​ Samizdat okumaları... / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mayıs '12

 
Kategori
Güncel
 

Samizdat okumaları...

Samizdat okumaları...
 

Odatv davası olarak kamuoyunun yakından bilindiği davada sanık olarak yer alan Soner Yalçın’ın “SAMİZDAT Hakikatlere Dayanacak Gücünüz Var mı” adıyla yayımladığı kitabı okuyorum.

 

Medyada kitabı alıp bir solukta okuduktan sonra yazılmış izlenimlerini paylaşan yazarları okuduktan sonra kitaba olan ilgim daha da arttı, bulduğum ilk fırsatta alıp bende okumaya başladım.

 

Kitabı okumaya koyulacak okurları baştan uyarmalıyım; Ergenekon/Balyoz vb. davalara dayanak yapılan deliller konusunda yaşayacağınız şok’a baştan hazırlıklı olun. Davaların dayanaklarını oluşturan el bombası sayılarından CD sayıları, CD’lerin içerikleri, kroki vb. üzerine oluşan karmaşa/kuşkular ve dava süreçlerinde yaşananlar “Bu kadarda olmaz!” diyebileceğiniz süreçler içeriyor.

 

Medyada insanları peşinen “suçlu” ilan eden yayınlar, sözümona “gazeteci” kisvesine bürünmüş sadece servis edilenleri yazan “kalemşörler”, “misyon gazetesi/gazeteciliği” diye özetleyebileceğimiz vicdanı bir tarafa bırakıp gerçeğin peşine düşmeyenleri, zamanın ruhuna uyanları deşifre eden Soner Yalçın,  okura adeta kitabın her satırında şok yaşatıyor.

 

Kitaptan aynen aldığım bazı bölümler: “Ergenekon yapılanmasının bir hücresi” denen “Küre/sauna” operasyonu 18 Şubat 2006 günü Ankara’da yapıldı.11kişi gözaltına alındı. Sanıklar “kişisel verileri kaydetmek”le suçlandı. Bakan ve milletvekilleri “suikast amacıyla” tek tek “fişlenmiş”lerdi.”Çıplak görüntüleri”de vardı! “Sabatojdan taarruza kadar bir dizi eylem planının yer aldığı, 68 CD” ele geçirilmişti.”Eylem ve infaz listesinin bulunduğu CD de Yüzbaşı Nuri Bozkır’ın elindeydi”. Eh bu kadar “malzeme” olurda kroki olmaz mı?! O da vardı! “Avrupa’nın ikinci büyük garnizonu olarak bilinen Etimesgut’a yönelik krokili, görüntülü ihtilal ve işgal senaryoları” da ortaya çıkarılmıştı!..Bu davada hiç tutuklu sanık kalmadı.Dava, Ankara’da devam ediyor.Başbakan Erdoğan’ın milletvekili adaylığını önce memnuniyetle karşıladığı, İbrahim Tatlıses de bu davadan yargılanıyor!”

***

“İşçi Partisi Genel Merkezi’nde 21 Mart 2008’da arama yapıldı; aramada Nusret Sanem’e ait Yargıtay krokisi bulunduğu iddia edildi. Ancak Taraf  gazetesinde yayımlanan bu krokinin 13 Mart 2008 tarihinde Taraf gazetesi Ankara bürosundan Taraf gazetesi İstanbul bürosuna fakslandığı ortaya çıktı! Ne karışık işler dönüyordu;Taraf’ın kirli yayınları ile bu tuhaflıkların ne kadar ilgisi vardı. Kroki elinde varsa niye, 24Mart’ta “İşçi Partisi’nde Yargıtay’a suikast krokisi bulundu” diye manşet attınız? Nusret Sanem bunu ispat etti, tahliye oldu ama bu tam 2,5 yıl sürdü.”

***

“Ergenekon davasında tutuklu  Levent Göktaş… emekli olduktan sonra avukatlık yapmaya başladı; Ergenekon soruşturması kapsamında 7 Ocak 2009 tarihinde bürosunda arama yapıldı ve aynı gün gözaltına alındı. …63 adet CD ve DVD bulundu. Ergenekon davasının en önemli delillerinden biri sayılan “51 nolu DVD”, büroda avukatlık yapan Özge Evci’nin masasının üzerinde bulundu. Polis onca materyal arasında delili neredeyse eliyle koymuş gibi hemen buldu. Mühürlü torba 8 Ocak’ta saat 23.55’te açıldı, aynı gün 63 DVD içinde polis 51 no’lu DVD’yle ilgili 26 sayfalık rapor yazdı. Bir gün içinde bu ne hız! Bu beceriyi görünce şaşıracaksınız, sonra anlayacaksınız…

Levent Göktaş 51 no’lu DVD’nin kendisine ait olmadığını, üzerinde parmak izi tespiti yapılmasını istedi. Talebi on ay sonra yerine getirildi.Medya zaten çoktan istediğini almıştı..

