- Kategori
- Güncel
Satranç

İsmet İnönü ve Şükrü Saraçoğlu satranç oynarken.
Satranç
11 Şubat 1847 yilinda, ABD nin Ohio eyaletinde dünyaya gelen Thomas, ilköğrenimi için kaydolduğu ilkokuldan "algısı yavaş"gerekçesi ile uzaklaştırıldı. Farklı şekilde eğitimini tamamlamış ve nihayetinde kimyager olmuştu. 32 yaşına geldiğinde günümüzde ekranlamızı, evlerimizi, sokaklamızı, AVM' lerimizi, ameliyathanelerimizi zifir karanlıktan renklere kavuşturan, "ampul" ü icat etmiştir.
Kendisi gavurdur ve hali ile gayri müslimdir.
Sonrasinda da aynı talishizlikle ile aynı şekilde gavur ve gayri müslim olan birçok meslektaşı tarafından geliştirilerek günümüz şartlarına kavuşmuştur.
Ampulün icadından çok çok eski zamanlarda varolmuş olan tee Antik Yunan' da, özünde tamamen gavur ve gayri müslimdir.
Utanmadan Appollon tapınağı gibi en önemli ve önde gelen yerlerinin ana giriş kapılanna "Kendini Bil gibi çok da derin olmayan, saçma sapan, insanlığa en ufak bir yararı dokunmayacak felsefi sözcükler falan yazmışlardır.
Elektiriğin varlığının ilk kanıtları da işte bu sığ ve gavur toplum tarafından keşfedilmiş, sonrasında Thomas Edison, Galileo, Nikola Tesla gibi dünya ve uygarlık tarihinde pek bi önemi olmayan gavurlar tarafından geliştirilmiş ve günümüzdeki halini almıştır. Gavur icadı olan telefon, televizyon bilgisayar v.b tüm cihazlar kendisini bu zayıf, gavur
tarihsel sürece borçludur.
Bilgisayar demiş iken;
Kökeni 1623 Wilhem Shiclard' a kadar dayanan ve o dönem hesaplama aygıtı ismi ile ilk gavur denemedir. Sonrasında da gavurun daniskası, büyük gavur çevrelerce bilgisayarın mucidi kabul edilen 29 Haziran 1912 doğumlu İngiliz matematikçi Allan Turing yerini almıştır. Bilgisayar gibi kabullenilemez bir gavur icadı yetmezmiş gibi kendisi bir de eşcinseldir.
O dönem, uygarlık günümüz dinleri kadar "modernize" olmadığından (!) Turing' e hadım etmeye yönelik olarak çeşitli kimyasallar verilmiş ve bu hususta hukuksal olarak yargılanmıştır. Turing buna kısa bir sure dayanabilmiş, kendisini siyanürlü bir elma yeme marifeti ile öldürmüştür ve intihar ettiği için müslüman olmayan bu "insan" kesin ceheneme gidecektir.
Neyse;
Bunun anisina daha sonraları günümüzdeki yıllık cirosu yaklaşık 100 milyar $ olan Amerikan, gavur bir firma, ısırlmış elma logosunu kendi markası haline getirerek eşcinsel, gavur Turing'in anısını yaşatmaktadır. Bu logoyu günümüzde çok nadir gördüğümüz düşünüldüğünde Turing de aslında çok da önemi bir buluş yapmamıştır. Sonuçta tarihteki köhne, kabullenilemez, mucit olarak yerini almıştır.
Kısa not: Turing 2. Dünya savaşinda, Alman Nazi güçlerinin kullnadığı istihbarat ağı olan Enigma cihazının şifrelerini icat ettiği bu makine ile "turing makineleri"-günümüzde bilgisayar denmektedir- kırmış ve savaşın iki yıl daha erken bitmesine sebep olmuş ve milyonlarca insanın hayatını kurtarmış ve ülkeler coğrafyasının günümüzdeki halini almasini sağlamıştır. Basit bir konu olduğu için belirtmek istedim.
Bilgisayarın icadından kısa bir sure önce 1923 yilinda John Logie Baird adında bir mucit lavabo ve çay tenekesi kullanarak günümüzdeki televizyonunun atasını icat etmiştir. Tahmin edileceği üzre kendisi gavurdur. Gereksiz olan bu icadının günümüzde tüm dünyadaki en popüler iletişim ve propaganda aracı olduğunu düşünememiştir. Bu yüzden bence cahil bir köylü gavurdur.
Satranç mı?
M.Ö 2000 yilinda, neredeyse tüm dinlerden önce Mısır piramitlerinin hiyerogliflerinde olan bir oyun. Modern bulunuşu ise M.S 6. yy da Hindistan, sonrasinda 15. yy da Avrupa' ya gelerek popüler oluyor ve saçmasapan bir gavur unvanı alıyor. "Kraliyet Oyunu"
Çok açıktır ki bu oyunun altında yatan gizli şifreler ve stratejiler ile kötü şeyler yapılabilecektir, çok kötü şeyler.
Bunu destekler görüşler günümüzde de devam etmektedir.
Örneğin 27 Şubat 1965 doğumlu bir vatansever olan ve maalesef şeker hastası olması nedeni ile askere gidemeyen ve bu sebeple ya da değil, İsmailağa Cemaati mensubu hafız, vaiz, düşünür, filozof, futbol yorumcusu, nörolog, psikolog, ürolog, toplum bilimleri uzmanı, su sporları ustası ve daha sayamayacağım birçok pozitif, negatif, v.b bilimlerin üstadı çıkıp diyor ki satranç haramdır, oynamayın, günahtır. Ve bunu da yukarıda yazılan neredeyse tüm haram olan, günah olan, gavur buluşları kullanarak söyleyebiliyor.
Hal böyle olunca;
Bizler, küçücük algı kapasitemiz ile bu üstün beynin dünyaya bahşettiği bu görüşü bir yere bırakıp nasıl satranç oynayacağız, ya da bugüne kadar oynadığımız için girdiğimiz bu kadar günahtan nasıl arınacağız? Bu yazılanları gavurun icadı bir camın içinde yanan ampüllere bakarak günah işlerken nasıl "özgürce" dinimizi yaşayabileceğiz?