​ Sadece nefes mi? / Yoga / Meditasyon / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Temmuz '13

 
Kategori
Yoga / Meditasyon
 

Sadece nefes mi?

Sadece nefes mi?
 

Nefes? Bedenimizin ve ruhumuzun en önemli besin kaynağı… Nefessiz bir yaşam düşünebiliyor musunuz? Bırakın düşünmeyi, nefes almadan yaşayabilir miyiz? O halde nefes gerçekten de en temel besinimiz… Yoga yaparken de en temel besin kaynağımız nefes… Nefesle birlikte akıyoruz bir duruştan bir duruşa. Peki, yoga pratiğimizde nasıl bir nefes kullanmalıyız?

Yoga felsefesinde nefes dediğimiz zaman aklımıza hemen “prana” gelir. Prana, “yaşam enerjisi” demektir aslında. Ancak, en basit tabiriyle, “prana” dediğimizde yoga pratiğimizde “nefes”ten bahsederiz.

Nefesten bahsetmişken, “pranayama”ya değinmeden de olmaz. Pranayama, iki kelimenin birleşmesinden oluşur. “Prana” ve “yama” ya da “prana” ve “ayama”. Neden bu iki kelimenin iki farklı şekilde birleşmesinden bahsettik sizce? Çünkü kelimenin anlamı tamamen değişiyor sadece bir “a” harfiyle. “Prana+ayama” dediğimizde nefesi özgürleştirmekten bahsediyoruz. Oysa “prana+yama”, nefes kontrolü demektir. Bir harf değişikliğinin bu kadar fark yaratması ne kadar ilginç değil mi? Aslında tek amacımız, nefesi önce belli çalışmalarla kontrol altına alarak sonunda özgürleştirmek ve yaşam gücümüzü genişletmek ve arttırmak.

Nefesle ilgili bu bilgileri verdikten sonra, yoga derslerinde nefesi nasıl kullanmamız gerektiği konusuna gelelim. Genellikle derslerimde bu soruyla karşılaşıyorum. Hatha ve vinyasa yoga eğitmenlik kursu boyunca gerek katıldığım pratik derslerde gerekse kendi verdiğimiz staj derslerinde hep “ujjayi pranayama” kullandık. “Ujjayi”, Sanskrit dilinde “kahraman” demektir. Bu nefesin hatha ve vinyasa yoga derslerinde kullanılmasının sebebi, bedeni ısıtan bir nefes oluşudur. Bedenimizi ısıttığı için, sakatlanma riskini azaltır ve ders boyunca asanalarda derinleşmemizi sağlar.

“Ujjayi” nefesini, boğazımızın arka kısmı kısarak yapabiliriz. Daha önce hiç denemediyseniz, size bir ipucu verebilirim. Soğuk bir gecede, evinizde huzur içinde bir akşam geçirdiğinizi hayal edin. Cama doğru yaklaştığınızı ve cama nefesinizi vererek buğu yaptığınızı düşünün. “Saaa” sesiyle nefes alıp “haa” şeklinde nefes vermek. Ağzınız açık bir şekilde bu nefesi bir süre deneyimledikten sonra ağzınızı kapatıp nefeslerinizi burundan alıp burundan vermeye başlayabilirsiniz. Bu arada, boğazının arkasını daraltıp, bu nefesi çalışabilirsiniz.  Bazıları, bu nefese “okyanus nefesi” adını veriyor. Belki de okyanusun dalgalarının sesine benzettikleri içindir. Kim bilir?

Yine bu kısa bilgiden sonra, kendi derslerimde kullandığım nefese gelelim. “Ujjayi” nefesine alışık olduğum için, ders verirken bu nefesi kullanmaya devam ediyorum. Ancak, derslerimde tüm öğrencilerimi bu nefesi kullanmaya zorluyor muyum? Hayır. Nefes, yaşam kaynağımız… O nedenle, zorlanmaması gerektiğini düşünüyorum. Eğer öğrenciler yoga pratiğinde yeni iseler, bir yandan asanaları yapmayı çalışırken bir yandan da ujjayi nefesini uygulamaları zor olabilir. O halde neden bazı şeyleri zorla yapmaya çalışsınlar ki? Önemli olan bir rahatlama, bir genişleme ve ferahlama değil mi? İşte bu nedenle, ben öğrencilerimi nefes konusunda zorlamıyorum. Öncelikle nefeslerini burundan alıp burundan vermelerini tavsiye ediyorum. Hala birçok kişi burundan nefes veremiyor çünkü. Öğrencilerim bunu başardıktan sonra, sıra nefesleri derinleştirmeye geliyor. Derin nefesler alıp derin nefesler vermek. Nefeslerin süresini uzatmak. Bu da tamamlanınca, sıra ancak o zaman asanalar arasında akarken “ujjayi” nefesini kullanmaya geliyor. Çünkü bence önemli olan, asanaları yaparken nefes alıp vermeyi hep hatırlamak ve nefesi tutmamak.

Daha ileriki aşamalarda ise, değişik “pranayama” teknikleri uygulatmaya başlıyorum. “Kapalabhati”, “nadi shodhana” ve “bhastrika” pranayamaları gibi. Dersin başında ya da sonunda. O gün nasıl bir etki yaratmak istediysem… O etkiyi hissettirmek için kullanıyorum bu nefes tekniklerini…

Nefes? Nefessiz ne kadar yaşayabiliriz ki? O yüzden, “prana” ve “pranayama” sadece yogada değil aynı zamanda tüm hayatımızda çok gerekli iki unsur. Yogada nihai amacımız, pranayamik solumaya geçmektir. Bu tarz solumada, hem akciğerlerimizi hem de diyaframımızı kullanırız. Akciğerlerimizin tüm kapasitesini kullanarak, nefesimizi ciğerlerimizin yukarı, aşağı, orta ve yanlarına doğru yayarız.

İşte tüm bu nedenlerden dolayı, derslerimde öğrencilerimi nefeslerini kullanma şekilleri konusunda serbest bırakıyorum. Madem yoga ile genişlemeyi, rahatlamayı ve esnemeyi amaçlıyoruz o halde, nefeslerimizi alırken de içsel ve dışsal olarak açılıp genişlemeye çalışalım. Nefes alırken, dış dünyadaki enerjiyi almak ve verirken ise tüm duygu ve düşüncelerimizden kurtulmak. Ciğerlerimiz nefessiz kaldığında, evrendeki kendi benliğimizden daha yüce bir benliğe teslim olmak.  İster yoga asanaları olsun isterse pranayama olsun, yoga pratiğimizde her zaman bir genişleme, derinleşme ve açılma… Sadece böyle bir nefes, başka bir şey değil… 

 
Toplam blog
: 201
: 432
Kayıt tarihi
: 08.05.13
 
 

Uluslararası Yoga Alliance onaylı hatha, vinyasa, yin ve prenatal yoga eğitmeni... Hayata bambaşk..