- Kategori
- Deneme
Şara

şara şiir kitabı
Şara, içimizden kopup gidendir. Bir daha dönmeyecek olandır Şara. Geriye döndürülemeyecek olan-ın şiiridir. Soğuk ve uzun kış gecelerinde karanlığa umutsuzca dökülen kelimelerdir ama usul ama kırgın… Çaresizlikle yoğruludur Şara. Nereye gideceğini bilemez bu yüzden. Elemin duldasında var olmaya çalışan gizli bir gerçekliktir. Cama karanlık yapışırken soluksuz kalan, karanlığın kasvetinde eriyen bir kelebektir; ölü kelebeklerdir. Kırılan aynalardır, aynalarda kalan yüz; etini koparan, kanını içendir. Bu yüzden ölümü çağırır, intiharı özler ama korkar intihardan. Işıktan vazgeçemez bu yüzden paramparçadır. Bir yanı/ diğer yanı… Aklı/yüreği… İkisinin ortasındadır ama kaybedendir.
Koskoca bir yalanın kelimelerde hayat buluşudur şara:
“çünkü
daha dün kandırıldığımız o masal
o ülke
ardımızda kalan o yaşam
kirletilmiş bir büyüme yalanında
cam göbekli şişkoları güldürmekte”
Artık masal bitmiştir. Özlenilen, kaybedilen bir ülke kalmıştır ardında. Bu yüzden kirlidir büyümek. Şara, büyümenin, kaybetmenin dayanılmaz sancısıdır.
Şara bir yandan kaybedilendir, aranılandır. Umut edilendir umuttan kaçtıkça. Kırıldıkça kırılıyor. Ayrılığın, ayrık otunun, ayrıksı bir mevsimin adıdır şara.
Şara’yı okudukça tanıyacak, tanıdıkça içinizden kopup gidenin depreştiğini hissedeceksiniz.