Rüyalarımın Dili, Kapı Tokmağı / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ocak '18

 
Kategori
Deneme
 

Rüyalarımın Dili, Kapı Tokmağı

Rüyalarımın Dili, Kapı Tokmağı
 

Şiirin tam da orta yerinde dilimi ısırdım


O gün hava parçalı bulutlu,  ara sıra da yağmur çiseliyordu.  Böyle sıkıcı havalarda insan evde ne yapacağını bilemiyor.

Ben de bu kasvetli havayı biraz dağıtmak için öğleden sonra iki durak ötemizde evleri olan ve tüm yazılarıma ilgi gösterip editörlük yapan yeğenimin yanına gittim. 

Önce birlikte birer Türk kahvesi içtik. Sonra bilgisayar başına geçerek, yerel bir gazeteye yollayacağımız yazımı kontrol ettik. Biz bu işlerin arasında bir de, sudoku çözüyoruz.

Gün böyle geçip giderken baktık ki akşam oluvermiş. Birlikteyken zaman ne de çabuk geçiyor? Yeğenimin yanından ayrılıp eve döndüm.

Akşam sofrada eşimin gündüzden pişirmiş olduğu Şevketi bostan şifalı yemeğini ve pirinç pilavını yiyoruz. Akabinde eşim, her zamanki gibi yatak odasına çekilip, televizyon dizilerine dalıyor; ben de oturma odamıza yönelip bilgisayarımın başında taslak olarak yazdığım şiir ve düz yazıları düzenliyor, ara sıra da televizyondaki belgesellere bakıyorum. Yazılarıma öyle dalmışım ki gece yarısını geçmiş, saat bire geliyor. Uyuyayım artık deyip, yatak odama geçiyorum.

Yatağımın başucunda daima bir defterle kalem, (uyumadan önce aklıma bir imge takılırsa hemen not almak için) ayrıca sudoku bulmacalarım durur.

Biraz sudoku çözmeye başladım, bir süre sonra uyku bastırdı, elimdekileri yatağın yanındaki sehpaya koydum yatağa uzandım.

Uyumuşum…

Ne kadar uyudum bilmiyorum, uykumun arasında gördüğüm rüyadan acıyla uyandım bir anda…

Ortam alaca karanlık, ne oluyorum demeye kalmadı, dilimi ısırmışım…

Bir yandan dilimi yokluyorum kanıyor mu diye, bir yandan da rüyanın etkisindeyim.

"Oturmuş da bir türkü tutturmuşum" Tam da şakanın sırası ya.

Bir süre sonra artık gördüğüm rüyaya odaklamaya çalışıyorum. (Çoğu zaman uykudan uyandığım anda gördüğüm rüyaları unuturum ama bu sefer unutmadım.)

Rüyada bulunduğum yer panayır yeri gibi ama bugüne kadar yaşadığım hiçbir yere benzemiyor. Önümdeki tezgâhta çeşitli kalemler var. Satıcı bayan bir kalem uzatıyor bana; elime alıp, evirip çeviriyorum, bugüne kadar gördüğüm kalemlerin hiçbirine benzemiyor.  

Şaşkın bir durumda, nasıl olur diyorum: Kalem kapağı kapı tokmağı gibi olur mu, yukarı aşağı oynamanın gerekçesi ne? Ben bu kalemin kapağının yukarı aşağı hareketinin gerekli olup olmadığını düşünürken birden dilimi ısırmışım…

O anki halimi anlayıverin gari…

Şahin Özşahin

 

 
Toplam blog
: 1160
: 227
Kayıt tarihi
: 11.02.09
 
 

Teknik ressamlıkla geçen çalışma hayatımdan sonra emekliliğini yaşayan bir kız ve bir erkek çocuk..