- Kategori
- Dünya
Rusya Federasyonu Neden Nurculuğu Yasakladı? Cevabi Analiz Yazı

Kuşkusuz Dünya Siyasetinin en etkili İsmi, Kissenger ve onun karşısında duran isim Putin
Rusya Federasyonu'nun İslam Politikaları ve Nurculuk Siyasal Etkisi Analizi
Yıllar önce Britanya'lı politikacı "Bu Kuran'ı bu Müslümanların ellerinden almadıkça onları köleleştiremeyiz" demişti. Bu söz Üstad Saidi Nursi'nin celallenmesine yol açmış ve yüzlerce yıldır sürmekte olan kökeni Hindistan'a ve Hristiyan Mistisizmine uzanan Tasavvuf temelli mürşit-mürid ilişkilerinin yer tuttuğu yapılanma Bediuzzaman Saidi Nursi sayesinde ilk defa akılın mistik aşkın önüne geçerek ve gerçekleri görerek hareket ettiği üstad talebe yani bugünkü tabirle Eğitimci Öğrenci ilişkisinde daha demokratik ve gerçek islam anlayışına döndürülmesine yol açmıştı. Elbette Nurculuğunda ve Risalei Nur Külliyatınında eksikleri yok değildi. Bununla beraber Risale-i Nur külliyatı Mevlananın Mesnevisinden bile ileri bir düşünce kitabıdır.
Kör aşkın imanını değil ayağı yere sağlam basan akli imanı esas alan Risalei Nurlar ciddi anlamda yer buldu ve bugün İslam Dünyasında en hızlı yayılan ekol oldu.
Elbette ben burada Nurculuğun analizini yaparken onun siyasal olarak tercihlerini de ele almak zorundayım zira yazımın başlığından da anlaşılacağı üzere bir siyasal analiz yapacaksak gerçekleri tüm çıplaklığı ile ortaya dökmek zorundayım. Bunu yapmazsam o zaman analizimiz sağlıklı ve objektif olamaz.
Bugün Nurcu olarak adalandırabileceğimiz bu ekolden çıkmış bir çok yeni oluşum var. Bu oluşumların içerisinde şüphesiz en büyük zemini Fethullah Gülen Hoca oluşturmaktadır. Dünya üzerinde 1500'e yakın okul, bir çok ticari faaliyet alanında bulunan etkisi ile gittikçe büyüyen bir yapılanmadır. Türkiye'nin bugünkü ihracatına ve ekonomik gelişimine direk etkisi olan kişidir. Bu yapılanmanın temel prensibi İslam anlayışını Nurcu pencereden gösterirken buna Cemaat Lideri Fethullah Hoca'nında vizyonu eklemlenmiş durumdadır. Hiç şüphe yok ki bu yapılanmanın esas aldığı ekonomik yapılanma serbest piyasa ve Kapitalizm üzerindendir.
1980'darbesi sonrasında dahada güçlenen Nurcu yapılanmalar aslında 1979 yılında İran'da yapılan devrim sonrasında ABD'nin Türkiye'ye böyle bir devrim girmemesi için mecburen desteklemek ve işbirliği yapmak zorunda olduğu bir yapılanmadır.
Bu konjoktürel durumdan Nurculuk son derece iyi bir şekilde faydalanmış ve dünya üzerinde daha fazla yayılmasına yol açmıştır.
İslam Dünyası'nın terör ve onun temelini oluşturan (vahhabilik gibi) bağnaz fanatizme karşı Nurculuğun yenilikçi ve akılcı yapılanmasına ihtiyacı elbette vardı ama bazı Nurcu ekollerin bu akılcılığı akılcı pragmatizme döndermesi ve sistemden faydalanması Nurcu gelenekleri İslami gelenek olarak görmeye başlaması bilhassa aslında dinamik bir vizyon olan Külliyatı çiğneyip insanın içinde var olan statükocu ve dogmatizme üstelikte Nurcu bir dogmatizm oluşmasınada sebep oldu. Elbette bu gerçek bütün Nurcuları kapsayan bir gerçek değildir.
Bununla beraber Hür Adam Filmini izleyenler bilir, Üstad Risalelerin bundan sonra Latin Harfleriyle basılması gerektiğini söylediğinde o ana kadar ona asla karşı gelmeyen öğrencileri ilk defa üstadı sorgular hale geldiler. Buna şiddetle karşı çıktılar. Tıpkı bugün'de Risalei Nur Külliyatının modern Türkçeye (tercüme edilmese bile) en azından tefsir edilmesine bile karşı çıkmaları gibi.
Sonuçta Menderes'le başlayan demokratikleşme döneminde siyasal tercihini CHP baskıları yüzünden Menderes'ten yana kullanan Üstad'ın yüzünden bugün hala DP'ye oy vermeyi sevap ve ekol sayan Nurculuk sanan azda olsa bir kitlenin olması söylediklerimi açıklar sanırım.
1980 sonrasında sağcı, liberal ve kapitalist ekonomi modellemesine yakın duran ve tercihlerini bu yönde olan partilerden yana kullanan büyük çoğunlukta Nurcu kitle anti-kapitalizmi iman hakikatleri içinde olması gereken naslardan saymadığı için ABD ile olan iş birliği onun daha fazla yayılmasına yol açmış bu sayede Dünya üzerinde İslamı, bırakın genel Kuran boyutunda olmayı, en küçük bir kırıntısını duymayan yerler duymaya başlamıştır. Bu tüm dünyada beğenelim beğenmeyelim İslamlaşmaya etki etmiştir. Risaleler onlarca dile çevrilmiştir. Bu sayede kemikleşmiş Muhiddin Arabi tasavvufi ekolü yerini bilgiye ve akla dayalı Nurculuk ekolüne bırakmaya başlamıştır.
