​ Rozet ya da beyaz eşya! / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Şubat '09

 
Kategori
Güncel
 

Rozet ya da beyaz eşya!

Rozet ya da beyaz eşya!
 

Siz onların meydanlarda esip gürlemelerine aldanmayın. Adamlar siyaset ustası olmuş. Umutsuz ve sessiz yığınların öfke ve çaresizlikleri artıyormuş kimin umurunda. İnsanlar kendilerini ve çocuklarını öldürüyormuş, yakıyormuş kimin umurunda. “Sesimi duyan var mı?” çığlıkları sokak aralarında ve meydanlarda yankı yaparken, o sessiz yığınların gelecek kaygılarını umuda çevirecek önlemleri almamakta direniyorlar. Kulaklar tıkalı bunca olan bitenlere. İşsizlik çığ gibi büyüyor. İnsanlar işsiz. İnsanlar çaresiz ve perişan.

“Hamdolsun bize bir şey olmaz “diyenlerin ufkunda “hamdolsun yeterli oyumuz var” söylemi yeterli görülüyor anlaşılan. Ancak geçim derdi ne oy dinler ne de yandaş haberiniz ola.

Sessiz çoğunluğun ne ortak olacakları pırlanta dükkânları var ne de holdingleri.

Ne ucuza alabilecekleri mısırcıkları var ne de ticaret yapabilecekleri işyerleri.

Ne gemicikleri var ne de arka çıkacak ağababaları ne de muhallebi dükkânları.

Ne hasta olduklarında soluğu alabilecekleri AB(i)D’leri var ne de paraları.

Onların güvenebilecekleri kimseleri yok. Onlar çaresiz ve ürkek, sessiz ve yoksul. Onlar evlerine götürebilecekleri bir lokma ekmek peşindeler. Ne rantın ne olduğunu bilirler ne de yolsuzluğu, adam kayırmacılığı, çıkarcılığı.

Sendikasız çalıştırılırlar, sigortaları yoktur çoğunun çünkü kaçak işçidir onlar. Sorgusuz sualsiz olumsuz çalışma koşullarında ve çalışma saatlerinden kat be kat fazla çalıştırılırlar çünkü işten atılma korkuları vardır. Emeklerinin karşılığı asgari ücretin altındadır sesleri çıkmaz çünkü çaresizdirler. Arayanları, soranları, ağababaları, dayıları yoktur çünkü kimsesizdirler.

Seçim meydanlarında atıp tutmaların, vaatlerin ardı arkası kesilmiyor. Seçildiklerinde görevleri gereği yapacaklarını dahi seçim vaadi olarak dile getirenlerin bağırmalarından ortalık toz duman. Kara kömürü, beyaz eşyası, dörtlü kanepesi ve bir çift koltuğu zaten vardı. Sonrasında ortalık rozet ve taraklardan geçilmiyor.

Halkın geçim derdine çare bulmak ne kameralar önünde para dağıtmakla olur, ne eşya vermekle ne de çiçek dağıtmakla. Geçim derdine çözüm işsize iş evsize ev bulmaktan geçer. Ve gerekli önlemleri zamanında almaktan geçer.

Halka kalıcı ve gerçekçi vaatlerde bulunmak gerekir. İnsanca yaşam için vaatler mesela. Kimsenin kimseye muhtaç olmayacağı şekilde işinin ve aşının olacağı vaatler. İçinde gelecek kaygısının olmayacağı vaatler. Kıyıların, orman alanlarının ve tarihi alanların yağmalanmasına olanak vermeyen vaatler. Belediye kaynaklarının çeşitli yollarla yandaşlara, eşe-dosta aktarılmasına olanak vermeyen vaatler. Adam kayırmacılığının, yolsuzluğun, çıkarcılığın, üçkâğıtçılığın, adam sendeciliğin olmadığı vaatler. Seçmenin en güzel oyunu alma vaatleri bunlar değil midir?

Seçildiğimde ya da adaylarımız seçildiğinde rant oyunlarına engel olacağız, doğayı ve kültürü koruyacağız, kültürel değerlerimize sahip çıkacağız, işsizliğe çare bulmak amacımız olacak, kentlerimizi pazarlamak yerine yaşanabilir yerler yapacağız, yerli ve yabancı yağmacılara meydan vermeyeceğiz, kentlerimizin oksijen koridorları olan ormanlık alanları koruyacağız ve genişleteceğiz, kent dokusunu bozmadan koruyacağız, engelli ve özürlü vatandaşlarımıza hak ettikleri yaşam olanaklarını sunacağız, varoşların seçimlerden seçimlere hatırlanan yerler olmasının önüne geçeceğiz ve oy deposu olarak görmeyip hak ettikleri hizmetlere kavuşmalarını sağlayacağız, sanata önem vereceğiz, belediyeciliği bir rant kapısı olarak görmeyeceğiz ve görülmesine müsaade etmeyeceğiz, fakir öğrencilerimize gerekli bursları vereceğiz diyen kaç söylem var acaba?

En güzel vaatler bunlar değil midir sizce de?

 
Toplam blog
: 210
: 910
Kayıt tarihi
: 04.05.08
 
 

Eğitimciyim. Bir insanın çağdaş bir gelecek için, aydınlanma için çok okuması gerektiğine inanıyo..