- Kategori
- Kültür - Sanat
Sansür Bakanlığı
Ozanımız Aşık Veysel’in, (eğer zahmet edip dinlediyseniz) Atatürk’ün ardından yazdığı “Atatürk’e Ağıt” adlı eserini bilirsiniz.
Bilmiyorsanız mutlaka dinlemenizi ve Veysel’in, yüreklerde ‘cız’ lamaya neden olacak haykırışını hissetmenizi öneriyorum.
Fakat sakın bir hata yapıp şiirin sözlerini Kültür Bakanlığı‘nın sitesinden filan okumayın.
Ozanın yıllar önce, o an ki ruhaniyetle söylemiş olduğu “Atatürk’e Ağıt”, ki bakanlığın sitesinde sadece “Ağıt” olarak geçmekte, Veysel’in maneviyatı hiçe sayılarak değiştirilmiş, kıt’aları kaldırılmış, ‘sakıncalı bulunmuş’, şiire takla attırılarak bazı kıt’aların yerleri değiştirilmiş.
Atatürk’ün övüldüğü, hatta Büyük İskender ve Zülkarneyn ile kıyaslandığı iki kıt’a, bakanlığın sitesinde yer almamış, şiirden ‘sökülüp atılmış’.
Bakanlığın sitesinde yer ‘almayan’ o iki kıt’a şöyledir;
Şüphesiz bu dünya fani,
Tanrının aslanı hani,
İnsi cini cemi mahluk,
Hepisi birden ağladı.
İskender-i Zülkarneyin,
Çalışmadı bunca leyin,
Her millet Atatürk deyin,
Cemiyeti akvam ağladı.
Şimdi, Aşık Veysel Hz. Ali‘yi bilmiyor muydu?
İskender’i bilmiyor muydu?
Zülkarneyn’i bilmiyor muydu?
Elbette biliyordu.
Atatürk’ün, bir milleti adeta yoktan var ettiğini, yepyeni ve pırıl pırıl bir ulus devlet kurduğunu da çok iyi biliyordu.
Veysel’in bilgi derinliğini ortaya çıkaran bu iki kıt’a, ne yazık ki bakanlık tarafından sakıncalı bulunmuş ve şiirden ‘atılmıştır’.
Aynı düşüncenin, Mehmet Akif Ersoy‘un “Çanakkale Şehitlerine” isimli şiirinde, Çanakkale’de savaşan Mehmetçiği, “Bedrin aslanları ancak bu kadar şanlı idi.” şeklinde tasvir etmesine de karşı çıktığını biliyoruz.
Umarım Veysel’in şiiri gibi, yazının başlığından dolayı beni de ‘sakıncalı’ bulmazlar.
Neyse.
Lafı dolandırmanın anlamı yok.
Ne demeli bilmiyorum.
Acaba hangisi suçlu.
Mustafa Kemal mi, Aşık Veysel mi, Veysel’in şiirine kafalarına göre müdahale edenler mi…
Taktir sizin.
*