- Kategori
- Felsefe
Sade huzur; Boşluk

Boşluk Hiçlik gölgesi olduğu gibi, huzur da mutluluk gölgesi...
Hiçlik gölgesi Boşluk, Yaratılışla yerini doluya bıraktı...
Evet, saf mutluluk; Hiçlik olduğu gibi, sade huzur; Boşluk...
Peki, nasıl oluyor bu?
Boşluk Hiçlik gölgesi demiştik; huzur mutluluğun atmosferi, huzur ve mutluluk benlik gıdasının yüzleridir.
Misal: bir mevsimle müziğini düşünün; mevsimin kendisi mutluluk, müzik ritmi; atmosferi huzurdur. Mevsim olmadan atmisferi olamaz, ki, olsa da hayali olur; gerçek değil.
Hiçlik gölgesi Boşluk; mutluluk gölgesi huzur; mevsim gölgesi atmosferi...
Benliğin ruhunda boşluk olması, Hiçlikten ayrılmış Boşluk yokluğunda kaldığı için...
Mutluluk yıkılırsa huzur dağılır ve aksi olması dahilinde ise huzur toparlanır.
Bakış açımızı biraz değiştirmek gerekirse:
Baba mutluluk, anne huzur; anne babanın gölgesi; kadın erkeğin gölgesi...
Bu ikili ayrı kalmalarına karşın birliktelik olamayacağı gibi, bir olduklarına ilişkin ise huzur ve mutluluğun nidası beliri verir ruhun iç ve derin dünyasında...
Hiçlik ağır yükler altında tuhaf şekillere doyulur ve bu şeklin gölgesi olacağı Boşluk bu şekil nazar itibarice şekil oluşturur.
Hayatın ağır sorumlulukları önce mutluluğu ve sonrasındaysa huzuru negatif derecede etkiler.
Bir farklı açıdan daha bakacak olursak:
Mutluluk; biyolojik, fiziksel ve maddiyat bağlamda sahip olunan zenginlikler ve huzur; benliğin karakterinde yatan güzelliklerdir.
Peki, bu nasıl olur?
Bu çok farklı bir açı, bu açıyı şöyle kestirip analiz edebiliriz:
mutluluk olmadan huzur olamaz demiştik, ama burada bir çelişki görünüyor gibi, demi...
Fiziksel, biyolojik ve maddiyat fakirliği olduğunda huzurun varlığ inançsal boyutta hayali olur, gerçek döngü olamaz, mecburriyet gereği iradenin şartlanması sonucu kendisini yormasıdır.
Peki, fiziksel, biyolojik ve maddi bakımında zengin olunduğu halde huzurun doğaması nasıl olabilir?
Olan bu zenginliklere binaen zayıf düşen öz benliğin sahte oynaması ve kaçak huzuru oluşturması demek.
Yani, Hiçlik ile bir görünüp Boşluğu aldatması; mutlu gibi görünüp huzuru kandırmasıdır.
Buradan çıkarım, yapmacık olmak da er ya da geç bedelini huzursuz ve mutsuzlukla ödemesidir.
Yapmacık Ego benliğinin bir oyunudur. Bu oyunda has benlikten Ego benliğine geçen benliğin bir palyaço durumuna düşmesi demektir.
Kendin olabilme suretinde yaşayan benlik, Ego mapusundan tahliye olmuş benliğin kendi olabilme merci ile ışıldar.
-Gürsel Özkır