​ Sahtekar insanları anlamanın 4 yolu! / İlişkiler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Eylül '15

 
Kategori
İlişkiler
 

Sahtekar insanları anlamanın 4 yolu!

 
Bu yazımda hepimiz başına gelen ve sürekli yanımızda gibi görünüp, arkamızdan konuşanlara ders olması gereken, hatta okullarda ders konusu olarak gösterilebilecek bir yazı yazmak istedim ;)
 
Bu tarz "Asalak" insanların sektörü yok. Her sektörde bunlardan onlarcası var fakat reklamcılık yani tabiri caizse sinema, reklam, tv, basının fazla olduğu sektörlerde biraz daha fazla bulunmakta. Sebebi de başarılı insanların fazla olması ve onların üstünden tanıyorum diye hava atıp, işini bitirmeye çalışan, goygoycu tiplerden ötürü :)
 
1 - KANKA GÖZÜKEN HAYSİYETSİZLER:
Bu tarz "Asalak"lar en çok görünenler arasındadır. Neyin kafasında yaşarlar belli olmaz. Sürekli samimiyim, canım arkadaşım izlenimde olup, arkandan ya salla onu, gereksiz bir tip, zorla görüşüyorum diyen insanlardır. Aslında 24 saat senin yanında olmak için elinden geleni yapıp, senin çevrene girmek için can atan, senin kalbini bir şekilde kazanıp, sonrasında seni tanımayan veya hayranın olan insanlara, ya o aslında öyle değil, yalancının teki, karaktersiz bir insan gibi arkanızdan söylenemeyecek bütün kötü sözleri söyleyen insan türüdür. Bu tarz insanları deşifre etmek için, bir gün birşey yokmuş gibi çağırıp, arkanızdan konuştukları insanlarla yüzleştirip, orada iyi bir ayap verip, arkasından tekmeyi vurup, göndermek en iyisidir. En azından ben öyle yapıyorum :)
 
2 - SOSYAL MEDYALI YETERSİZ KARAKTER SENDORUMU
Dünya'da en çok görünen budur. Sizinle reel hayatta çok samimi olmayan ama internette herşeyinizi beğenen, yorum yapan kişilerdir. Hele ki, hasbel kader bir yerde denk gelip, sizinle bir şekilde foto çektirmişse vay haline:) GEÇMİŞ OLSUN, yeni bir düşmanınız var! Her paylaşımınızda sizden aktif olup, sizi beğenenlere hemen eklemeler atmalar, duvarınızda onlara cevap verin, ben onun arkadaşıyım ifadesi oluşturup, ekleme attığı kişide sizi ortaklarda görüp, kırmayıp ekleyince, yeni bir süreç başlamış olur. Hemen tanışma çabaları, tanışıncada sizin için sevdiğim arkadaşım birtanemdir o, samimiyetimiz üst seviyede deyip, belirli zaman sonra, istediklerini elde edemeklerinde en büyük sizin düşmanınız olup, yüzünüze ve duvarınıza samimiyetin üst yorumları atarken, arkanızdan "KOLPALAMA" seviyesini maksimuma getirmiştir buna inanın! Bunları en iyi anlamanın yolu, şüphe duyduğunuz kişileri bir kaç kez ortak arkadaş sayısına bakın 1-2 hafta sonra bunda gözle görülür bir artış varsa, hemen engelleyip, silin! Silinki, gereksiz yere vızıldayan sivrisinekler, başınızı ağrıtmasın!
 
3 - SOSYAL HAYAT BOZUNTULARI
Aktif bir sosyal eğlence hayatınız varsa, ister istemez gittiğiniz mekanlarda yeni arkadaşlıklar, bağlantılar kuruyorsunuz demektir. Burada sadece mekanlarda gördüğünüz kişiler orada görüştüğünüz kadar samimiyetle sınırlıdır. Fakat, günümüzün artık kartviziti olan sosyal medya hesaplarımıza ekleme atabilirler gayet normal birşey. Fakat, olay bundan sonra başlıyor. Mekanlarda "Merhaba" deyip geçiyorsun, yeri geliyor fotoğraf çekilip atabiliyorsun, böylece ister istemez samimiyet seviyen gelişiyor, ilerde sen bir organizasyon yaptığında onlarda otomatikman geliyor. Ve yanlarında hava atmak için getirdiği insanlara her zaman işte o benim samimi arkadaşım biliyor musun. Çok uğraştı yapmak için vs vs. Tamam bunda ne sorun var? Yok değil mi? HAYIIIIRR! Senin ortamından birilerini tanır tanımaz kan emiciliğine başladı demektir. Anında samimi olmalar, samimi olduktan sonrada kendi yüzünü göstermeye başlıyor! Bakıyor ki, sen ondan öndesin ve insanlar seni sevdiğiyle alakalı yorumlar yapıyor, ilk karın ağrımasında; "hımm, doğru. Tabii tabii, hı hı" gibi sözlerle başlayıp, sonralarda "ya bana göre şu yaptığı çok kötüydü, yakıştıramadım, ya boşver tipinin insanı değilmiş" gibi sözler söyleyip, arkanızdan atıp tutmalara başlıyor. Bunlardan kurtulmanın en güzel yoluysa, bir ortamda tanıştığınız kimseleri, asla kendi ortamınıza sokmamanız gerekmektedir! Ola ki soktunuz, kimle samimi görüntü veriyorsa, o insanı iyi tanımadığınızı sadece merhaba merhaba dediğinizi belirtin ki, Sosyal hayat arkadaşlarınızın bozuntuluklarını baştan önleyin!
 
