- Kategori
- Gündelik Yaşam
Şarkı söylemek lâzım...

alıntıdır
Nasıl yağmur yağdı bugün. Bir de soğuk, aman Allah'ım. Kış şartları hükmünü sürmeye başladı yani.
Gerçi bana vız gelir soğuk, yağmur, çamur, kar; her şartta dışarıda olabilirim, yeter ki niyet edeyim. Akşam iş çıkışı da niyet ettim yürümeye, ya Allah diyerek şapkasız başım ve atkısız boynumla düştüm evin yoluna. Ağır aksak, kulağımda müzik, o vitrin senin bu vitrin benim derken Üsküdar'ımın en eski kitapçısı, ilk göz ağrım Gençler kitabevine girdim. Yılmaz Karakoyunlu yeni bir roman yazmış mübadeleyle ilgili, çok ilgimi çekti; okumaktan haz aldığım bir yazardır. Fakat kitabı almayı sonraya erteledim, onun yerine uzun zamandır alıp almamak konusunda tereddüte düştüğüm Ayşe Kulin'in 'Bora'nın Kitabı'nı aldım. Ayşe Kulin'i de severim, hemen tüm kitaplarını okumuşumdur, nedense bu kitabında kararsız kalmıştım. Geçenlerde bir blog yazarının kitapla ilgili eleştiri yazısını okuyunca karar verdim almaya. Umarım beğenirim, zaten beğensem de beğenmesem de düşüncelerimi sizlerle paylaşacağım.
Ağır ağır yürürken tiyatroya da bir bakayım dedim, sadece camdaki afişlerle yetindim, salı günü oyun olmadığı için gişe kapanış saatini geçirmişim, dolayısıyla içeri giremedim. Ama ayın on beşine biletim var, İsanbul Hatırası'na gidiyorum, çok sevdiğim Toron Karacaoğlu başrolde. Onun müthiş oyunculuğunu seyredip, davudi sesini tekrar duymak için sabırsızlanıyorum.
Sonra birden canım tatlı bir şey istedi, hemen karşıma çıkan ilk bakkala girdim ve çikolatalı gofret aldım. Açtım, yiye yiye devam ettim yürüyüşe.
Düşündüm...
Bu hayat bana daha neler gösterecek, neler öğretecek, hangi dersleri aldıracak diye. Aslında en güzel günlerimi yaşadığımı da düşündüm, tüm şikayetlerime rağmen. Eğer şikayet ettiğim, üzüntü duyduğum bu durumlar olmasaydı gerçekleri nasıl görecektim, hayat dersimi nasıl alacaktım? Mutlu olmam gerekirdi bu durumda.
Kulağımda Sezen Aksu bas bas bağırıyordu, "Hayat zorlaşınca, çıkmaz sokaklarda soluksuz kalınca... Şarkı söylemek lazım avaz avaz" diye. Ne kadar ihtiyacım var avaz avaz şarkı söylemeye, onun farkına vardım. Çıkmaz sokaklarda değil de bağırıp şarkı söyleyerek soluksuz kalmak istediğimi fark ettim.