- Kategori
- Güncel
Savaş olasılığı

süper haber
Dünya tarihinde, büyük savaşların çıkma nedenlerine göz gezdirecek olursak, sudan bahaneler ve saçma sapan olayların nedenmiş gibi gösterilmek istendiğini, ancak bunların altında esas gerçek nedenlerin ise, ekonomiye dayandığını görebiliriz. İtalyanların Trablusgarb'ı almak istemelerine bahane olarak, sosyolojik nedenleri ileri sürmesi ve gayri müslim tebaaya adaletli davranılmadığını her platformda dile getirdiklerini görürüz. Ancak altındaki neden ise, İtalya'nın stratejik ekonomik nedenlerini gözden kaçırmak imkansızdır.
Ekonomik gelirlerinin % 90 a varan oranlarda petrole bağlı olduğunu bildiğimiz Rusya'nın, petrol fiyatlarının varil başına 100 USD leri bulduğu zamanlardan, şimdi nerdeyse 40 USD ye düştüğü bugünlere geldiğimizde, milli gelir olarak ne kadar sıkıldığını tahmin etmişsinizdir. Buna mukabil, birde kendi hakimiyet bölgelerinden en önemlisi olan ve Akdeniz'deki şubelerinden birisinin tehlikeye girmesi, Rusların, saldırganlaşmasının bir başka nedenidir. Farkındaysanız, kendi aleyhine de olsa, her türlü ekonomik yaptırımı uygulamaya başladı. Birde cahiliyet derecesinde, körü körüne liderine bağlı olan Rusya halkının psikolojik yapısına baktığımızda, petrol gelirlerindeki düşüşün ve daralan ekonomik yapının, tüm faturasını Türkiye'ye bağlama stratejisi çok tehlikeli bir durumdur. Birde buna Cuma namazlarında bile siyaseti karıştırarak kendi halkına Türkiye düşmanlığı tohumları eken İran'ı da katarsak, galiba birilerinin niyetlerini fena şekilde bozduğunu anlayabiliriz.
Hitler bir manyaktı. Ama saldırgan tavırlarına İngiltere, Fransa ve Avrupa devletlerinden yumuşak bir reaksiyon geldiğini görünce, daha da azıp, bir takım rüyalar görmeye başladı. Sonuç ortada. 2008 yılında Gürcistan'nın durumunu biliyorsunuz. Buna rağmen, Rusya'ya kimse fazla tepki göstermedi. Dünya finansal krize yönlendirdi kendini. Peşinden Ukrayna ve Kırım olayları. Kırımın oybirliğiyle Rusya Federasyonuna katılması. Tepki ise, yine ekonomik bazı yaptırımları getirdi beraberinde. Avrupa, rahatına alışmıştı ve bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın vari bir politika izledi. Esed, Suriye'de katliamlar yapmaya başladı, Türkiye haricinde hiç bir ülke, Türkiye kadar coğrafyaya müdahil olmadı. Sonrasında, petrol fiyatlarının düşmeye başlaması Rusya ekonomisinin sıkıntıya girmesine neden oldu. Zaten yaptırımlarla durum gerilmişti. Halkın dikkatini savaşa çekmek gerekiyordu. Suriye artık daha güçlü bir stratejik şubeydi. Bu hedeflere daha sağlam ulaşabilmek için de, Rusya bir uçağını feda ederek, S-300 ve S-400 füzelerini Suriye'ye yerleştirdi. Ayrıca 50 ye yakın belki daha fazla savaş uçağını da, bölgeye yığdı. Bu bir satranç oyunuydu, derken Avrupa ve ABD silahları ve savaş gemileri de bölgeye gelmeye başladı. Zaten belli bir kısmı Türkiye'de idi. Şimdi iltihap toplanıyor diyebilir miyiz? Suriye'nin kuzeyinde, durumlar iyice gerilmeye başlandı. Derken Azerbaycan, Türkiye'nin yanında olduğunu belirtti. Buna mukabil, Şii tarafın etkisiyle, Irak Musul'daki askerlerimizi öne sürdü. Gözümüzü biraz yukarıya Karabağ'a çevirirsek, Azerbaycan 20 yıl sonra ilk defa, tankları Karabağ'a getirdi. Ermenistan'nın provokasyonları sonucu karşılıklı topçu ateşi açılıyor. Bu iş nereye gider? Aslında savaş çıkmaz kardeşim derken, Rusya'da yaşayan bir Türk işadamının, işyerinin tüm gelirini, düşenuçağın ölen pilotunun ailesine bağışlamaya kalkması ve buna mukabil, şuursuzca, ona yapılan hakaret ve saldırgan davranışlar, Rus halkının da psikolojik olarak, Türkiye'ye düşman olmaya başladığını göstermektedir. Öte taraftan Cuma namazı hutbelerinde, İran'da camilerde, halka, Türkiye'nin aleyhine hutbeler okunması ve Türkiye'nin suçlanması sanki bana Rusya ve İran'da halkların psikolojik olarak savaşa hazırlandığı izlenimini vermeye başladı. Öyle ya, arkanda millet olmadan, savaşa kalkışamazsın. Savaş için milletin desteğini alman gerek. Irak'taki Şii lerde (Sadr) aynı paralellikte hareket etmesi, Türkiye'nin çok dikkatli davranması gerektiğini gösterir.
Eğer bir savaş niyeti varsa ve Türkiye dış politikada, gerek askeri, gerek siyasi korkak veya defansif bir politika izleseydi, savaş çoktan başlamıştı. Ancak tarih bana göre bir kez daha General Patton'u haklı çıkaracak gibi. Rusya gerçekten, tacizkar bir devlet. Hele Putin'in kişisel karakterini incelersek, bunun ne kadar tehlikeli boyutları olacağını tahmin etmek zor olmasa gerek. Eğer savaş çıkacaksa, biliniz ki ilk saldıran Rusya olacaktır. Türkiye'nin güneyi önemli olsa da, kuzey doğu bölgesi de önemli bir cephe olabilir. Sonrası senaryo...