29 Kasım '11
- Kategori
- Eğitim
Sarı Bozkurt
SARI BOZKURT(1)
On iki yüzyılın son çeyreği ile
On üçüncü yüzyılın ortaları arası,
Hazar gölünün doğusundaki verimli ovalardan,
Çin seddine kadar olan acımasız coğrafyada,
Yıllarca süren büyük bir kuraklık yaşanmış.
Bu acımasız coğrafyanın insanları olan,
Atalarımız hayvanlarını besleyecek otlakların kuruması,
Akarsuların ve kaynak sularının kesilmesi,
Açlık baş göstermesi üzerine,
Atlarını eyerleyip, kıl çadırlarını toplayıp,
Çoluk çocuk yüzyıllardır yaşadıkları anayurtlarını,
Terk etmişlerdir. Bu büyük bir göçtür.
Hazar denizinin güneyinden ve kuzeyinden,
Dalga dalga Selçuklu Hükümdarı Alpaslan’ın,
Açtığı Anadolu kapısından içeri girmişlerlerdir.
..
Anadolu’nun yerli halkı ile kaynaşan atalarımız,
Osmancık ilçemize adını veren Osman Bey ile,
Kanuni Sultan Süleyman arasında gelen Ulu Hakanlarla,
Büyük bir imparatorluk kurmuşlar,
Afrika’nın en batısındaki Atlas Dağlarından, Kafkas dağlarına,
Viyana kapılarından, Yemen’e kadar olan coğrafyada,
Bugün dahi özlenen adalet anlayışı ile,
Yönetim tarzı göstermişlerdir.
Aslında birbirleri ile akraba olan Avrupa devletlerinin aralarındaki,
Anlaşmazlıklarda dahi hakemlik yapmışlardır.
..
Kadınların sarayda söz sahibi olması
Entrikalar, isyanlar, hainlikler, devleti zayıflatmış,
Emperyal olan düşmanlarımızın topraklarımıza,
Göz koymasına neden olmuştur.
İngiltere, Fransa, İtalya ve Rusya,
Yavaş yavaş bu geniş coğrafyayı bir pasta paylaşır gibi,
Paylaşmaya başlamıştır.
İngiltere Mısır,Irak,Arabistan’ı,
Fransa Fas,Cezayir,Tunus,Suriye’yi,
İtalya Libya ve Habeşistanı;
Almanya, kıskançlık, hırsla Osmanlı’nın tamamına göz dikmiş,
Karşısında bir santraç oynar gibi ilişkiler kuran,
Abdülhamit Hanın aklı ve yetenekleri karşısında bu hayalini gerçekleştirmemiştir.
Ülkenin dört bir tarafının işgal edilmesi üzerine,
Konya’dan Arnavutluk Dağlarına göç eden adamın oğlu,
Temizlenmiş, seçilmiş, güzide anlamında,
Peygamberimizin isimlerinden biri olan Mustafa,
Olgunluk, yetkinlik, tamlık, eksiksizlik.
En yüksek değer, mükemmellik, değer baha.
Bilgi, fazilet anlamına gelen Kemal.
Yani Mustafa Kemal ortaya çıkmıştır.
Devamı var……………………..
SARI BOZKURT (2)
Mustafa Kemal işgal günlerinin, o acı günlerinde,
Üzerindeki üniformayı çıkarmadan,
Düşman subaylarının yüzüne:
“Geldiğiniz gibi gideceksiniz.”deme .
Cesaretinde bulunmuştur.
O bunları düşman askerlerine söylerken,
Cihan padişahı denen Vahdettin Efendi.
İngiliz generallerinin ve hükümetinin emrindedir.
..
Üç on dokuzun bir araya geldiği,
19 Mayıs 1919 tarihinde,
Bir elin parmakları sayısında olan arkadaşları ile,
Kurtuluş Savaşını başlatmıştır.
İşbirlikçi Rum çetelerinin ve İngiliz ajanlarının hedefinde olan,
Mustafa Kemal ve arkadaşlarının,
Samsun, Amasya arasında yol güvenliklerini,
Osmancıklı Şerif Ağa (ÇIPLAK) ve arkadaşları sağlamıştır.
