- Kategori
- İlişkiler
Şarkının serzenişi

img216.imageshack.us/img216/2803/57843634mq7.png
Bir zamanlar bir şarkı vardı, hala duyabildiğim ama artık hissedemediğim…
Bir zamanlar bir şarkı vardı, uzakların fısıltılarını kulaklarıma getiren.
Bir zamanlar bir şarkı vardı, değerini bildiğim birine aitti.
Onun gitmesini istedim, “beni benimle bırak” dedim ve şarkı da sustu…
Şimdi ayışığı sonatını dinliyorum eski beni anarak.
O şarkı; (Bülent Ortaçgil'in o duru ve dinlendiren yorumuyla aklımda hala..)
“Sen kendine önlemler aldın,
Ben kendime yasaklar koydum.
Aramızda barajlar var.
Bu su hiç durmaz…”
Su akarsa hayat da akıyordur, daha ümitler vardır ceplerimizde, bitmemiş, taptaze bir şeyler, sıcak ekmek kokusu, çıtır çıtır salatalık gibi…
Hayatlar da sona eriyorsa gün gelip, sular da duracaktır, belki hemen şimdi bir an olacak sadece bir an hayatımız sona erecek, başka alemde devam edecek serüvenimiz…
O başka alemlerde sular yeniden akacak, sonra belki yine duracak…
Sadece tek bir şarkı ve bir sabah hatırlattı bana her şeyi, unutmuşken, sanki silmişken belleğimi sildiğimi zannetmişim meğer. İşte aklımdalar…
Bir zamanlar…
Sapımı, sopamı, sapanımı aldım.
Tuttum yolumu vurdum sana.
Sen hazırlıklıydın bana,
Ben bana daha yabancıyken…
Dağları aşmışım ben birbaşıma
Oysa sen yanımdaydın.
Hiç elini vermedin ki bana.
Sen kendi dönemeçlerini dönerken,
Ben viraj almıştım son kavşaktan.
Şimdi dönüş yolundayım çoktandır
Sen gitmelerini bitirmemişken…
Ben seni hiç bilmemişim ki,
Onca bilinmezliklerin arasında,
Sen kuşanmışken maskelerini.
Ben yalınayak yürüdüm.
Yalın, yalnız, yorumsuzdum ben hep…
Toz, toprak, boz rüzgar.
Ve bir kayın ağacı sallanmakta,
Sen ne günrşi gördün tependeyken,
Ne yalanı bildin hep kendinleyken.
Su içilmişken, tanyeri izlemişti onu…
Ben hep güneşe kardeştim.
Sıcak, kuru, kırık yollarda.
Bir kasaba anlattı, bir ben…
Sen anlatamazdın, zaman seninle koşarken.
Çocuktun sen oyuncağı elinden alınmış.
Oyuncaklarını kendin yapmıştın.
Mordu zamanlarım avucunun içinde.
Avuçlarında dünyaların bir ucundaydı.
Yurt mu, yurtsuzluk mu?
Sancı mı, sancısızlık mı?
Kaçış mı, bitiş mi?
Kendinden her kaçışta,
Seni bekler kendin o korktuğun çıkmazlarında.
Yol mu oldun, yolcu mu?
Bir benliksizlik anı mıydı senin ki?
Yoksa uzaklaşmak istemek mi?
Ben beni seninle yaşamışım.
Zaman geçmiş, ben uyanmışım.
Uyanış ve kendini buluş.
Hoş geldin kendim…
Bu son...