​ Sağduyu- 1 / İnançlar / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ocak '12

 
Kategori
İnançlar
 

Sağduyu- 1

Sağduyu- 1
 

Baron d'Holbach, Systeme de la Nature


Yaratılışı, uyruğunun zihnini karıştırmaya çok uygun mutlak bir hükümdar ile yönetilen bir ülke var. Bu hükümdar, bilinmek, sevilmek, itaat edilmek istiyor. Ancak hiçbir zaman kendisini göstermiyor ve her şey hakkında edinilebilen bilgiyi kuşkulu kılmaya çalışıyor. Hakimiyet ve saltanatına bağlı kavimler, görünmeyen hükümdarlarının karakteri ve yasaları hakkında sözcülerinin verdiği fikirlerden başka fikirlere sahip değil. Sözcüler bile, hükümdarlarının karakteri ve niyetleri hakkında hiçbir fikre sahip olmadıklarını, bu hükümdara giden yolların geçilmesinin olanaksız olduğunu, niyet ve sıfatının bilinmesinin hiç mümkün olmadığını kabul ediyor. Öte yandan, icra aracı olduklarını söyledikleri efendilerinden çıkan emirler hakkında, bu sözcüler arasında birlik yoktur. İmparatorluğun her ilinde bu emri başka başka ilan ederler. Birbirlerini küçük düşürürler, birbirlerine hileci, sahtekar derler. İlanını görev edindikleri emirler, fermanlar açık değildir. Bu emirler ve fermanlar, uyruğun eğitim ve aydınlanmasına özgüdür, ancak bunlar uyruğun akıl erdiremeyeceği, anlaşılmaz şeylerdir. Gizli hükümdarın yasaları, çevirmenlere, açıklayıcılara muhtaçtır; ancak bunları açıklayanlar, gerçek anlamı hakkında sürekli olarak çekişme halindedir.

Dahası var. Bunlar kendi kendileriyle de uyuşmuş değildir. Gizli hükümdarlarına dair ettikleri söylentilerin tümü bir çelişkiler yumağından başka bir şey değildir, hemen yalanlanmayacak hiçbir kelime söylemezler. Bu gizli hükümdarın son derece iyi olduğunu söylerler; oysa onun isteklerinden, emirlerinden şikayet etmeyen kimse yoktur. Sonsuz hakim olduğu varsayılır; oysa yönetiminde herşey mantığa ve sağduyuya aykırıdır. Adaleti övülür; oysa uyruklarının en iyileri genellikle en az yardım ve iyiliğe erişirler. Her şeyi gördüğü, her yerde hazır ve nazır olduğu temin olunur; oysa, bu hazır ve nazırlığın hiçbir şeye yararı olmaz. Düzen ve doğruluk dostu olduğu söylenir; oysa ülkesinde her şey altüst olmuş, karışıklık içindedir. Her şeyi o yapar; oysa olaylar, ender olarak tasarılarına uygun görünür. Herşeyi önceden görür, ancak hiç bir şeyin olmasına engel olamaz. Kendisine yapılan saldırı ve tecavüze karşı sabır ve tahammülü yoktur; bununla birlikte herkesi kendisine tecavüz edilmeye güçlü kılar. Eserlerindeki bilimselliğe hayranlıkla bakılır, oysa çelişkilerle dolu eserleri kısa ömürlüdür. Sürekli olarak yapmakla, bozmakla, işinden asla memnun kalmaksızın yaptığını onarmakla uğraşır. Her girişiminde, kendi büyüklüğünden ve şanından başka bir amaç yoktur; oysa büyüklüğü ve şanıyla yüceltilmeye hiç ulaşmaz. Yalnızca uyruğunun refahı için çalışır, uyruğu ise çoğunlukla zorunlu ihtiyaçlarından yoksundur. Armağan ve iyiliklerine erişmiş gibi görünenler, genellikle hallerinden en az memnun olanlardır. Bunların hemen tümü, büyüklüğüne hayran olmaktan ve olgun hikmetini yüceltmekten, iyiliğine tapmaktan, adaletinden korkmaktan, asla itaat etmedikleri emirlerine saygı duymaktan ayrılmadıkları hükümdarlarına karşı aralıksız isyan halinde bulunurlar.

Bu ülke dünyadır; bu hükümdar Allah'tır; vekilleri din adamlarıdır; uyruğu insanlardır.

 
Toplam blog
: 14
: 1561
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

İnşaat sektöründe teknik eleman olarak çalıştı ve havaalanı, karayolu üzerine kesin hesap uzmanı ..