- Kategori
- Deneme
Ruhundan başka, kaybedecek neyin kaldı ki?

" Don Kişot'un biri gelip beni kurtarsın! " demeden önce sen de elinden gelen her şeyi yapmalısın bence
Ruhundan başka, kaybedecek neyin kaldı ki? Peki o zaman, bunca telaş, bunca acele niye? Neyinden bunca korkuyorsun ki?
Zenginsen ne olur, dünyanın en fakiri olsan ne yazar ki? Bu dünyadan gidecek olan bedenin, ölümsüz olansa, ruhun değil mi?
İster Ganj Nehri'nde yıkan, ister Asi'de... Ruhun temizlenemeyecek kadar kirlenmişse, onca kir, pas, günah, hangi nehrin suyunda, hangi zemzem, hangi ab-ı hayat suyuyla temizlenebilir ki?
Kaybedecek sadece ruhu kalmış bir adam, ölümden niye korksun, hangi ecelin terlerini döksün?
Eğer bir tehlike, bertaraf edemediğin bir bela, gelip ruhunun kapılarına, canının duvarlarına kadar dayayabilmişse, süngüsünü; düşmanı teninden içeri girecek kadar beceriksiz bir adamsan, hangi kahraman, hangi Don Kişot gelip seni, nasıl kurtarsın?
Akıl var, izan var be kardeşim! En dokunulmayacak yerine kadar gelip, keyif çatabiliyorsa düşman, kendine bile hayrı olmayan bir adamı, kim, niye düşünsün, kim onu, neden ağrımaz başına bela etsin ki?
Allah aşkına! Ben susayım da... Gel kendin söyle bi ara... Ruhun bile gitmişse elinden, top yekün; beyaz bayrağı çekmelisin. Hiç kusura bakma!
Salla topu, tüfeği, neyin varsa yüreğine... Kendine bile faydası olmayan bir adamı, kul ne yapsın, yaradan neylesin?
Sen sus! Gözlerin konuşsun! Senin anlatamadığın meramını, belki onlar anlatır.
Üzgünüm... Bunu söylemeyi hiç istemezdim ama... Sen işe yaramazın tekisin arkadaşım!... İster sal kendini denize, ister salla bir dağın tepesine... Ya kendin kendini tepele; ya da hiç yorma kendini, seni eşekler tepeleye!...
Not: Yazıda kullanılan görsel www.123rf.com adresinden alınmıştır.