​ Sadece taraftar / İzmir / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ekim '09

 
Kategori
İzmir
 

Sadece taraftar

Sadece taraftar
 

Pazar günü Tepecikspor karşısında izlediğimiz Göztepe’ yi beğendim dersem yalan söylemiş olurum. Ancak, kötü oynanan bir oyundan sonra üstelik de Sarıyer’in evinde mağlup olduğu bir haftada Göztepe’nin aldığı üç puan çok daha anlamlı hale geldi.


Maçın öncesine gelirsek, son günlerde ülkemizde yaşananları protesto için Göztepeli taraftarların Türk Bayrakları ile stada gelecekleri zaten biliniyordu. Göztepe taraftarı, sadece bir futbol taraftarı olmadığının, aynı zamanda güncel konulara ve ülkesinin sorunlarına duyarlı donanımlı bir grup olduğunun dersini tüm ülkeye bir kez daha verdi.


Gerçekten de maç öncesinde protestolar adresini buldu. Gelgelelim, benim de Milliyet Blog’un değerli yazarlarından Sayın Turgut Çelik’ten öğrendiğim bir haber canımı sıktı. Göztepe Uniforce’ un Atatürk’ün portresi ve üzerinde masumca bir yazı bulunan pankart “ siyasi “ bulunarak stada alınmamış. Hemen Göztepe Uniforce’un internet sitesine girdim ve oradan haberi ayrıntısıyla okudum. Gerçekten saçmalığın daniskası. Bu, ayrı bir yazının konusu olabilir ama merak edenler için http://www.goztepeuniforce.org/v35/ linkinden bilgi alabileceklerini söyleyip hemen maça geçeyim.


Tabii, yine maçtan önce sevgili Çağatay Çağlar’ a geçmiş olsun dileklerimi bildirir ve maç öncesi organ nakli konusunda Göztepeli taraftarların yine gereken duyarlılığı gösterdiklerini ifade etmek isterim.


Maç, oldukça sıkıntılı geçti. Pozisyon namına bir şey yoktu. Mükemmel olan taraftardı.


Özellikle ilk yarıda sahada futbol adına hiçbir şey yoktu. İkinci yarıda biraz hareketlenme oldu gibi gözükse de aslında yine hiçbir şey yoktu.


Sahadaki oyuncuları izlemek bizi rehavete sürükledi. Ancak Teknik Direktör Sayın Erol Azgın’ı izlerken yorulduk. Kendisine ayrılan sınırlar içerisinde bir aşağı bir yukarı maç boyunca koştu durdu. Elbette oyunun içerisinde bir Teknik Direktör olmak güzel bir şey ama, saha kenarında sürekli oyuncuya müdahale etmek, acaba oyuncunun kafasının karışıp kendi kendine düşünmesini engelleyerek hata yapmasına neden olur mu?


Maçın sonlarına doğru yapılan değişikliklerle biraz hareketlenir gibi oldu Göztepe. Haftalardır saç baş yolduran ve Tepecikspor maçında da bir varlık gösteremeyen Hüseyin Kartal’ın doksan dakika oyunda kalmasına isyan ederken o Hüseyin Kartal golü attı.


Biraz da şans golü diyebileceğimiz bu golle öne geçen Göztepe maçın bitmesine de çok az kaldığı için artık galip gibiydi. Ama salkım gibi dökülen hatlar, yenilecek bir gole davetiye çıkartıyordu. Nitekim, uzatma dakikalarında kanımca gayet nizami olan Tepecikspor golü hakem tarafında geçersiz sayıldı. Böylece ilahi el Göztepe’ye “ yürü “ demiş oldu.


Taraftar, oyunculardan daha çok performans gösteriyor. Televizyondan ve internetten canlı yayınlanan bir ikinci lig maçına 4500 biletli seyirci geliyor.


Türkiye’yi geçtik, Dünya ölçütleri ile yarışıyor Göztepe taraftarı. Anlayamadığım ise, ölüyü bile diriltebilecek bu taraftar grubunun oyuncuları diriltememesi. Sorun taraftarda mı? Hayır. Kesinlikle değil. Oyuncuların bu ruha henüz sahip olamamasında.


Yanlış transfer politikasının bir ürünü olarak da maalesef böyle devam edecek. Geçen seneden kalan etkili ayaklar da yenilere uyum sağlayınca Göztepe doğal olarak çok zorlanıyor.


Sarı- kırmızılılar, futbolun gerektirdiği çok basit doğruları öğrenmeli ve uygulamalılar. Bu hafta ligin ikinci yarısı başlıyor. Fethiyespor karşısında kimse tahriklere kapılmamalı. Göztepe de futbolun gayet basit olan doğrularını uygulayarak üç puanı almalı. Çünkü Göz Göz’ ün kaybedecek kredisi kalmadı.

 
Toplam blog
: 1042
: 299
Kayıt tarihi
: 02.03.08
 
 

Yazmak benim için bir tutku, bir yaşam kaynağı. Sadece basit bir hobi olarak açıklanamaz yani. Be..