- Kategori
- Sinema
Romantik bir Örümcek Adam

Örümcek Adam ergenlik problemlerini aşmak üzere...
İnanılmaz Örümcek Adam 2: Elektro’nun Yükselişi
Yönetmen: Mark Webb
Oyuncular: Andrew Garfield, Emma Stone, Jamie Fox, Dan DeHaan.
Marvel yapımcılık “İnanılmaz Örümcek Adam 2” ile Örümcek Adam maceralarına tam gaz devam ediyor. Hızla gelişen bilgisayar teknolojisinin aksiyon sahnelerine getirdiği akıcılık, Sam Raimi’nin (2001-2007) çok beğenilen üçlemesinden sadece beş yıl sonra “İnanılmaz Örümcek Adam”ile tekrar başa dönülmesinin önemli nedenlerinden birisi. Yeni serinin ikinci filminde çok uzun tutulmayan aksiyon sahnelerine karşın, Örümcek Adam hareketleri mükemmel. Ağ atmasıveya uçuşları onun açısından izlemek heyecan verici. İlk üçlemenin birkaç milyar dolarlık gişe hasılatıda tekrar çevrim için önemli bir motivasyon olmalı.
“Aşkın 500 Günü” gibi iyi bir aşk filminden Örümcek Adam’a geçiş yapan yönetmen Mark Webb öyküye daha duygusal yaklaşıyor. Gerçek yaşamda da sevgili olan Andrew Garfield ve Emma Stone arasında tutan kimyayı romantik sahnelerde iyi kullanıyor. Raimi filmlerinin bol aksiyonu yerine artan romantizm Örümcek Adam için bir yenilik. Webb’in işin ilişki tarafını daha çok sevdiği belli. Örümcek Adam daha şakacı, düşmanlarıyla bile dalga geçebiliyor.
Mezuniyet ile başlayan filmde Gwen ve Peter kolejden mezun olurlar. Peter, Gwen’in polis şefi babasına, ölürken verdiği sözden dönmek istemez. Gwen’in tehlikelerden uzak kalması için ayrılma sözü vermiştir. Ayrılma kararı her iki taraf için de uyulacak gibi değildir. Örümcek Adam Peter Parker sevgilisini her gün damların tepesinden izlemeye devam eder. Osborne şirketinde mühendis olarak çalışan Max Dillon (Jamie Fox) hayatını bir kez kurtaran Örümcek Adam’ın büyük bir hayranıdır. Geçirdiği bir kaza sonrası çevrenin tüm elektriğini bedenin çeken Elektron’a dönüşür. Aşırı elekrik yüklenmesinden kısa devre yapar ve Örümcek Adam düşmanına dönüşür. Yakın arkadaşı Harry Osborne ise babasının ölümünden sonra şirketin idaresini ele almış gözükmektedir. Yakalandığı genetik hastalıktan kurtulabilmek için Örümcek Adam’ın kanının iyi geleceğine inanmaktadır.
Sam Raimi’nin 2002-2007 arasında yönettiği üçlemede Toby Maguire, utangaç kolejli çocuktan süper kahramana dönüşen Peter Parker’ı asosyal, utangaç bir beden diliyle canlandırmıştı. Maguire’ın dikkat çekmeyen fiziği, Parker’ın çizgi roman sayfalarındaki ruhuyla örtüşüyordu. Ne de olsa ezik bir şahsiyetin süper kahramana dönüşmesi hedeflenen bir durumdu. Marc Webb yönetiminde “Muhteşem Örümcek Adam” ile iş başı yapan Andrew Garfield yakışıklılığıyla dikkat çeken kolejli Parker oldu. Maguire’ın “sorunlu çocuk” duruşu (abartılı asosyal olduğu eleştiri konusu olmuştu) Garfield’te daha parlak bir imaja dönüştü. Bu filmde romantik sahnelerin uzun tutulması bunun “ekmeğini yemek” için olabilir. Parker ve sevgilisi Gwen Stacy arasındaki romantizm dengeyi Örümcek Adam ve gençlik filmi arasına taşıyor. Bu macerada Parker’ın babası ve annesiyle olan gerçeğin tamamını öğreniyoruz. Önceki filmde babasının Parker’ı halasına bırakıp gitmesine kadar olan bölümü görmüştük. Peter Parker daha özgüvenli ve ikinci kişiliğine özgü “büyük güç büyük sorumluluk ister” sloganına alışmış
Kötü adam kontenjanında yer alan Elektro ve Yeşil Goblin çok fazla ortaya çıkmıyorlar. Jamie Fox’un canlandırdığı şehrin tüm elektriğini vücuduna çeken kötü Elektron’a dönüşme sahneleri çizgi romana sadık bir estetik içinde görselleştirilmiş. Dan DeHaan’ın canlandırıdığı Harry Osborne’un Yeşil Goblin’edönüşmesi finalde oluyor ve gelecek filme açık kapı bırakıyor. Örümcek Adam’ın çizgi romanda çok karizmatik düşmanı var, gelecek filme onlardan bir ikisini eklemek sorun olmaz. Paul Giamatti isetanınmayacak bir makyaj altında canlandırdığı kötü adam Aleksei’de sürpriz yapıyor.
Örümcek Adam her zaman Örümcek Adam’dır. Canımızdır, ciğerimizdir… Daha ne yapsın çocuk…
Görsel açıdan bu güne kadar çevrilmiş en iyi Örümcek Adam