- Kategori
- Dünya
Rusya Suriye’yi niçin destekliyor

Birçok Batılı, Rusya’nın Suriye desteğini, Moskova’nın Suriye kaynaklarına inme, silah satma ve Suriye Limanı Tartus’a açılma olarak düşünür. Bu kuramsal düşünce çok yüzeysel bir bakıştır.
Esad’a karşı Batı’nın güçlü desteğinin devam etmesi karşısında Rusya’nın direnme nedenin altında, Radikal İslam’ın yayılması korkusu ile birlikte Rus gücünün zayıflayacağı ve mevcut kariyerinin düşeceği endişesi yatıyor.
2005’ten bu yana Rusya’nın Suriye’ye savunmayı modernleştirme ve yenileme amaçlı sattığı silah satışı 5,5 milyar dolar.
Suriye, Rusya’nın önemli müşterileri arasında olmasına rağmen hiçbir zaman Rusya’dan silah alıcıları arasında anahtar rol oynamamıştır. 2011 rakamlarına göre, Rusya’nın silah sattığı ülkeler arasında Suriye %5’lik bir dilimi teşkil ediyor. Esasen Rusya, Batı ve İsrail çekinceleri yüzünden Suriye’ye ağır ve güçlü silah satışından da kaçındı. Bu yüzden Rusya -Suriye politik ve ticari ilişkileri zaman zaman zarar gördü.
Rusya, Suriye temel politikası olarak Esad rejiminin Libya benzeri bir dış müdahale ile devrilmesine karşı çıktığı için Suriye’deki rejimi destekliyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir V. Putin’in kamuoyu ve uzman fikirlerine ülkesinin çıkarları açısından bağlılığını, bu kanalda alışılmış politikasını yürütmesini Batı’nın inatçı tutumu alıkoyuyor.
Rusya, Esad rejiminin devrilmesini Rus çıkarları bakımından, Rusya’nın en son Ortadoğu müttefiki, müşterisi ve eski Sovyet’in izlerini taşıyan bir kale olarak görüyor.
Çoğu Rus gözlemcilerine göre Arap Baharı bölge dengesini altüst etti. Laik hükümet yanlısı Ruslar yeni oluşumun İslam’ın bölgede güçlü hakimiyetine yeni bir yol açtığına inanıyor.
Devam eden Arap Baharı’nın kravat takanlarla takmayanlar arasında bir mücadeleye döneceğine, kravatlıların zamanında İslam’ın elinde bulunan Kuzey Kafkasya’daki aşırılıklardan ve terör gruplarından çok çektiği belirtiliyor. Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye’nin Esad muhaliflerine aktif desteği Ortadoğu’da İslam’ın hakim olacağı kuşkularını artırıyor.( New York Times)
Kuzey Afrika ve bazı Ortadoğu ülkelerinde Otokrat rejimlere karşı olarak başlatılan ve Arap Baharı adı verilen süreç görüldüğü gibi bölgedeki dengeleri karıştıran nitelikte. Sanıldığı kadar ucuz ve basit değil.Yapılan işi sokak hareketleri ve otokrat liderlerin gidişi-devrilmesi olarak görmek de yanlış.
Türkiye’nin bölgesinde tarih değiştiren olaylar olurken sessiz kalması gelecek açısından ne derece doğru olabilirdi?
Suriye’nin içinde bulunduğu bölge nedeni ile geleceği ve konumu önemli.
Son haberlere göre CIA, Mossad, MiT’in işbirliği söz konusu.
Öte yandan Kürtlerin Suriye’de yoğun olarak yaşadığı Kobani şehrinde halkın yönetime el koyduğu öne sürülüyor.
Türkiye açısından Esad sonrası durum hayati önem taşıyor. Hüseyin Seyfi