- Kategori
- Güncel
Şanslı Nesil...

Dünyaya ot gibi gelip, ot gibi gidenlerin dışında (1. Boyut) yaşam, yaşananları ile birlikte bir şans, bir nimettir. İnsanlar yakın geçmişlerini hatırlarlar. Hatta bu günkü yaşamlarını yakın geçmişlerinden aldıkları ilhamla yapılandırırlar. O yakın geçmiş onlar için ileri atlama platformu gibidir.
Yirminci yüzyılın ortalarında dünyaya gelen bizler bu anlamda son derece şanslı insanlarız. Acısı ile, tatlısı ile; mutlusu ile, mutsuzu ile gerek kendi hayatımızda gerekse dünyanın yaşamında dudak uçuklatan bir çok gelişmeyi yaşadık.
Tatlı neyse de, acının nesi şans diyebilirsiniz. İnsanların evrimi için tatlı kadar acı olayların da yaşanması, en azından kendimizde değilse bile başkasındakinden ibret alarak genlerimize işlenmesi gerekir. Değilse başta altını çizdiğim gibi ot gelir, ot gideriz. İnsan olarak doğmuş olmamızın hiç kıymeti kalmaz.
Bizim nesil neler gördü neler. İlkokulda ilk yolcu uçaklarının sefere çıkması öğretmenimiz tarafından çok yeni bir olay olarak anlatılırdı. Günümüzde uzay gemilerinin öncüsü olduğuna inandığımız uçaklarla insanlar uzayın derinliklerinde cirit atıyor.
İkinci dünya savaşında atılan ilk atom bombası savaşı bitirmiş, bir tarafı galip getirirken dünyanın diğer yanını acıya boğmuştu. Bugün o atom bombalarının binlerce kat güçlüsü bir çok ülkenin elinde var.
İki katlı bir bina büyüklüğündeki hesap makinelerinin resimleri daha hala belleğimizde. Bu gün hesap makinesi yaklaşık sıfır yer işgal ediyor diğer cihazların içinde. Ya televizyonlar, bilgisayarlar? Artık savaşları bile canlı yayında tüm dünya izliyor.
Bütün bunları ve daha nicelerini bizim çocukluk yıllarımızda biri söyleseydi adamı deli diye hastaneye kapatırlardı.
Sonuç olarak bizler insan ırkının son varoluş döneminden beri kaydettiği gelişmenin çok daha fazlasını bir ömre sığdırdık. Tabii bunun içinde hoş olamayan bir çok yanlışı da birlikte yaşadık. Ama çirkinler olmasa güzellerin kıymeti nasıl bilinirdi ki?
Şanslı nesiliz vesselam.