​ Sansüre internette de hayır / Blog / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Temmuz '08

 
Kategori
Blog
 

Sansüre internette de hayır

Sansüre internette de hayır
 

“Yazılarımı beğenmeyen, ya da fikirlerime katılmayan arkadaşlar.

Zahmet edip yazılarımı yorumlamayın.

Yorum kolay hazırlanmıyor.

Bazıları blog yazmak kadar emek istiyor.

Benim zamanım kıymetli, sizlerinki de öyledir mutlaka.

O nedenle vazgeçin bana yorum yazmaktan.

Yayınlamayacağım çünkü.

Ha diyeceksiniz ki; madem öyle, yazını yoruma kapa.

Ama olumlu yorumlar da gelmez ki o zaman.

Oysa benim onlara ihtiyacım var.

Niye yazıyorum sanıyorsunuz.”

Gelen yorumları, olumluluklarına göre seçerken, bir taraftan da, harcanan zamana ve emeğe acıyan arkadaşlar için hazırladım yukarıdaki yazıyı.

Tanıtım yazılarına koysunlar diye.

Çevreci bir çözüm, değil mi?

Aslında daha iyi çözümler var tabii.


Gerekçe göstermeksizin, paşa gönlümüz öyle istedi diye; her yazı için ayrı, ayrı yorumları kapama hakkımız var mı, var.

Eyvallah hakkımızdır.

Bazen keyfimiz veya vaktimiz olmayabilir.

Peki, yoruma açtığımız bir yazıya gelen yorumları seçme hakkımız niye var, söyler misiniz?

İçlerinden olumlu olanları seçelim diye mi?

Küfürlü yorumlar zaten denetleniyor olmalı.

Benim “aşağılama” gibi nesnel olmayan bir gerekçeyle, denetimden geçmeyen yorum cevaplarım var, bırakın küfrü.

1, 5 yıllık üyeyim, 14 tane yazım yayınlandı.

Bunlara toplam 62 tane yorum aldım, 61 tanesi yayında.

Yayında olmayan 1 taneyi de yayınlamıştım, editör sildi bir süre sonra.

Yani; aldığım tüm yorumları, istisnasız yayınladım.

Bundan sonra da öyle yapacağım.

Kısıtlamaları sevmiyorum, denetimden geçen, benden haydi, haydi geçer.

Geçende arkadaşlardan biri, 25. gününde yazdığı 50. yazıyı, kutlama yorumlarına açmış, bir sürü kutlama yorumu da almış.

Ben de yorumladım, ama kutlamadım.

Yorumumu yayınladı ama derhal aleyhte yorum ve mesaj bombardımanına geçti.

Yetmedi, bir yazı yayınladı; içindeki 60 cümlenin, 25 inin düşük ya da bozuk olduğu.

Bu yazısına yaptığım yorumu yayınlamadığı gibi, önceki yorumumu da silmiş.

Şimdi tüm MB üyelerine sesleniyorum.

Beğenmediğimiz yorumlara, kulağımızı tıkayarak, bir yere varamayız.

Yazar olmak; eleştiriye açık olmayı da gerektirir.

Gelin, şu “al gülüm ver gülüm yorumlaşmaları”nı bir tarafa bırakalım.

Bir yazıyı yoruma açıyorsak; yalnızca övgü yorumlarına değil, tüm yorumlara açalım.

Gerçekten emek harcanmış eleştirel yorumlar, hepimizi daha ileri götürecektir.


Editöre ise hiç seslenmiyorum.

Bazılarının yazı ve yorumlarına hiç karışmazken, diğerlerinin yazı ve yorumlarını,

kendi belirledikleri hizaya getirene kadar yayınlamayanlardan, özgürlük falan istenmez.

Yalnızca bu yazımla ilgili söylemek istediğim bir şey var Editöre.

Lütfen bu yazım da, baraja ya da sansüre takılmasın artık.

Bakın yazımda kural ihlali yok.

Yazı, yorum veya yorum cevaplarımın bazılarını engellemenize gerekçe olan “kişileri aşağılama” oluşmasın diye, kişilerin önüne sıfat getirmedim.

Yayınlanmayan yorumumu, yayınlamış falan da değilim.

25 bozuk cümleli yazıya ilişkin bölüme gelince;

her şeyden önce, kişiye değil, ürüne yönelik bir saptama.

Daha da önemlisi; yorum değil.

Yazı orada duruyor, Türkçenin kuralları da burada.

İnanmıyorsanız; sayın bakın.

25 değil de, 24 çıksın, dükkanı kapar giderim.

Dilbilgisiyle hiç alakası olmayan ve yazarın sayfa düzenleme özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilecek aykırılıkları, imla kuralları(!) gerekçesiyle kısıtlarken,

yarısı Türkçeye aykırı yazıları kaçırıyorsunuz.

 
Toplam blog
: 30
: 2257
Kayıt tarihi
: 03.11.06
 
 

İzmirliyim ama, İstanbulda yaşıyorum. Elektronik Mühendisiyim ama, ilaveten yazıyorum. Evliyim ama..