- Kategori
- Tarih
Sarıkamış

"Biz Urus'a yenilmezdik...
Askeri kırdıran Enver-i Paşa..." (Avşar deyişi)
Sarıkamış'ta donarak şehit olan 90 bin askerimizi rahmetle anıyorum. Toplumumuza büyük acılar veren bu savaş, binlerce çocuğu babasız, gelinleri dul bırakmiştı. Dedem de bu savaşa katılanlardan. Babam dedemden duyduklarını bize anlatmıştı. O acıları hala içimde duyarım.
Dedemin babama anlattığına göre; 1914'te " Seferberlik " ilan edilmiş. Dedem o zaman daha 18 yaşındaymış. Ailenin en büyük çocuğuymuş. Dedemi de almışlar askere. Dedem o zaman yeni evliymiş. Dedem ayağında çarıkla, yarı aç yarı çıplak, Aralık 1914' ün sonunda kendini Sarıkamış' ta bulmuş.
Dedem, yanında soğuktan kardan bahseldildiği zaman, " siz soğuk mu, tipi mi gördünüz, Sarıkamış' ta bizim donmadık yerimiz kalmazdı " dermiş.
Açlıktan bahsedildiğ zaman; " Allah kimseyi açlıkla terbiye etmesin, bir avuç arpa, buğday tanesi bulmak için neler yapardık neler " dermiş.
Dedem ölen, hastalanan, arkadaşlarının yakın tanığı olmuş, ordumuzun Ruslarla değil karakışla savaştığını söylermiş.
Savaşın durumu yokluk, hastalık derken dedem bir grup arkadaşıyla kendini İran' da bulmuş. (Bu ayrı bir hikaye)
Bizim Avşar ninelerimiz de (aslında biz ebe deriz) bu savaşın tüm acılarını yaşamışlar, çaresiz bu acıları ağıtlara dökmüşler. Babamdan ve çevremden duyduğum bu ağıtlardan birkaç dörtlüğü yazmak istiyorum.
Sarıkamış ne aralı
Kimi ölmüş, kimi yaralı
Bunu duymuş var mıyıdı
Yalan dünya kurulalı
Sarıkamış, Altınbulak
Soğanlı'yı biz ne bilek
Bizim uşak kıyak gezer
Ak üstünde kara yelek
Uşak gider sürüyünen
Mehter öter boruyunan
Her nereye vardımısa
Bir gelin var karıyınan
Elif bekar, Cennet bekar
Acemim talime çıkar
Dört oğlum sefer ağzında
Topal'ım kahrımı çeker
Yüzbaşılar yüzbaşılar
Tabur taburu karşılar
Sabah olup gün vurunca
Şehit kanları ışılar
Böyle uzun dal mı olur
Şöyle çürük kol mu olur
Bir obadan bir ocaktan
Yedi gelin dul mu kalır.
Gadanı alıyım Eşe
Tekerim dayandı taşa
Seferberliği durdurun
Elini öptüğüm paşa
Erbişimin hozaları
Yandı avşar kazaları
Sarıkamış'ta kırıldı
Gonca gülün tazeleri