(Osmanlı zamanında Şerif Ağanın köyü Avlağı,
İstanbul –Amasya arasında konaklama yeri,
Benim köyüm Köprübaşı ise yol güvenliğini sağlayan köydür.
Şerif Ağa (ÇIPLAK) annemden dedemin dayısıdır.)
..
Amasya, Erzurum, Sivas, Ankara,
Yeni Türk Devletinin inşa edildiği yerlerdir.
Amasya ,yeni devletin dünyaya ilan yeridir..
Erzurum, Sivas temelinin atıldığı.
Ankara inşa edildiği yerdir.
..
Mustafa Kemal, tevekkül sahibi biriydi.
Yapılması gerekenleri yapar,
Büyük bir iman gücü ile inanır.
Çevresinde inanmayanları inandırır.
Gerçekleştirmek istediklerini gerçekleştirirdi.
..
Ordunun olmadığı, silahın bulunmadığı,
Yokluk günlerinde o kullandığı fiillerde,
Olur, bulunur, yapılır, İleri. Demiştir.
Nitekim olmuş, bulunmuş, yapılmıştır.
..
Mustafa Kemal’in yardımıyla ve çabasıyla,
Yüzyıllardır geri bırakılan Anadolu ayağa kalkmış,
Alın yazısı değişmiş, uzak dağ köylerine kadar giden,
Fedakâr öğretmenlerle ülkenin miskin ve makûs talihi değiştirilmiştir.
..
O sadece Türklerin Atatürk’ü ve babası olmamıştır.
Çanakkale’de bir hiç uğruna ölen Anzakları,
Bir baba şefkatiyle sahiplenmiştir.
Onların bu toprağın bağrında yatmasına izin vermiştir.
Hindistan’da, Pakistan’da, Afrika’da,
Mazlum milletlerin ışığı olmuştur.
Devamı var.
SARI BOZKURT (3)
“Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu.
Bıraksalar
ince, uzun bacaklarının üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe’den Afyon Ovası’na atlayacaktı.”
Nazım HİKMET onu “Kurtuluş Savaşı destanı.”
Şiirinde böyle betimliyordu.
..
Türk’ün kader savaşıydı 26 Ağustos,
O başkomutanların savaşıydı,
Sabah tanyeri ağarırken,
Kocatepe’de eğik başlı, düşünceli,
Ne düşünüyordu?
O an! Yalnız o biliyordu.
..
Savaş vakti yanaşıyordu.
Bir savaş emri verdi Mustafa Kemal:
“Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri.”
Yunan kuvvetlerinin ortasına Dumlupınar’a saldırdılar.
Cepheyi ortadan ikiye yardılar.
Afyon ovası tozuyordu.
Yayladan inen kurtlar,
Bir sürü misali Yunan’ı önüne katmış,
Sürüyordu.
..
Yaylaların bittiği ve geniş ovalara açılan,
İzmir düzlüğüne kadar incir ağaçlarında asılı,
Öldürülmüş çocuklar,
Bağlarında kara üzümlerin yanında,
Tecavüz edilmiş ,memeleri ve karınları parçalanmış kadınlar yatıyordu.
Bu dünya tarihinin gördüğü en kötü savaştı.
..
Bu vahşeti gören gözler,
Daha bir azimle saldırıyor.
Geçilmez denilen cepheleri,
Bir sel misali sürükleyip geçiyordu.
Şimşek gibi İzmir’e iniyordu.
Truva’nın ve yapılanların intikamı alınıyordu.
..
Konya yaylalarından, Arnavutluk dağlarına,
Arnavutluk Dağlarından Selanik’e,
Oradan Anadolu’ya gelen bir silsileyle.
Baba yetimi yetişmiş.
Yalnız yaşamış,yalnız ölmüş,
Mülkünü çiğnetmemiş,korumuştur.
Tıpkı sarı bir Bozkurt misali.
Muharrem YILDIZ