- Kategori
- Siyaset
Sarıgül aday olursa hüsrana mı uğrar?

Toplumdaki sosyolojik gelişmeler toplumun algı durumuna göre her seçimde sandığa mutlaka yansımıştır.
Zira bu seferki sosyolojik gelişme her zamankinden çok daha farklı ve alışık olmadığımız sıradışının de ötesinde bir durum.
Gezi direnişinden söz etmeye çalışıyorum..
Mart seçimleri öncesinde Gezi ile ilgili çok şey yazılıp çizileceğini şimdiden öngörebiliyorum.
'Aman efendim! geldi geçti siz hala Gezi meselesinde takıldınız kaldınız' da diyebilirsiniz..
'Gezi ruhu' dediğimiz olgu sedece masum gençlerin günlerce çadırlarda geceli-gündüzlü yapmış oldukları direniş ruhu değil, çok daha geniş kapsamlı bir ruh olduğunun altını çizmek istiyorum..
Günlerce Taksim alanına (küçük bazı ideoloji grup flamaları hariç) Türk bayrakları ile yürümüş olan kitleye dikkatinizi çekmek istiyorum..
Sıradan bir tepki değildi o günlerdeki tepkiler.
Siyasal herhangi bir veya bir çok parti seçmenlerin tepkileri de değildi.
Neydi peki?
Toplumsal..
Çok büyük ses getiren toplumsal bir tepkiydi..
Esnafıyla Mühendisi, Doktoru, Tiyatrocusu, Öğrencisi, Boyacısı, Memuru, İşçisi, İşvereni, Gazetecisi, Sanatçısı kısaca kadını erkeği genci ve yaşlısıyla parti gözetmeksızın toplumsal bir başkaldırıydı.
İki ağaç için başlayan tepki daha sonra büyük toplumsal tepkiye dönüşüp toplumun geleceği ile ilgili kırılma noktası olduğunu düşünuyorum.
Sanki toplum yavaş yavaş algı çitasını yükseltiyor gibime geliyor.
Toplum adeta 'artık yeter' dercesine yapmış olduğu başkaldırısının verilerini önümüzdeki Mart yerel seçimlerinde hep birlikte görmüş olacağız..
Yönetenin seçmenlerin olduğu yeni siyasal sisteme doğru yavaş yavaş gidildiğini önümüzdeki dönemlerde kendiliğinden oluşacağına inanıyorum..
Şimdi isterseniz gelelim Sarıgül meselesine..
Seçmenlerin yöneteceği yeni siyasal sistemin içinde sol'un kurtarıcısı gibi görünen Sarıgül ve benzer siyasetçilerin şansları da olmayacağını öngörüyorum.
Dedim ya Mart seçimleri herşeyin kırılma noktası olacaktır.
Şimdiden Mart seçimleri hakkında öngörü yapılabilir mi?
Yapılabilir.
Sarıgül CHP'ye katılarak hem Şişli koltuğunu kaybedeceği gibi, çok az bir farkla da olsa İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığını da kaybedecektir.
Evet, Sarıgül büyük bir çıkış yakalayacağına inanıyorum ancak Gezi ruhu ile birlikte seçmen öyle bir oy dağılımı ile sandık sonucu belirleyecek ki, belki üç-beş oy farkı ile Sarıgül'ün kaybetmesine yol açacaktır.
Dolayisi ile CHP'de Sarıgül'süz yeniden yapılanma ve AKP'de de genel seçimlere doğru belki yeni bir lider ile yollarına devam edebilirler..
İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığını AKP'den Topbaş veya başka bir isim kazanmış olsa bile Sarıgül'ün yüksek oy alması ile birlikte dengelerin değişeceği ve hiçbir şeyin artık eskisi gibi olmayacağını gösterecektir..
Yani demem şudur ki; Gezi ruhunu herkes ciddiye almalı ve özellikle siyaset arenasında bundan böyle klasik siyaset döneminin yavaş yavaş sonuna gelindiğini bilmemiz gerekiyor.