- Kategori
- Kültür - Sanat
Şair Fahri Ersavaş'ın ardından

Eğitimci şair ve yazar Fahri Ersavaş ( 1920- 1 Ekim 2012 )
Mümkün Olsa da
Mümkün olsa da Rabbim
Dönebilsem çocukluğuma
Yine her şeyi pembe görse gözlerim
Her akşam
Mektep dönüşünden sonra
Komşu çocuklarıyla
Sokak aralarında yalınayak koşup
Saklambaç oynasak
ve sonra
Rahmetli Ayşe Ninemin
Çınarlı bahçesienden
Erik düşürsek...
Evet bu dizelerin yazarı veya şairi Fahri Ersavaş şimdi ne yazık ki yok aramızda... O da Bozkırın Tezenesi gönlümün ozanı Neşet Ertaş, A.Rahim Balcıoğlu, Yaşar Faruk İnal, Dr. Tahir Kutsi Makal ,Barış Manço ve yakında kaybettiğimiz Erol Günaydın'ın yanına gitti. O da artık çocukluğuna bir daha dönmesi mümkün değil. Çocuklarla bir daha sokak aralarında oynamayacak. Ve de ninesinin bahçesinden bir daha erik toplamayacak. Düşündüğü çınarağacı da artık çok geğrilerde kaldı...
Şair Fahri Ersavaş, 1920 yılında Sakarya’nın Geyve ilçesinde doğdu. 1934’te Kâzımpaşa İlkokulu’nu, 1942’de de parasız yatılı olarak girdiği Bursa Tophane Endüstri Meslek Lisesi’ni bitirdi. Yüksek öğrenimini Ankara Erkek Meslek Öğretmen Okulu’nda yapıp 1946 yılında mezun oldu. 1954 yılında Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulu’nun bitirme sınavlarına dışarıdan girip diploma aldı. Edremit, Uşak ve Haydarpaşa Endüstri Meslek liselerinde 32 yıl öğretmenlik yaptı. 1977 yılında kendi isteği ile emekli oldu. Ayrıca İstanbul Sultanahmet ve Marmara Akşam Tekniker okulları ile Kasımpaşa Denizcilik Lisesi’nde “Mekanik” dersleri okuttu. 1979–1980 yılları arasında İstanbul Aydınlar Ocağı’nda 1,5 yıl idare müdürlüğü yaptı. 1983’de girdiği Carlo Erba İlaç Fabrikası’nda 1994 yılının sonuna kadar çalıştı. 1 Ekim 2012’de Hakka yürüdü…
Şair Fahri Ersavaş ile yaklaşık 30 yıldan bu yana onun şiirlerini ve yazılarını sanat ve kültür dergilerinde izliyor ve giyaben tanışıyorduk.. En son olarak 8 Mayıs 1998 yılında Kütahya / Simav'da Osman Karaarslan'ın düzenlediği şairler buluşmasında bir araya gelmiştik. Yüz yüze tanışmamız o günlerde oldu... Daha sonra haberleşmamiz ve dostluğumuz devam etti ta ki bir ay önceye kadar . Bir ara Fahri Ersavaş'ı telefonla aradım, zor konuşuyordu. Ağır hasta olduğu belli idi. Daha sonra birkaç kez daha aradım konuşmak mümkün olmadı. İstanbul'da kızının yanında kalıyordu...Vefalı ve hatırnaz bir insandı.
Şiir yazmaya ortaokul sıralarında başladı. Bursa Halkevi’nin 1939’da Atatürk’ün ölümünün birinci, 1940’da Halkevlerinin kuruluşunun onuncu yıldönümü münasebetiyle açtığı, liselerarası şiir yarışmalarında iki birincilik ödülü kazandı. İlk şiiri 1940 yılına Yeni Mecmua’da çıktı. 1941’de Abidin Mümtaz Kısakürek ve Ziya İlhan Zaimoğlu’nun birlikte çıkardıkları, sanat ve edebiyat gazetesi olan Dikmen’in açtığı şiir yarışmasında da üçüncü oldu.
Şiirleri Yeni Mecmua’dan sonra sırayla:
Yedi Gün, Yarım Ay, İstanbul, Dikmen, Varlık, Bayrak, Kaynak, Kalem, Dokuz Eylül, Yeşilay, Doğu, Her Hafta, Millet, Yeşil Ada, Orkun, Aras, Oğuz, Türkeli, Türk Sanatı, Toprak, Ötüken, Türk Dili, Çağrı, Yeni Defne, Gülpınar, Milli Işık, Uyanış ve Teknik Öğretim gibi dergilerde ve birçok seçkilerde yer aldı ve yayımlandı.
Yayımlanmlış kitaplarından bazıları : Kır Çiçeği / şiirler ( 1956 ) , 100. Yıla Şiirler ( 1961 ), Sularda Yüzen Dallar / Şiirler ( 1996 ), Kıbrıs Şiirleri Şiir Antolojisi ( 4. baskı 2005 ), Çanakkale Şiirleri Antoloji ( 2000 ) , bir de Tanzimattan Bugüne Türk Şairleri Antolojisi kitapları yayımlanmıştır.
1961–62 yılları arasında Yeni Körfez gazetesinde başyazar, Yeni İstanbul gazetesinin Kitaplar ve Dergiler sütununda da üç yıl kitap kritikleri ve tanıtma yazıları yazdı. Hayat zorlukları yüzünden şiire uzunca bir ara verdi. En son bana Çanakkale Şiirleri Antolojisi adlı kitabının ikinci baskısını göndermişlerdi.
Fahri Ersavaş, ölünceye kadar Türk şiirine ve Türk kültürüne hizmet etti. 92 yaşında iken aramızdan sessizce elveda etti... Tekrar sevgili şair dostumuz Fahri Ersavaş'a Allah'tan rahmet , ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. Sözümü Türk Dili Dergisi'nde yayımlanan NAZ ETME başlıklı şiirinden üç dörtlükle son vermek istiyorum....
Ey saçları sarı, yeşil gözlü kız
Neden o kaşların hep böyle çatık?
Günlerce peşinden koşturdun beni
Yaklaş bana biraz, naz etme artık
***
Baharından bak şimdi ömrünün
Sevgi ve neşeyle geçmeli günün
Toz pembe rüyadır şu dem gördüğün
Benimse içimde hayaller yıkık
***
Seni sevdiğimi ne olur anla
Her şey yola girer geçen zamanla
Avunurum belki bir hatıranla
Seni görmek bile bahtiyarlık
Fahi Ersavaş
Türk Dili Dergisi , Sayı: 710, Şubat 2011 Ankara