827
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..