- Kategori
- İzmir
Sayın Başbakan kafayı İzmir'e takmış!

Ege'nin incisi güzel İzmir
Sayın Başbakan İzmir'de alınan yüzde 37'lik ''evet'' oyuna kafayı takmış. Düzenlenen il başkanları toplantısında, AKP İzmir İl Başkanı Ömür Kabak'ı dakikalarca dinlemiş ama yine de tatmin olmamış. İzmirlilerin neden böyle bir ''saygısızlık'' yaptığının araştırılması için özel yetkili müfettiş görevlendirmiş.
AKP İzmir İl Başkanı Ömür Kabak bence referandum öncesi elinden geleni yaptı. ''Evet'' oyları biraz olsun kımıldadıysa bu onun sayesinde olmuştur. Hakkını yememek gerek. Çünkü AKP'nin ülke genelinde ve İzmir'de izlediği yanlış politika nedeniyle Ömür Kabak ağzıyla kuş tutsa daha fazlasını alması olanaksızdı.
Sayın Başbakan İzmir'de alınagelen yenilgilerin nedenini araştırması için bir müfettiş görevlendirmiş. Müfettişin görevini kolaylaştırmak amacıyla ben bu yenilgilerin nedenlerini dilim döndüğünce anlatmak istiyorum. Aşağıda okuyacaklarınızı İl Başkanı Ömür Kabak da biliyor ama Sayın Başbakan'a söylemesi için yürek ister.
1-Kutsal dinimizi ve insanların dine bağlılıklarını sömürerek politika yaptığınız gibi bir izlenim var. Dinimiz siyasete asla alet edilemez . Bu görüşünüz doğrultusunda Mustafa Kemal Atatürk'e ve İsmet İnönü'ye karşı yapılan saygısızlıklar AKP'nin hanesine eksi olarak yazılıyor. Sayın Başbakan'ın ''Gavur İzmir'' sözü hala belleklerimizdedir. Muhalefete tahammülünüz yok. Sizi eleştirdikleri için birçok gazeteci, yazar ve bilim adamı hala hapishanelerde yatıyor.
2- AKP iktidarı döneminde İzmir'de bir çok fabrika yok pahasına satılarak çalışanlar kaderine terkedildi. Tekel İçki Fabrikası, Tekel Sigara Fabrikası, Sümerbank Mensucat Fabrikası, Tariş İplik Mensucatı (Avrupa'nın en büyük iplik fabrikasıdır). Bunlar aklıma bir çırpıda geliveren dev kuruluşlardır. Bunların yanında KOBİ bünyesinde birçok irili ufaklı fabrika, Bakan Ali Babacan'ın uyguladığı yanlış politika yüzünden kapılarını kapatmak zorunda kaldı. İşsizlik çığ gibi büyüdü. Denizli gibi tekstilin merkezi olan bir şehirde fabrikalar kapandı. İş adamları bunalıma girip intihar etti. Kalanlar da ayakta zor duruyor. Küçük esnaf ise siftahsız günü tamamlıyor.
3- Uygulanan tarım politikalarının yanlışlığından olsa gerek, Egeli ve İzmirli üreticinin ürünü para etmiyor. Ayrıca mazot, gübre gibi girdi fiyatlarının yüksek olması nedeniyle maliyetlerin artması üreticiyi zor durumda bırakıyor. Aşırı borçlanan üretici verilen düşük fiyat karşısında tarladaki ürününü toplayamıyor. Bu nedenle karpuz, kavun, üzüm gibi ürünler tarlalarda çürümeye terkediliyor. Hayvancılık can çekişiyor. Süt para etmiyor.
4- İzmir'in dürüst, namuslu ve çalışkan belediye başkanları var. Bunların başında da İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Aziz Kocaoğlu gelir. Belediye başkanı seçme işini İzmirli çok iyi bilir. Merhum Dr. Behçet Uz'dan bu yana gelenek bozulmamıştır. AKP hükümetinden önceki yıllarda hükümetler İzmir'in belediye başkanlarıyla uyum içinde çalışırlardı. Parti ayrılığı gözetmeden maddi ve manevi açıdan destek olurlardı. AKP iktidarı döneminde şemsiye tersine döndü. İzmir'i ve İzmirliyi çağdaş yaşama kavuşturacak projelerin çoğu engele takıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin hazırladığı projeler ve çıktığı ihaleler sudan sebeplerle yargıya taşındı. Amaç İzmir'e hizmetin engellenmesi ve CHP'li belediye başkanlarının beceriksiz ve iş bilmez olduğu yönünde imajı yaratılmasıydı. Uzun lafı kısası AKP hükümeti İzmirli belediye başkanlarının elini kolunu bağlayarak İzmirlileri yıllarca cezalandırmış ve halkın eziyet çekmesine neden olmuştur.. Bu uygulama halen devam etmektedir.
5- Ege'de ve İzmir'de okuma-yazma oranı çok yüksektir. İzmirli okumayı sever. Haberleri can kulağıyla izler ve dinler. Kimin ne yapmak istediğini ve neyi amaçladığını anlar. Seçim ya da referandum öncesi halka yapılan tehditlere pabuç bırakmaz. Yardımların ''oy rüşveti'' olduğunu bilir ve AKP'nin bu politikasından nefret eder.
Sonuç olarak Efelere ve Eşrefpaşalılara Kasımpaşalılık sökmez kardeşim!
Siz yolunuza, biz yolumuza...