- Kategori
- Şiir
Samimi bir pişmanlık.

Tövbe kapısı her an açıktır.Sen yeterki çalmak için kapısına git.
Ararım ızdırap içinde tutunacak bir dal, bir el
Çırpınışların ummanında saracak bir yürek bir el
Gönülleri coşturacak bir yel, bir el
Gönüllere fer olacak sarılacak bir bel
Aranacak tek şey Âlemlerin Rabbi Allah tır
Ve Resulü Rahmetellil âlemindir
Gönüllere fer olacak sarılacak bir bel
Bilirim bu Rahmetellil Âlemindir gel
Onun pak semtine muhakkak halı kilim serde gel
Tertemiz iklimine huzur ile gir
Beşeriyet olarak onu iyi tanıyamadık gel gönlüne gir
Onun ilahi Aşkın küllerinde yanan kalbinin küllerinde hayat var bil
En zifiri karanlık gecemin karanlığında
Anladım ki yapılması gereken terk edip gitmemekmiş
Yüce Allah ile beraber olmak varmış
Tövbe etmek varmış nur, nur
Düşerken günah düşlerimde çığlık, çığlık,
Feryadın günahın uçurumlarına düşerken bir yetim gibi
Yaramaz bir çocuğun korkusunda düşerken günah çukuruna
Çaresizliğin zindanlarında, ızdırap çeken yüreğimin İle
Düşerken uçurumda kanatlandı yüreğim nur, nur tövbenin iklimine
Yükselirken ruhum gökyüzüne takıldı rüzgârın kanadında tövbenin muştusuna
İlmik, ilmik çaresizliğimce çığlık, çığlık ölüm kokusu ile düşer iken günahım ile
Tövbe ateşinde kurtaran
Soğuk bir buz gibi takıldı kaldı ruhuma rüzgârın kanadında tövbenin melek kanadı
Bildiğim bu kadar belki az biliyorumdur
Allah affetsin
Birazda bilenlerin sözlerine yer verelim
Kulak verelim aşk ile şevk ile
Buyurun
Samimi bir pişmanlığı kalbinde hisseden kişi,(1)
Hayatının kendisine bağışlanan
Ondan sonraki bölümünü Allah'ın rızasına
Uygun olarak yaşar ve Allah'ı bağışlayan
Ve esirgeyen olarak bulmayı umar ümit ile
Şartlar değiştiğinde ve kendisine yeni bir fırsat bilir şevk ile
Tanındığında asla eski tutumuna geri dönmez yok olma korkusu ile
Çünkü böyle bir nankörlüğün,
Allah'ın, ayetlerinde belirttiği gibi,
Kendi aleyhine olacağını bilir tövbenin mutluluğu ile.
İnsan dünyada zaman, zaman maddi-manevi
Çeşitli acı ve sıkıntılarla karşılaşır ızdırap ile
Ancak bunlar arasında öyle bir his vardır ki
Bu, belki de hiçbir fiziksel acı ile
Kıyaslanamayacak kadar şiddetlidir.
İnsanın ruhunda büyük bir sıkıntı oluşturur
Bahsettiğimiz bu his, "pişmanlıktır, duyulan ve hissedilen
Ancak pişmanlığın iki farklı şekli vardır ki
Allah'a iman eden insanların yaşadıkları pişmanlık ile
Yukarıda tarif ettiğimiz ve inkârcı insanların
Yaşadıkları pişmanlık birbirlerinden son derece farklıdır biline
Müminler her olayın Allah'ın bilgisi ve izniyle gerçekleştiğini, bilir imanı ile
Başlarına ne gelirse gelsin Allah'ın dilemesiyle olduğunu bilir imanı ile
Kesin olarak bilen insanlardır.
