- Kategori
- Sağlık
Sağlık sektörü ve vurgun...
Üzerinde en çok durduğum ve önemsediğim bir konuydu; Sağlık sektörü…
İktidarın yakınlarının özel hastaneleri hakim olsa da sağlık sektörüne, devlet ve özel hastanelerin yanı sıra üniversite hastanelerinde gerçekten çok büyük değişimler yaşanıyor…
Çok özel hastane gerçekten dört yıldızlı otel görünümündeler, kaliteli ve tecrübeli doktorların yanı sıra hemen her an ellerinin altında her türlü alet ve eleman bulunmaktadır…
***
Değişimle birlikte son derece güzel şeyler yapıldı kararlar alındı…
Ancak sağlık Bakanlarının sosyal yaşamın geldiği noktaya bakmaksınız aldığı tek taraflı kararlar yüzünden sağlık personeli büyük sorunlar yaşamaktadır…
Bir kere şu durum son derece garip bir durumdur; tüm doktorlar muayenehanesini kapatsın gelsin hastanelerde görev yapsın, demek…
Çaresiz çok doktor açıkça iktidarın şerrinden ve korkudan kapattı muayenehanesini çekti gitti devletin hastanelerine…
Adana da bir hastanede tam dokuz diş doktoru var ve en az 4.750 TL maaş almaktadır.
Çoğu işe bile gitmemekte devletten habersiz kapattım dediği evden bozma muayenehanesinde hasta karşılamaktadır…
***
Hadi devlet bu insanlara bol keseden ve açıktan maaş veriyor anlıyorum da bu adamların hiç mi vicdanı sızlamıyor ettikleri yeminden hiç mi utanmıyorlar merak ediyorum…
Geçenlerde 10 kasım da bir kurumda konuşmacıydım; orada bir müdürün “doktor” olduğunu öğrendim çok şaşırdım…
Kendisiyle konuşmak istedim, zamanım yok dedi konuşamadık…
Ona onca yıl tıp eğitimi aldıktan sonra uzaktan yakından alakası olmayan bir meslekte müdür” olmak nereden aklınıza geldi, diye soracaktım…
Kısmet olmadı ama kurumun sahibinin yeğeni olduğunu, tam gün yasası çıktıktan sonra personelin başına getirildiğini öğrendim…
***
Herkes beyefendi kadar şanlı değil elbette, son derece zor şartlarda ve cansiperane çalışanları tanıyorum ben…
Oldum olası “doktorlara” büyük sevgim hatta hayranlığım vardır, onları “mucizelerin” anahtarı olarak görürüm hep…
Sağlık sektöründe yapılan güzelliklerin yanı sıra son derece tuhaf olan uygulamalar da var.
Örneğin; Ülkemiz sınırları içerisinde görev yapan asistan hekimler 40 saate yakın süreyle uyumadan hasta bakmaya zorlanmakta ve nöbet ertesi izin hakkı bu genç hekimlere tanınmamaktadır.
Uykusuz ve yorgun doktorlar konsantrasyon bozukluğu yaşamakta ve bu durum ister istemez halk sağlığını tehdit etmektedir.
***
Bir otobüs şoförüne dört saatten fazla araç kullanmaması gerektiğini söyleyen devlet yüzlerce binlerce hastanın sağlığını bu yeni uygulamalar yüzünden kırk saat uykusuz kalan bir hekime emanet etmekten çekinmiyor…
Sokakta sağlıklı veya sağlıksız kim gelirse karşınıza sorun bakalım; Uykusunu almış, zinde ve aktif bir doktora mı muayene olmak istersiniz yoksa 40 saattir uyumayan bir hekime mi, diye…
Bakın bakalım ne cevap alacaksınız yurdum insanından görün…
Bana göre bir gün önce nöbetçi kalan hekimlerin ertesi gün yani yirmi dört saat dinlenmesi gerekmektedir.
Bu hem sağlık bakanlığının hem de Yüksek Öğretim kurumunun sorumluluğundadır.
Hiçbir önlem alınmaz vurdumduymazlık aynen devam ederse inanın “uykusuz” yorgun hekimler ve diğer sağlık personelleri kesinlikle birer “ölüm melekleri” haline gelecekler…
***
Seviyesiz ve yetersiz eğitim düzeni yüzünden “geleceğimiz” ellerimizden alındı, bari sağlığımızı bizlere bırakın ve vazgeçin “seçim” kaygılarınız yüzünden saçma sapan kararlar almaktan…
Lütfen hiç unutmayın “her şey” para her şey “koltuk makam” değildir ve zorla güzellik olmaz der atalarımız hiç duymadınız mı?
Tüm doktorlarımızı ve benim değerli doktor dostlarımı yürekten kutluyorum; hala hiç itiraz etmeden hala çaresizce ama cansiperane çalışmaya devam ettikleri için…
Allah hiç birimizi doktorların eline ve hastanelere “muhtaç” etmesin ama onlarsız da bırakmasın…
Hoşça sağlık ve afiyetle yani “mutluluklarla” kalınız…
Erdoğan ÖZGENÇ