- Kategori
- Güncel
Sahi vicdanımıza ne oldu?

Pazar günü Milliyet gazetesinin başlığında Sırrı Sakık'ın oğlunun ölümü ile igili olarak sosyal medyada yazılan olumlu ve olumsuz, insani veya gayri insani düşünceler den haraketle Vicdanımıza ne oldu başlığı atılmıştı. Bir üniversite porfesörünün görüşlerinede yer verilerek konu ön plana taşınmıştı. Profesör bunu ürkütücü bir akıl tutulması olarak yorumlamıştı.
Konunun siyasi yönü daha ağır basmakta. Elbetteki her ölüm acıdır. Ancak ateş düştüğü yeri yakar sözü bizimdir. Yinede dostumuzun arkadaşımızın tanıdığımızın üzüntüsünüe hafifletecek şekilde davranmak önemli bir insani erdemdir.
Bu gün ülkemizde ancak bir elin parmağı kadar topluma mal olmuş değerli bir kaç insan varki dini dili uyruğu vs gözetilmeksizin toplumsal değerleriyle ön plana çıkacak ve etrafında herkes birleşebilecek. Belkide o kadar bile yoktur. Son yıllarda yaşadığımız ayrıştırma ve ötekileştirme nedeniyle maalesef bu duruma geldik. İnsanların bir birlerine insan olmak nedeniyle bile saygısı ve sevgisi kalmadı.
Yıllarca mecliste ayrımcılıktan bahseden bunu dile getiren şehit cenazeleri yerine terörist cenazelerine giden bir vekilin her kesimden aynı başsağlığı mesajını almasını nasıl bekleyebiliriz. Söz eylem ve davranışları ile insanları ayrıştıran bir kişi gün gelecek kendisi de o ayrıştırmanın bir tarafında kalacaktır. Bu bir vicdansızlık değildir. Kişi istese de vicdanı başsağlığı dilemeyecektir.
Son 10 yılda ülkemizdeki hemen her toplumsal olayda açık ve net bir dille ayrıştırma kutuplaşma ve ötekileştirme yaşanırken bu aydınlar bu basın neredeydi. Bu ayrıştıran kutuplaştıran söz ,eylem ve davranışları gündeme taşıyarak vede prim vererek karşısında duramayarak bu gün gelinen noktaya hizmet ettiler. Doğrudan yana değil güçlüden yana oldular.
Sadece etnik yönü de olan bu olayda değil, bir çok etnik olmayan olayda bile bir çok ayrımcılık , kutuplaşma, vicdani farklılık yaşamadıkmı.?
1. Çok değil daha iki hafta önce şehit olan askerimiz sırf Alevi diyerek cenaze namazını kılmayan bakan ve üst düzey yetkililerin vicdanına ne oldu.?
2.Geçmiş yıllarda kaybettiğimiz Ç.Y.D.D. kurucu ve başkanı Türkan Saylan ölümünden sonra siyasilerin ve güya dini bütün olanların nasıl bir kötüleme kampanyası yaptıklarında vicdanınız nerdeydi.?
3. Cumhuriyetin ilk yıllarına atfen Ne ördün bişey ördüğün yok. Asıl biz demir ağlarla örüyoruz bu ülkeyi dediği açılışta 20 km lik veya 40 km lik metro açılışı ve günümüz imkan ve teknolojileri ile 1923-33 yılları arasını bir tutup eleştiren ve kötüleyen düşünceye karşı vicdanınız nerdeydi.?
4. Sosyal medya da Afyondaki şehitleri önemsemeden 25 şehit neki sana 100 şehit feda olsun başbakan diyen yorumlara karşı vicdanını nerdeydi.?
5. Yıllarca vekillik yaparak T.C. devletinden maaş alan vekillerin T.B.M.M. kürsüsünde ayrı bir devlet kurma niyetiyle bu ülkenin milli maddi ve manevi değerlerine saldıranlara terörist diyemediğinde ülke insanlarını karşı karşıya getirdiğinde vicdanınız neredeydi.?