Bu yüzden de en önemli özelliklerinden
Biri tevekküllü oluşlarıdır bilir iman ile
İnanan bir insan zorlukla da karşılaşsa,
Çok rahat bir ortamda da bulunsa,
Hiç yapmak istemediği bir hatayı da işlese tevekküllü davranır
Bilir imanı ile
Eğer hatalı bir tavır gösterdiyse hemen tövbe eder
İman ile imanı ile
Ve Allah'ın kendisini bağışlayacağını umar bilir imanı ile
Bu yüzden de yaşamı boyunca sıkıntılı
Ve uzun süreli bir pişmanlık hissine kapılmaz bilir imanı ile
Müminin hissettiği pişmanlık, onu, hatalarını düzeltmeye,
Tövbe ederek böyle bir tavrı bir daha tekrarlamamaya yöneltir bilir imanı ile
Yani kendisini düzeltmesine, eksikliklerini tamamlamasına
Vesile olur ama asla sıkıntılı, olumsuz bir ruh haline sokmaz,
Şevkini, heyecanını, imanı coşkusunu azaltmaz,
Vesvese ve bunalıma sürüklemez,
Hayatında şeytanı kovar Rahmanın izni ile
Allah'a iman etmeyen insanların yaşadıkları pişmanlık
Duygusu ise son derece sıkıntılı ve kalıcıdır, acıdır
Tevekküllü olmadıkları, için karşılaştıkları zorluklarda,
Yaptıkları bir hatada müthiş bir iç sıkıntısı yaşarlar.
Hayatları boyunca pek çok olayda "keşke" kelimesini kullanırlar;
"keşke yapmasaydım", "keşke söylemeseydim", "keşke gitmeseydim"…
AHİRETTEKİ PİŞMANLIK
Ancak bundan daha önemli bir konu vardır ki,
Dünyadayken yaşadıkları bu sıkıntılı pişmanlıktan
Çok daha büyüğü ahirette karşılarına çıkacaktır.
Dünyada iken dinden uzak yaşayan insanlar,
Ahirette dünyada geçirdikleri
Her dakikanın an, an pişmanlığını duyacaklardır.
Çünkü dünyada çoğu defa uyarılmış,
Doğru yola davet edilmişlerdir.
Kendilerine verilen süre içerisinde
Düşünebilecekleri ve doğruyu bulabilecekleri
Çok fazla zamanları olmuştur.
Ancak bu anları hep göz ardı etmiş,
Uyarıldıklarında dinlememiş
Ve dünya hayatının hiç son bulmayacağı
Gibi bir hisse kapılarak
Ahireti unutmuşlardır.
Ne var ki, cehennem ile karşılaştıklarında
Artık geri dönüp telafi etme imkânı bulamayacaklardır.
İnsan hayati bir tehlike ile yüz yüze geldiği zaman, vicdanı,
Şaşırtıcı bir hızla her şeyin muhasebesini yapmaya başlar.
Dünyada geçirdiği ömrünü ve bu süre içinde
Yaptığı işleri bir, bir değerlendirir.
Eğer bu kişi dünyada iyi işler yapmamış,
Allah'ın dinine uymamış bir kişi ise,
O an içini büyük bir pişmanlık kaplar.
Çünkü dünyadaki yaşamı boyunca hiç
Düşünmediği gerçekler, bir anda
Tüm açıklığıyla gözünün önünde beliriverir.
Belki de hayatında ilk defa,
Ölümün gerçekte çok yakın
Olduğunun farkına varır.
Dünyadayken cenneti hak
Edecek bir yaşam sürmediğini
Ve yaşadığı pişmanlık hissinin de
Bundan kaynaklandığını düşünüp anlar.
Allah'a karşı gösterdiği nankörlüğü fark etmiştir
Ve bu tavrının karşılıksız kalmayacağını da
Vicdanıyla çok iyi hissedebilmektedir.
O ana kadar hiç yaşamadığı yoğun bir korku içini kaplar.
İçinde bulunduğu durumdan kendisini yalnızca
Allah'ın kurtarabileceğini anlar.
Eğer kurtulursa artık bundan sonra bu
Yaşadıklarını kesinlikle hiç unutmayacağına,
Allah'a çok şükredeceğine
Ve hayatının geri kalan kısmını bu gerçeklere göre
Düzenleyeceğine dair sözler verir.
O anki tehlikeden kurtulabilmek
İçin yalvara, yalvara Allah'a dua eder
Yeter ki kurtulsun ve eline bir daha yaşama fırsatı geçsin...
