- Kategori
- Seçim
Sandık

"Dokuz yılda terör meselesini çözemedim, 13 Haziran'dan sonra çözeceğim.. Demokrasinin gereği olan vatandaş'ın yaşam standardı çıtasını dokuz yılda yükseltemedim, 13 Haziran'dan sonra yükselteceğim.. Dokuz yılda iş-aş meselesini çözemedim, 13 Haziran'dan sonra çözeceğim.." diyen Başbakan'ın sözlerine inanıyorsanız, pazar günü seçim sandığında önünüze gelecek olan Ak Parti'nin ampül amblemli seçeneğin altına "evet" tercihinizi yapınız..
Dokuz yıl, ortalama üçbin gün yapıyor.. Üçbin gün önce terör neredeyse sıfır noktasındayken, bugünkü tabloya bakınız... Esnafsanız, çiftçiyseniz, memursanız, işçiyseniz üçbin gün öncenize bakınız, bir de bugününüzü değerlendiriniz. Yaşam standardınızda bir değişim hissedebiliyor musunuz? Tatilinizi istediğiniz şekilde yapabiliyor musunuz? İstediğiniz giysiyi alabiliyor musunuz? Çocuklarınıza istediklerini rahatca satın alabiliyor musunuz? Elektrik-su-telefon faturalarınızı kolaylıkla ödeyebiliyor musunuz?
Eğer bu sorularıma "evet" cevabını verebiliyorsanız, pazar günü seçim sandığına gidiniz ve oyunuzu Ak Parti'den yana kullanınız.
"Hayır, dokuz yılda yaşam standardımda hiç bir değişim olmadı, hatta standardımda düşüş olduğunu hissediyorum ve de dokuz yılda insana ve topluma dair somut bir gelişme gösteremeyen bir iktidarın 13 Haziran sonrasında da bir gelişme gösteremeyeceğine inanıyorum" diyorsanız sandığa gitmenize gerek yoktur..
Oy kullanmak ne kadar Demokratik bir hak ise, sandığa gitmemek de tıpkı susma hakkı özgürlüğü gibi Demokratik haktır..