​ Şamanlık-Michael Harner / Yoga / Meditasyon / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Temmuz '13

 
Kategori
Yoga / Meditasyon
 

Şamanlık-Michael Harner

Şamanlık-Michael Harner
 

Şamanlık


M.Harner

Klasik şaman metotlarının sonuçları şaşır­tıcı bir hızla ortaya çıkar. Pek çok kişi, uzun yıllar süren de­rin meditasyonlar, dualar ya da ilahilerle elde edilen sonuç­ları, şaman metotlarını birkaç saat uygulayarak elde edebi­lir. Sadece bu bile, sürekli koşuşturup duran günümüz insa­nına şamanizmin ne kadar uygun olduğunun bir göstergesi­dir, tıpkı hayatta kalmak için bütün gün çalışmak zorunda kalan Eskimoların akşam olduğunda Şaman metot­larını uygulayabilmeleri gibi...

Şamanizme dönüşte bir başka faktör, insan sağlığının iyileştirilmesine ve bakımına yardımcı olmak için aklın aktif olarak kullanımına yönelen holistik sağlığın son zamanlar­daki ilerleyişidir. Holistik sağlık alanında Yeni Çağ uygula­malarının pek çoğu, bir zamanlar kabileler ve eski halkların çok iyi bildiği metotları yeniden keşfetmeyi içeriyor. Bu es­ki bilgiyi somutlaştıran bir sistem olan Şamanizm, ister fizik­sel olsun ister zihinsel veya ruhsal, tüm sağlık sorunlarına yeni çözümler arayanların gittikçe daha çok dikkatini çeki­yor.

Şamanizmde, bilinç düzeyinin değişimi, stres azaltma, zihinde canlandırma, pozitif düşünme ve olağandışı kaynak­lardan yardım alma gibi uzun süre kullanılan bazı teknikler günümüz holistik uygulamalarında çokça kullanılmaktadır,

Şamanizme böylesine istek duyulmasının diğer bir önem­li nedeni ise şamanizmin ruhani bir çevrebilim olmasıdır. Bugün tüm dünyada bir çevre krizi yaşanıyor. Yeryüzündeki diğer canlılara ve üzerinde yaşadığımız bu gezegene saygı duymak ve onlarla iletişim kurmak. Şa­manizm, Doğaya sıradan bir ibadet şekli değil, atalarımızda var olan, fakat bizlerin kaybettiği o muazzam ruhani güç ile Yeryüzü bahçemizin güzelliğinin arasındaki bağı yeniden di­rilten iki taraflı bir ruhani iletişimdir. Şamanizmin saygın bil­ginleri, şamanların hayvanlarla konuşan son insanlar olduk­larını işaret ediyor. Gerçekten de, onların bitkiler, dereler, hava ve kayalann dahil olduğu Doğa ile konuşabilen son insan­lar olduklarını söylemeliyim. Avlanan ve yiyeceğini tabiattan sağlayan atalarımız yaşadıkları çevrenin ölüm ve yaşamın gücünü elinde tuttuğunu fark etmişler ve hayatta kalmak için böyle bir iletişimin gerekliliğini dikkate almışlardı.

 
Toplam blog
: 191
: 1283
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

Başlangıçta sadece su ve onun üzerinde salınıp duran sis mevcuttu.  Baba Apsu ortaya çıktı ve tat..