- Kategori
- Futbol
Rijkaard: Törenle geldi, törensiz gitti

Türkiye’ye gelmek çok kolay, Türkiye’de çalışmak çok zor!
Çalışmak zor olduğu için de, başarılı olmak da zor!
Türkiye futbol kamuoyu, başta medya, geleni daha gelmeden göklere çıkarır.
Allar pullar!
Övgüler yerini, çok geçmeden, alttan alta eleştirilere bırakır. Bir zaman gelir, istenmeyen adam ilan edilir. Önceki sınırsız ve desteksiz övgüler unutulur. Gelenini yerine yenisi aranır.
Medya, yeni birini bulma görevine soyunur!
@
Rijkaard’ın gelişini hatırlayın, bir de gidişini!
Rijkaard ile ilgili iki yazı yazdım.
İlk yazı, 25.08.2010, “Rijkaard, futbolcular isterse, bu hafta gidebilir!”, “ikincisi, “Rijkaard, Lig’in sonunu getiremez!”, 15.08.2010 tarihini taşıyor.
İlk yazıdan:
“Bir futbol takımının başarısızlığında en kolay ve çıkar yol nedir?
Yönetim yerinde kalacağına göre...
Formsuz, sorunlu futbolcu kadro dışı kalacağına göre...
Kızgın taraftarı sakinleştirmek yönetime düştüğüne göre...
Teknik direktörü göndermek!
Bugüne kadar böyle oldu, yarın da böyle olacaktır.”
İkinci yazıdan:
“Rijkaard, bu sezonu bitiremez.
Rijkaard, gönderilmesini bekliyor olabilir.”
@
Senin adına en çok üzüldüğüm maç, Karabük yenilgisiydi. Çünkü sen, Karabük’te babasının ölüm haberini almış bir Teknik Direktör’dün. Buna rağmen, içinde baba acısı, takımın başındaydın.
Baba kaybetme acısına bir de mağlubiyet acısı gelmişti.
Acın ve üzüntün, çift katlı olmuştu.
@
Geldin gidiyorsunuz!
Bura gelmek kolay, buradan gönderilmek daha kolay!
Güle güle Rijkaard!