- Kategori
- Voleybol
Sarı melekler Avrupa kupasına ulaşırken

SARI MELEKLER
Fenerbahçe Üniversal takımına Avrupa Şampiyonlar ligi şampiyonluğunu getiren final maçını ve bir önceki yarı final karşılaşmasını, diğer tüm Fenerbahçe’liler gibi çok büyük bir keyif ve gururla izledim.
‘’Sarı melekler’’ olarak anılan Avrupa Şampiyonu Fenerbahçe Üniversal takımı birbirinden değerli ve yetenekli oyunculara sahip fakat başarıda esas öne çıkan kendilerine olan güvenleri.
Maçların hiçbir yerinde paniğe meydan vermeden, konsantrasyonlarını bozmadan oynamaları, yarı finaldeki ilk setin haricinde rakiplerine arayı açma fırsatı vermemeleri, inanılmaz devamlılıkları ve hırsları rakiplerini oyun içinde demorileze ediyor ve 2. mola sayısına kadar başa baş giden skoru 16. sayıdan sonra birden bire açıp, farka gidiyorlardı.
Şüphesiz bu takımın başarılı ve soğukkanlı T.Direktörü Ze Roberto’nun önemli taktikleri var, takımına çok fazla güveniyor, oyuncularının yeteneklerine güveniyor, takımını strese sokacak lüzumsuz molalar almıyor.
Bütün bu güzellikler yanında Fenerbahçe Üniversal takımının bende bıraktığı izlenim, Fenerbahçe’nin tüm branşlardaki takımları içinde, takım oyununu en iyi oynayan ekibi olmasıydı. Bunu da şuradan doğrulamak mümkün. Bireysel başarı ödüllerinde Fenerbahçe takımından sadece Naz ve Kim’in ödül aldı. Gerçi en iyi smaçör’de Fabiana’nın, en iyi serviste Logan’ın hakkı yenmş gibiydi ama olsun. Kupa hepsinden değerliydi.
İllaki KİM bu takımı Alex'i diye sorarsanız KİM tabii ki...
Sonuçta Fenerbahçe Üniversal, Avrupa şampiyonu olması beklenen masa tenisi takımından önce davranarak, adını Türk spor tarihine ve Fenerbahçe tarihine altın harflerle yazdırarak, bir sezondur çok kötü günler geçiren ama tek bir yumruk olarak, birlik ve beraberliğini her alanda her fırsatta gösteren camiaya çok büyük bir moral verdi.
Fenerbahçe’de furbol takımı ceza alsa nöbet değişimi derhal yerine geliyor, devreye Fenerbahçe’nin kızları, kadınları ve çocukları giriyor 42.000, 45.000 kişi olarak stadı dolduruyor ve hiç susmadan destek veriyor. İlk başarıların da bayan sporcularımızdan gelmesi bu nedenle anlamlı.
Sarı melekler, Avrupa şampiyonu olurken verdikleri bu mesaj hepsinden önemli.
Azerbaycan’daki final maçlarındaki o pankart gözüne ilişmiştir. Ne yazıyordu?.
Büyük Başkan.
Bugün, tutukluğu bulunduğu cezaevinde, belki de bu başarıyı ve mutluluk anlarını gözyaşlarıyla izleyen o büyük başkanın, büyük hedeflerinin sonuçlarından sadece biridir bu.
Ondandır on binlerde insanın adliye önlerinde bekleşmeleri, farkındayız, arkandayız destekleri.
Bundan 7-8 sene önce bayan voleybol takımı bile yoktu Fenerbahçe’nin. Basket de yoktu.
Şampiyonluğa yıllardır ambargo koyan müessese takımları varken, bu işe kalkışmak zordu.
Ve kurulur kurulmaz şampiyonluğa oynayan bu takım, son 4 sezondur final-four oynuyor ve bu yıl da Avrupa’nın en büyüğü olmayı başarıyor!..
Sarı Melekleri büyük bir zevk ve gururla izledim. İnançlarıyla, güvenleriyle, birbirlerine olan sevgi ve saygılarıyla oynadıkları rakipleriyle bir daha oymak zorunda olsalar, emin olun sonuç yine başka bir şey olmazdı.
Kupanın kulpuna öyle bir asılmışlardı.
EDA’lanmadan, SEDA ’lanmadan. NAZ’lanmadan, kazandılar, söke söke, eze eze, , hep birlikte. KİM vurduya gitmedi bu kez kupa.
Fenerbahçe camiası ve değerli başkanı, şanlı tarihine, altın bir sayfa ekleyen, eseri olan bu takımla ne kadar övünse, ne kadar gurur duysa azdır Bunula kalmamalıdır. Sıra basketboldadır, sıra futboldadır.
Fenerbahçe, Büyük Başkan'ın ektiği fidanların, meyvalarını toplamaktadır.
Fenerbahçe kulübü profesyonel ve tüm amatör takımlarıyla sadece şampiyonluğa, kupalara oynuyor. Bu hiç değişmiyor. Yetmiyor, kesmiyor, Avrupa Şampiyonluklarını hedefliyor.