- Kategori
- Siyaset
Sağın içinde sol nasıl olur?

Evet cevaplayın?
Memleketim insanı taraf olmayı çok sever. Son yıllarda Türk siyasetinde yaşanan gelişmeler kafaları çok karıştırdı. Artık kimse taraf olamıyor. Sağcı mısın? Yok. Solcu mu? Haşa…
Türkiye’de solcuyum demek; ben dini mini takmam ile eş değer algılanıyor. En azından, az eğitim görmüş, iyi huylu, fazla problem sevmeyen insanım hemen bu yargıya varıyor.
Biz her ne kadar kabul etmek istemesek, bu durumu içimize sindiremesek de, gelenekleri, yargıları çok katı olan bir doğu ülkesiyiz. Ülkemizde sol ideolojinin iddiaları tam bu gerçekler yüzünden tökezliyor. Marks teoremi işçi sınıfı üzerinden yükselme arayışına girerken, Türkiye’de kendisine kanal bulamıyor.
Türkiye’de işçi nüfusun, işçilerin aile fertleriyle beraber hesaplandığında % 80 oranında yaşadığı Karabük ilimizi bu açıdan incelemek, durumu açıklamak açısından çok faydalı olacaktır.
Dünyada böyle bir sosyolojik gerçeğin başka örneği yoktur.
İlin bütün geçim kaynağı Kardemir A.Ş Demir ve Çelik Fabrikası, dolayısı ile çoğu kişi, ağır sanayi işçisi ve sendikalı. İnsan neden sendikalı olur? Çalışma şartları iyileşsin, daha iyi ücret alabilsin diye. İşin doğası gereği işverene ve iktidara muhaliftir. Daha iyi yaşayabilmek için ne yapmalıyız? Hakkımızı nasıl savunalım? Şeklindeki soruları ön plana çıkartır ve bütün bu soru işaretleri onu sol siyaset anlayışına yönlendirir. Sosyal programları iyi olan partiler genellikle bu tür ekonomik yapılanmanın olduğu illerde güçlüdür.
Ama durum Türkiye’de böyle olamıyor.
Devreye başta din olmak üzere başka faktörler giriyor. Dindar kitlelere yönelik söylemleri olan partiler, sosyal programları ön plana çıkaran partilerin önüne çok kolay geçebiliyor. Karabük gibi yoğun işçi nüfusun yaşadığı bir ilde tarihin hiçbir döneminde bir sol partinin seçim kazanamamış olması başka nasıl açıklanabilir? İnsanımız “öteki dünyada halim nice olur? “ u daha çok önemsemektedir. Doğu insanına özgü muhafazakar yapısı her zaman ön plandadır.
Bu aralar birçok yazar-çizer, “bu kadar geçim sıkıntısının yaşandığı bir ülkede nasıl olurda sol söylemi olan, en azından sol olduğunu iddia eden partiler bu kadar desteksiz kalır?” sorusuna cevap bulmaya çalışıyor. “Türkiye’de yoksul kesimlere yönelik söylemler hep sağ partilerden geldi, dolayısı ile sol söylem aslında sağ parti programları içinde gizliydi ve hep iktidarda oldu” diyen de var, “Sol partiler söylemleri zayıf kaldığı için başarısız oldu” diyen de.
Durum böyle olunca din üzerinden kendisine temel bulup büyüyebilmiş bir siyasi parti çıkıp, ben hem sol, hem sağ partiyim diyor ve toplumun en aydın kesimlerinden bile destek alabiliyor.
Türkiye’de ki siyasi hareketleri değerlendirirken Avrupa Ülkelerinde geçerli olan tanımlamaları kullanmak bizleri yanıltıyor. Türkiye’de gerçek anlamda sol parti de yok, sağ parti de, varsa bile marjinal düzeylerde destek bulabiliyor.
Türkiye siyasetini doğru yorumlayabilmek için öncelikle bizim bir Avrupa ülkesi değil, Asya ülkesi olduğumuz gerçeğini unutmamak gerekir. Nüfusumuzun büyük bölümü ya Asyalı, ya da oradan batıya göç etmiş. Hangi Asya ülkesinde, sağlıklı işleyen, sağı-solu belli olan, bir siyasi yapı var ki bizde olsun!