10 kasım 2009’da Silivri İlçe Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Grup Amirliği DVD’yi inceledi;”DVD üzerinde kısmi çatlak bulunduğu görülmüştür…

Avukatlara bile  “Çok önemli delildir, gizlidir” diye verilmeyen DVD nasıl olduysa adli emanette kırılıvermişti…

…Sonuçta 51 no’lu DVD’nin bir kopyasının poliste olduğu ortaya çıktı.TÜBİTAK(bilirkişi Dr.Hayrettin Bahşi) raporuna göre bu DVD’nin kopyası 31 Aralık 2008’de, saat 17.40’ta alınmıştı. Yani polisler daha DVD’yi ele geçirmeden 7 gün evvel DVD’nin kopyasını almışlardı… Eh tabi DVD’de parmak izi yoktu!

 

Levet Göktaş’ın Avukatı Serdar Öztürk’ün medyaya yaptığı açıklamalara göre, 51 no’lu DVD’yi oluşturan ve büroya koyan polis ismen tespit edilip(Komiser S.Ş), İçişleri Bakanlığı’na bildirilmişti.

Ve… Bundan sonrası daha şaşırtıcı: Avukat Serdar Öztürk, bu başvuruları ve açıklamaları sonrasında aynen müvekkili Levent Göktaş gibi, bürosunda yapılan aramada “İrtica İle Mücadele Eylem Planı” bulunduğu iddiasıyla 7 Haziran 2009’da tutuklandı. O da Silivri’de şimdi. Levent Göktaş ile birlikte…”

***

“Polis, İşçi Partisi Genel Merkezi’nde yapılan aramada 1047 adet CD aldı.

Arama 21 Mart 2008 gece yarısına kadar sürdü.

El konulan belgeler 22Mart 2008’de İstanbul’a ulaştırıldı.

Doğu Perinçek’in 23 Mart 2008’de başlayan sorgusunda, 1047 adet kaset ve CD içinden sadece dört CD’deki bilgi ve belgeler soruldu.

Peki, 1047 adet kaset ve CD bu kadar kısa sürede nasıl incelendi, hemen suç unsuru olan bu CD’ler nasıl bulunuverdi?”

…23 Ocak 2011’ tarihli Silivri’deki duruşmada Doğu Perinçek isyan etti: Polisin yaptığı arama tutanağında olmayan, sekreter masasının üzerinde bulundu diye uydurulan o dört tane yoğun diskten bizi sorumlu tutmaya kalktınız. Ama biz şunu da ispatladık. Bizzat Savcı Mehmet Ali Pekgüzel’in el yazısıyla bu yoğun diskler torbaya konmuştur. Kim koydu onu oraya, arama tutanaklarında olmayan, bulunamayan tüm 1078 belgenin dışında oraya o torbaya kim koydu? Ben bunu savunmamda söylediğim zaman Savcı Mehmet Ali Pekgüzel ses çıkarmadı. Sustu. “Bu benimdir “diyemedi. Ne zaman bir buçuk ay sonra Nusret Senem dedi ki:” Bu el yazısını araştırın. Suçludur bu. Bu el yazısının sahibi suçludur. Torbanın içine yoğun disk atmıştır. Araştırın” deyince bir buçuk ay susan Mehmet Ali Pekgüzel, ertesi gün yüzü kıpkırmızı, efendim, sehven.”Sehven” ne demek, sehven ne demek? Bu davada her şey sehven. Her şey yanlış. Kendisi el yazısının ona ait olduğunu itiraf etti. Bu suç değil mi? Dava dosyasına bir savcının delil imal edip atması suç değil mi?...”

***

Soner Yalçın’ın “SAMİZDAT Hakikatlere Dayanacak Gücünüz Var mı” kitabından ilk elli sayfada yer alan bazı bölümleri okudunuz. Bugün Radikal’de Akif Beki’de Çetin Doğan’ın yazdığı mektuptan söz ettikten sonra yazısını “Çetin Doğan’ın iddiaları yenilir, yutulur cinsten değil. Suç takibinde laçkalık ve laubalilik alametleri çoğaldı, hatta tahammülü aştı. Daha geç olmadan, sahte delil kuşkularının süratle izalesine ihtiyaç var. Sahtecilik isnatlarında, yarın öbür gün, adalet müessesemizi mahcup edecek bir rezillikle karşılaşmayız umarım.” diye bitiriyor.

 

Görüşmek üzere.

 

 

 

 

 

 

 

 
Toplam blog
: 1114
: 827
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..