NANKÖRLÜĞÜN FARKINA VARMAK
Ama çoğu insan, içinde bulunduğu tehlikeyi atlattıktan sonra,
Allah'a verdiği sözüne sadık kalmaz.
Allah'ın kendisini kurtarması
İle birlikte bir anda eski ruh haline geri döner.
Duyduğu pişmanlık ve teslimiyet,
Yerini bir anda eski nankörlüğüne bırakır.
Ölümle burun buruna geldiğinde
Düşündüğü ve farkına vardığı gerçekleri
Bir anda unutur.
Tehlikeyi atlatmanın verdiği güven içinde,
Sanki Allah'a dua eden ve o pişmanlığı yaşayan
Kendisi değilmiş gibi
Allah’tan da yüz çevirir.
Eski yaşamına kaldığı yerden,
Belki de dünyaya daha da bağlanarak devam eder.
İnsanlar, bir sıkıntıyla karşılaştıkları an Allah'a yönelirler.
Ancak tehlikeden kurtulduktan sonra bir anda
Allah'a verdikleri sözü unutarak nankörlük ederler.
Buradan da anlaşılmaktadır ki, yaşadıkları pişmanlık,
Tehlike anındaki çaresizliklerinden kaynaklanmaktadır.
GERÇEK PİŞMANLIK
Oysa en başta da belirttiğimiz gibi inanan insanlara has,
Fayda getiren pişmanlık böyle değildir.
Gerçek pişmanlık, bir anda unutulmayan,
İnsanı harekete geçiren,
Hatta kimi zaman insanda köklü
Değişiklikler meydana getirebilen bir duygudur.
Samimi bir pişmanlığı kalbinde hisseden kişi,
Hayatının kendisine bağışlanan ondan sonraki bölümünü
Allah'ın rızasına uygun olarak yaşar
Ve Allah'ı bağışlayan ve esirgeyen olarak bulmayı umar.
Şartlar değiştiğinde ve kendisine yeni bir fırsat
Tanındığında asla eski tutumuna geri dönmez.
Çünkü böyle bir nankörlüğün,
Allah'ın, ayetlerinde belirttiği gibi,
Kendi aleyhine olacağını bilir.
İnsanın bunları düşünmesi ve doğru bir karar
Alması için mutlaka
Tehlike içinde olması gerekmez.
Hatta böyle bir tehlikeyle karşı karşıya olmadığı
İçin kimse aldanmamalıdır.
Bugün böyle bir duruma hiç düşmeyeceğini düşünen bir insan,
Belki çok yakın bir zamanda benzeri bir olay yaşayacaktır.
Veya belki de hayatının sonuna kadar böyle bir olayla karşılaşmayacaktır.
Ama kesin olan bir şey vardır ki,
Kendisi için takdir edilen ölüm anı gelip çattığında,
Bir anda ölüm meleklerini yanında bulacaktır.
Ve ölümün gerçekliğini gördüğü anda,
Eğer Allah'ın rızasına uygun bir yaşam
Sürdürmediyse mutlaka pişmanlığını
Hissedeceği şeyler olacaktır.
İşte bu pişmanlıkla dünyada da,
Ahirette de sonsuza kadar karşılaşmamak için yapılacak tek şey,
Allah'a yönelmek, O'ndan korkup sakınmak,
O'nun Kuran'da bildirdiği emirlerini yerine getirmektir.
Ölüm çok yakındır.
O halde insan, yapacaklarını hiçbir şekilde ertelememeli,
Aldığı samimi kararları da sabır ve irade göstererek
Uygulamaya geçirmelidir.
Allah'a olan yakınlık ve samimiyetinin ölçüsü ise,
Çaresizlik ve tehlike anında
Allah'a katıksızca yönelip dönen bir kimsenin
Eriştiği yakınlık ve samimiyet derecesinde olmalıdır.
Bu yakınlık ve samimiyeti de geri kalan tüm hayatı boyunca sürdürmelidir.
İman ile imanı ile (1)
1- http://kuranvebilim.com/html2/karisik/pisman_olmadan_once.html