- Kategori
- Siyaset
Romantik devrimcinin aşk destanı
30 Ağustos Zafer Bayramı, romantik bir devrimcinin aşk destanıdır, vatan sevmenin devrimcideki izdüşümüdür…
Askerlerimiz, Recep Bey’in dediği gibi ‘Yan gelip yatmadılar.’ Onlar şimdi derin ve huzurlu bir uykudalar…
Kaç tane şehit evladı bu bayramda ‘öksüz?’
Kaç tane anne, baba ‘evlatsız’ kaldı?
İşçi, emekçi çocuğuna bir lokma ekmek alabilmek için, kaç tane jop yedi…?
Kemalist olup, laik düzenin bozulmasına, vatanın satılmasına izin vermeyenler, tek hücrelerinde ömür çürütüyor…
Bayram kutlamak için evlat yolu gözleyen ana, baba, bacı ve eşlerin acılarını ve gözyaşlarını umursamayıp, göz ardı ederek Somali’ye giden, göbek atan hükümet yetkilileri ve sanatçılar da bugün çıkacaklar açıklama yapacaklar. Bayramımızı kutlayacaklar ‘Ramazan Bayramınız mübarek olsun!’
Ramazan Bayramımızı kutlanıyor ama Zafer Bayramımız unutuluyor!
Ben Zafer Bayramımızın unutulmasına izin vermeyeceğim…
Kazanılmış, ‘Zafer Bayramını’ yok etmek isteyenlere inat, yine yeniden kazanmak için, mücadele azmim ve ruhumla her zaman tam bağımsızlık sevdasıyla savaşmaya devam edeceğim!
Yazımın en başında da dediğim gibi, ‘30 Ağustos Zafer Bayramı, romantik bir devrimcinin aşk destanıdır, vatan sevmenin devrimcideki izdüşümüdür…’
30 Ağustos Zafer Bayramı, bir halkın devrimciler öncülüğünde bağımsızlık adına tarihe düştüğü en büyük kayıttır.
Emperyalizme karşı dünyanın ilk kurtuluş savaşını veren bir halkın, bağımsızlık mücadelesinin son halkası olan büyük zaferin yıldönümünü kutluyor, tam bağımsız bir ülke özlemiyle herkesi coşkuyla selamlıyorum …
Yazımı büyük usta ‘Nazım Hikmet’in’ şiirinden bir bölümüyle tamamlamak istiyorum;
Şehitler, Kuva-yi Milliye şehitleri,
siz toprak altında derin uykudayken
düşmanı çağırdılar,
satıldık, uyanın!
…Biz toprak üstünde derin uykulardayız,
kalkıp uyandırın bizi!
uyandırın bizi!
Şehitler, Kuva-yi Milliye şehitleri,
mezardan çıkmanın vaktidir!
M. Şafak İnan