4 - EN AĞIR MOLOTOF KOKTEYLLİK AMİPLER!
 
Bunlar gerçek hayatında bildiğin molotof kokteyli gibidir. Hemen tutuşur, hemen patlar, hemen söner. Başka bir deyimle, provakatördür. Hani parti mitinglerinde bazı kişiler vardır, insanları gaza getirir, galyana getirip, sonrasında birşey olmamış gibi geri çekilirler ya, aynen onun gibi düşünün. Aranıza sizden biri gibi girerler, baya kaynaşıp, sonrasında diğer kişileri gaza getirirler. Benimde hayatımda böyle insanlar çok fazla var. Her birini deşifre ettikçe, silip gidiyorum:) Bunlara üzülüyorum, söylenecek o kadar fazla laf va rki anlatamam, küfür etsen az kalır, dövsen emeğin boşa gider. Bunlar bir nevi "FARE" gibidirler. Sinsi sinsi, üfleye üfleye:) Bilmiyorlar ki, üstüne bir bassa, Vıccık diye ezileceklerini kemiksizler :) Bu tarz Amipler, sizin huylarını öğrenip, diğer insanlara yalandan kelimelerde katıp anlatıp, sizi herkesin gözünde nefretle bakılan insan yapmanın peşindedir. Sizleyken gayet iyi biri gibi gözüken fakat arkanızdan, sizin için çok özel sır olan şeyleri bile insanlara anlatıp, üstünden prim yapmaya çalışan bir tiplerdir. Halbuki bilmiyorlar ki, güçlü olduğun sürece hata bile yapsan insanlar her zaman güçlünün yanında olmak ister, bu tarz konuşma yapan bir insan daima insanların yanında gözüküp prim yapmaya çalıştığı için, insanlar sadece boş boş dinler ve zamanı gelince ilk onlar şutlar. Düşünsenize, karşınıza "AMİP" ve Fare tipli, herkesin yandaşı olan, rüzgar nereye esse onun arkasından giden birini mi tutup, inanırlar yoksa her zaman bir duruşu olan, çizgileri belli, sektörde iyi ismi olan güçlü birine mi inanırlar :) Sonuç olarak, bu tarz "AMİPİMSİ FARE" olan arkadaşlara yapılacak tek birşey var, peyniri vereceksin yanına çekeceksin, sonra hangi ayağınız kuvvetliyse üstüne öle bir basacaksın ki, ezilmesinin sesini sağır sultan bile duyup, ibret alsın diye...
 
Evet yazımın sonuna geldik. Okurken hepimizin başından bu tarz şeylerin geçtiğini anlamışsınızdır. Fare dediğime bakmayın, bazen bu tarz insanlar Fare gibi olmayabilir tam tersi çok güzel veya yakışıklı karakterli gözüken bir tip de olabilir. Yapmanız gereken yukarıdaki gibi maddelere uymak, gerisi kolay ;) Sözümü çok sevdiğim bir abim olan Koray Aksu'nun sözüyle bitirmek istiyorum; "Deniz Yıldızı Dünya'daki en güzel görünen ve her zaman ihtişamı temsil eden bir canlıdır. Fakat güzelliğinin arkasında çok acı bir gerçek var, Deniz Yıldızlarının Beyinleri yokmuş! Beyinleri olmadığı içinde sadece olduğu yerde duran bir canlıymış..." Anlayan anladı diyorum...
 
Herkese iyi bayramlar...
 
 
Toplam blog
: 17
: 5980
Kayıt tarihi
: 08.01.14
 
 

Tüketici Akademisi tarafından, 2012 yılının sosyal medyanın dahi çocuğu ödülünü almış, Türkiye'ni..