- Kategori
- Gündelik Yaşam
Sabredecek kadar zamanımız var mı acaba?

Allahtan Meksika’da veya Çin’de ya da ne bileyim bambuların yeşermeyi sevdiği bilumum tropikal ülkelerden birinde, geçimini bambu yetiştirerek sağlayan bir ailenin ferdi olarak açmamışım gözümü dünyaya. Çatlardım ben o tohum filizlenene kadar. Beş yıl tohumu sula hiçbir gelişme görmeden, sonra birden filizlenip yeşersin, sonra 1–2 ay içinde boyu otuz metreye yaklaşsın… Akıllara zarar…
Yaş ilerledikçe insanlar daha soğukkanlı daha sabırlı olurlarmış ama bende tersi oluyor sanki… Kötü bir şey mi bu acaba? Bir umut, hayatı tutkuyla yaşamayı hâlâ tutkuyla isteyecek kadar gencim diye teselli bulabilirim. Ama doğru olan “huylu huyundan vazgeçmez”, ya da “can çıkmadan huy çıkmaz” yorumu galiba.
Hah işte sorun da burada zaten aslında… Canın çıkma noktasında.
Ya canın çıkmasına çok az varsa… Ya benim bu telaşım boşuna değilse… Ya yarın iş işten geçmiş olacaksa… Ya şarkılarımı daha söyleyecekken orkestra susarsa… Ya rolüm bitmeden perde inerse… Ya söyleyecek sözüm varsa hâlâ… Ya…