Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Mayıs '13

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
 

Şaka değil; dünyanın ikinci büyük Starwars koleksiyonu

Şaka değil; dünyanın ikinci büyük Starwars koleksiyonu
 

Rahman Altın - Nazan Şara Şatana - Oyuncaklar


Rahman Altın’ın bu gün sizlere:

Kelebeğin Rüyası filminin müziklerini onun yaptığını, yurt içinde ve yurt dışında çok beğenildiğini, müzikten anlayanların ‘işte budur’ dediğini,

Bir çok reklam müziklerini yaptığını,

Türk Sinemasında bir çok filmlerin müziklerinin ona ait olduğunu,


Spiderman ve Starwars'u (blue ray versiyonu) müziklerini de onun yaptığını,

The Pasific filminin tanıtım müziklerinin bir bölümün de ona ait olduğunu,

Bir çok festivallerden ödüller aldığını,

Yakında, ‘Anadolu İle Barıştım’ adındaki projede Türk, Kürt, Ermeni müziklerini harmanlayan, elektronik ve canlı senfonik müzik ve dansla birleştiren büyük bir projeye imza atacağını ve bunun gibi onlarca yaptığı işleri değil, bir başka yönünü yazacağım.

Ben bugün çok başka bir olayı aktaracağım sizlere…

Rahman Altın denilince akıllara onun müzik dehası olduğu geliyor.

Onun yaptığı müziklerle başka âlemlere taşındığınız geliyor.

 

O farklı biri.

O başka biri…

 

Onu tanıdığınız zaman bu farkı anlıyorsunuz. O sizin, bizim gibi değil.

Onun düşünceleri, dünyası, yaşamı farklı…

Yakından tanıyınca anlıyorsunuz, şaşırıyorsunuz.

O başka bir âlemde seyehat eder gibi yaşıyor.

O başka bir dünyadan gelmiş, buralarda misafirmiş gibi hayatını sürdürüyor.

Dedim ya o farklı.

 

Dünyanın ikinci büyük Starwars oyuncakları koleksiyonuna sahip Rahman Altın…

Bu öyle yazılıp geçilecek bir olay değil.

Bu çok uğraşı isteyen, büyük gönül, büyük sabır, büyük yürek ve özetle de sevmek, çok sevmek hatta hastalık derecesinde sevmek gerektiren bir uğraş.

Öyle kolay yapılası, takip edilesi, saklanılası gereken bir durumsa hiç değil…

 

Onun özel bir odası var.

O odaya girmenin şartları var, yapılması gerekenler var. Diyelimki bunları yaptınız içeri girdiniz. İşte başka bir âlemdesiniz. Gözleriniz tarama halinde, neye bakacağını, neyi inceleyeceğini bilmediğinden şaşkın.

Yüzlerce kelimesi yanlış olur detayları sizlere aktarmak için! Binlerce kelimesinin rakamsal boyutunu da hesaplamak zor. Sadece diyebilirim ki, inanılmaz bir koleksiyon, müthiş detaylar, ince, küçük, orta büyük devasa oyuncaklar. Yılları devirmişlerin yanında tazelerinde yer aldığı raflar, masa üstleri, küçük dolaplar, yerler…

 

Rahman Altın farklı derken inanki abartmıyorum.

İleride müze olma olasılığı olan odadan başka; evinde her taraf bir hayli enteresan!

Amerika’daki evini görmedim, söyleyenlerin yalancısıyım orası da burası gibiymiş.

 

Oyuncak sevdası yeni yakalanmış bir hastalığı da değil üstelik. Çocukluğundan beri süre gelen bir alışkanlık. Evinde salonda, girişte ve odalarında boyları bir insan boyundan büyük, yâda küçük, bir sürü oyuncak özel tasarlanmış yerlerde, raflarda sizleri karşılıyor.

İçeri giriyorsunuz ve başka âlemdesiniz.

 

Onun dünya güzeli eşi, Sinem onun kadın kopyası gibi.

Oda hayatın tadına vararak yaşıyor, gülmeyi seviyor en çokta biliyor.

Yapma değil, içtenlikle samimi.

Onlar iki ayrı bedenin tek yüreği olma güzelliğini elde etmişler. Birlikte soluklanıyor gibiler…

 

Sizler için çok resimler çektim.

Birlikte izleyelim.

 

 

Nazan Şara Şatana

 

 

 

 
Toplam blog
: 1731
: 4678
Kayıt tarihi
: 09.12.10
 
 

Turizmci; Genel müdür Yazar ; Romanlar, senaryolar müzikkaller... Sinema filmleri, TV filmleri.....