Sonuçta bir gerçek daha var, o da İslamın devrimci ve ezilenlerden yana olmacı yönü. Tuvaleti som altından olan ve kendi halkına olmadık işkenceler içinde yoksulluğa sevk eden, petrolü ABD ve Britanyaya yediren acımasız İran Şah'ı Pehlevi 1979'da halk devrimiyle yok olup gitti. Gitti gitmesine ama ABD en büyük müttefiklerinden birini Rusya Federasyo'nuna kaptırdı. Rusya Federasyo'nu istesede istemesede sizler bu yazıyı okuyunca kabul etsenizde yada kabul etmesenizde kulağınıza tuhafta gelse 1979 yılından buyana İran Devrim ekolüne destek vermiştir.
Rusya Federasyo'nuna bağlı Müslümanların yoğun olduğu federal Cumhuriyetler'de ki okullarda ve Sovyetler döneminde Orta Asya Cumhuriyetlerinde Humeyni'nin devrim ekolleri kitapçık olarak dağıtılmaya başlanmıştı bile. Rusça olarak (1989'da) basılan bu kitapçıklardan bir tanesini kendi gözlerimle Batı Kazakistan'da 1993'te bizzat şahit oldum.
Rusya Federasyo'nun Sovyetlerden beri bunu yapmaktaydı fakat Yeltsin döneminde Nurculuğun etki analizini iyi yapamaması ve Rusya'nın tarihteki en zayıf dönemi olması nedeniyle bu akımlar Rusya'da bir dönem yer bulmuştu. Sonunda Putin, 2003'ten beri arttırdığı İslamcı siyaseti'ne ters düşen ve Amerikancı olarak isimlendirdiği Nurculuğu Rusya Federasyonunda yasaklattı.
Rusya Federasyonu neden korktu?
Çünkü Yeltsin döneminde Ortodoks Hristiyanlığını bırakıp ABD'li misyonerlerin Katolikleştirdiği ve Protestanlaştırdığı Ruslar daha sonradan ABD'nin amaçlarına hizmet ederek FACEBOOK aracılığı ile sokağa döküldüler ve Putin karşıtı gösteriler yaptılar. Aynı durumun Rusya'da hiçte azımsanamayacak şekilde 30 milyon Müslüman'ın da yaşaması ve şimdiye kadar sürdürdükleri Putin desteğini bırakmamaları için bu karar alındı inancındayım.
Bu doğru bir karar mı? Lütfen analizin devamını okuyunuz..
Bunu Rusya'nın İslamcı siyasetten vazgeçtiği şeklinde anlayan Kanal 5 gibi İslamcı TV kanalları olayı iyi okuyamadan yorumlar yapmaya başlamış durumdadırlar.
Neticede biz Müslümanlar yüzyıllardır OKU emrini ÜFLE olarak algıladığımız için HAYATI OKUMAYI zaten çoktan bıraktığımızdan dolayı siyaset ilmini de okuyamamışız.
Benin şahsi görüşüm Rusya Federasyo'nunun Nurculuk konusunda reaksiyoner tutumunun aşırı olduğu ve genellemeci olduğu yönünde. Genellemeci düşünmesinin yüzünden Risalei Nurları yasaklamasının doğru olmadığı yönünde. Eminim Vlademir Putin'e, sarhoş ve yetkin olmayan danışmanlarının verdiği eksik ve yetersiz bilgilerinin neden olduğu bir uygulama bu.
Risalei Nur'un bulunmadığı bir Kütüphane eksik bir kütühanedir. Çünkü Nurcuların bazılarının siyasal yaklaşımları ve tercihlerini beğenmeme yüzünden tüm Nurculuğu ve külliyatı suçlamak son derece yanlıştır, tıpkı Muhiddin Arabi'nin yüzünden tüm tasavvufu ret ederek Yunus Emre gibi bir büyük alimi çöpe atmak olur bu.
Ortada önemli ve kabul edilmesi gereken bir geçek vardır ki o da, çok azda olsa bazı eksik değerlendirmeleri içinde barındırsa bile Risalei Nurların 20 YY'da yazılmış olan en önemli İslami eser olduğu gerçeğidir. Said-i Nursi'nin gördüğü zulümler yüzünden siyasal tercihleri eleştirilebilir fakat bu bile Üstad Said-i Nursi'nin en büyük İslam alimlerinden olduğu gerçeğini değiştiremez. O 700 yıllık Osmanlı tarihinde bir türlü çıkamayan büyük İslam Ansiklopedisini Külliyat olarak çıkarmış kişidir. Tüm siyasal etki analizleri bir tarafa, İslam Dünyası ona çok şey borçludur.
Genellemeci kafa yapısı her zaman için zararlıdır, akabinde ayrımcılığı ve çatışmaları getirir.
Bir düşünce ve ekolün mutlaka eksik ve gedik yanları vardır, önemli olan onun tüm doğrularını almak ve eksik yanlarınıda KURAN (Vahiy) perspektifiyle gözlemlemek gerektiğidir.
Eksik ve gedik olmaktan sadece iki şey uzaktır, Yüce Yaratıcımız ve onun yazdığı vahiy. Bu ikisi dışında tüm kişiler ve yazdıklarını vahiy perspektifinden eleştirebiliriz. Bu isterse en büyük Alimlerimiz Üstad gibi isimler bile olsa.
Bizim anlamamız gereken "Eleştirmek, nefret etmek demek değildir, dogmalaşmamaktır" prensibi.
Saygılarımla