6. Daha dün bir dernek kuruluşu başkanının toplumsal veya kişisel bir görüşü çerçevesinde toplumsal bir olayın ayrıntılarını bilmek istemesine o kendi işine baksın diyen başbakana karşı vicadınınız nerede.? Afyondaki patlama ile ilgili önce Tarım bakanı sonra enerji bakanı kendi konuları olmamasına rağmen açıklama yapabiliyorken gerçek sorumlu iç işleri veya milli savunma bakanı neden açıklama yapmıyor veyabilgi vermiyor diye sormadığınızda vicdanınız neredeydi.?
7. Bu ülkeye hizmet etmiş başbakan Adnan Menderes in idamını ve itibarını iade etmek için her şeyi yaparken gerçek kurucu ve kurtarıcı Cumhuriyetimizin temellerini atan Atatürk ve arkadaşlarına suçlamalar yöneltildiğinde bu çelişkide vicdanınız neredeydi?
8.Yıllarca bizden veya bizden değil diyerek insanları ikiye ayırarak bir grubun diğre gruba karşı kin ve nefretle bakamasına neden olan bu düşünceye prim verdiğinizde vicdanınız neredeydi.?
9.Futbol takımlarında siyasi partilerde derneklerde ve sanatçılarda toplumsal birlik ve beraberlik yerine ayrıştıran söylemleri ön plana taşıyarak zaman zaman prim vererek bölünen ayrılan kutuplaştıran toplum yatatılırken vicdanınız neredeydi?
10.Bütün milli bayramlarımızın kutlanması konusunda getrilen kısıtlamaların bu ülke insanlarını ikiye bölerek ayrıştırdığını aralarında kin ve nefret duygularının büyüttüğünü bildiğiniz halde bunu konuşamadığınızda vicdanınız neredeydi.?
11. Son iki yılda yapılan bütün kamu sınavlarındaki hırsızlıklar en büyük vicdansızlık değilmi.?
12. Kamu ihalelerinde bir grubu kayırmak veya haksız menfaat sağlayanları korumak en büyük vicdansızlık değilmi.?
Oysa bu ülkede her şey bu ülke insanları için olmalı. Birlik paylaşma beraberce üretmek beraberce eğlenmek beraberce sevinmek,beraberce çalışmak. İnsanımızın breysel özelliklerine değil beraberce bir araya geldiklerinde olan düşünceleri ve eylemlerine bakmak gerekir. Dini, dili farklı olsa da aynı fırında aynı ekmeği pişirebilir, aynı tarlayı sürebilir biri işveren diğer işçi olarak üretebilir. Böyle de olmalı. Oysa dini farklılıkları breysel kalması gereken özellikleri ön plana taşıyarak devletin insanlarını buna göre sınıflandırıp değerlendirmesine ve bir kısmını da değersizleştirmesine göz yumamazsınız. Bu ayrımcılığın diğer gruba veya insanların birbirine karşı kin ve nefretinin artmasına neden olacağını biliyorsunuz.
Bir ölüm olayında bir doğum olayında birlik ve beraberlik içinde olamayan bir birlerine saygı ve anlayış gösteremeyen toplum olduk. Bunun en büyük nedeni bu toplumda ayrımcı politika üreterek insanlarını ayrıştıran ikiye ayırarak diğer gruba haksızlık uygulayan yönetimdir. İdari erkin, siayi ve yönetimsel gücün bir gruba farklı başka bir gruba farklı uygulanması toplumda eşitsizliği adaletsizliği giderek artıracaktır.Nitekim öyle de olmaktadır.
Bu listeyi o kadar uzatabilirizki bir çok olay ayrıştıran insanları ötekileştiren uygulamalarla dolu. Ülke son 10 yılda özellikle hızlanarak bu duruma geldi. Bunda en önemli sorumlu asla ve asla bağımsız olamayan basındır. Basın her dönemde iktidarın sopası altına girmiştir.
Mecliste ettiği yemine sadık kalamayan vekillerin gayri kanuni işlerini ortaya çıkarmak ,doğruyu hakkı ve adaleti savunmak yerine güçlünün yanında olup kendi menfaatlerini düşünerek vicdanımızı yaşatamayız.